EKONOMİ
09 Şubat 2026 Pazartesi - 17:30 Tekirdağ’da glütensiz sorgum projesi hayata geçiyor Tekirdağ’da kuraklığa dayanıklı ve doğal olarak glütensiz bir tahıl olan sorgumun üretimini ve katma değerini artırmayı hedefleyen proje için imzalar atıldı. Trakya Kalkınma Ajansı’nın Tekirdağ’daki merkez binasında düzenlenen imza töreninde, projenin imzalarını Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin ile S.S. Önder Çiftçi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aykut ve Başkan Yardımcısı Gürol Bayrak attı. S.S. Önder Çiftçi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi’nin başvuru sahibi olduğu proje, Trakya Kalkınma Ajansı eliyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında hayata geçirilecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yüzde 51 oranında finanse edilen ve toplam 9 milyon 770 bin TL bütçeye sahip proje ile kuraklığa dayanıklı sorgumun, düşük gelir getiren yem hammaddesi yerine glütensiz un gibi yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Projeyle kooperatif bünyesinde gerçekleştirilen deneme üretimlerinin sözleşmeli üretim modeliyle 5 bin dönüme çıkarılması planlanıyor. Ayrıca kooperatife ait glütensiz sorgum unu markası oluşturularak ürünlerin e-ticaret platformları ve zincir marketler aracılığıyla tüketiciyle buluşturulması hedefleniyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de tanı almış çölyak hasta sayısının 2023 yılı Kasım ayı sonu itibarıyla 166 bin 614 kişi olduğu belirtilirken, glütensiz beslenmeye yönelik artan talebin projeyi daha da önemli hale getirdiği ifade edildi. Çalışmayla hem özel beslenme ihtiyacı olan bireylere yerel ve ekonomik ürünler sunulması hem de Tekirdağlı üreticilerin gelirlerinin artırılarak kırsal alanda sürdürülebilir kalkınma modelinin oluşturulması amaçlanıyor.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 17:21 MTSO Yeşil Ödülleri için başvurular başladı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), sürdürülebilir ekonomi, yeşil dönüşüm ve iklim değişikliğine uyum konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği ’I. Yeşil Ödülleri’ için başvuruları başlattı. Yarışmaya başvurular 15 Nisan 2026 tarihine kadar yapılabilecek. MTSO tarafından düzenlenen ve çevresel sürdürülebilirliği iş dünyasının merkezine taşımayı hedefleyen I. Yeşil Ödülleri, Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ile Yönetim Kurulu Üyesi Gökben Gökbulut’un katıldığı lansman toplantısıyla basın mensuplarına tanıtıldı. Kaynak verimliliğini esas alan üretim ve hizmet modellerinin teşvik edilmesi, iyi uygulamaların görünür kılınması ve sürdürülebilir ekonomi anlayışının yaygınlaştırılmasını amaçlayan yarışma; Yeşil Lider, Yeşil Yapı, Yeşil Sanayi, Yeşil Lojistik ve Taşımacılık, Yeşil Turizm ile Yeşil Tarım olmak üzere 6 kategoride düzenlenecek. Yeşil Lider kategorisine Türkiye genelinden bireysel başvurular alınırken, diğer kategorilere yalnızca Mersin’de faaliyet gösteren MTSO üyesi firmalar başvurabilecek. Bu kapsamıyla yarışma, Türkiye’de bu ölçekte ilk kez düzenlenen organizasyon olma özelliği taşıyor. 15 Nisan’a kadar yapılacak başvuruların değerlendirme süreci 15 Mayıs 2026’da tamamlanacak. Ödüller ise Haziran 2026’da düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak. Başvurular, ’www.mtsoyesildonusum.com’ adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek. Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in dış ticaret kenti olduğuna dikkat çekerek, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında firmaların karbon ayak izi ve karbon vergisine yönelik hazırlık yapmasının kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. Türkiye ihracatında Mersin’in 7’nci sırada yer aldığını belirten Çakır, "Uluslararası pazarlara entegre bir kentiz. Bu gücümüzü koruyabilmemiz için firmalarımızın yeşil dönüşüme hızla uyum sağlaması gerekiyor. Geçen yıldan bu yana bu alanda yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Yeşil Ödülleri ile bu farkındalığı daha geniş bir alana yaymayı hedefliyoruz" dedi. İklim değişikliği konusunda yıllar önce farkındalık çalışmaları başlattıklarını hatırlatan Çakır, artık önlem aşamasının geride kaldığını vurgulayarak, "Önlem alınsa bile durdurulamayan bir süreçle karşı karşıyayız. Artık dönüşüm sürecindeyiz. Asıl mesele, iklim değişikliğine nasıl uyum sağlayacağımızdır" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ve özellikle Mersin’in içinde bulunduğu Akdeniz Havzasının, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer aldığını belirten Çakır, tarım, turizm ve sanayinin bu süreçten doğrudan etkileneceğini kaydetti. Küresel rekabete de değinen Çakır, Hindistan’ın önümüzdeki dönemde dünya ticaretinde önemli bir aktör olacağına işaret ederek, "İş gücü maliyetleri ve hammadde açısından rekabet etmemiz mümkün değil. Ancak Hindistan’ın en önemli açığı yeşil ve dijital dönüşümü tamamlayamamış olmasıdır. Biz bu dönüşümü ne kadar hızlı sağlarsak, rekabette o kadar öne çıkarız" diye konuştu. Yeşil dönüşümün yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Çakır, "Bu dönüşümü sağlayamazsak Kapıkule’den tırlarımız geçemez, rekabetçi olamayız. Türkiye’nin kurtuluşu ihracattadır. İhracatı sürdürülebilir kılmanın yolu yeşil dönüşümden geçiyor" ifadelerini kullandı.
OYAK şirketlerinden Miilux OY’dan Avrupa’da stratejik satın alma
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:34 OYAK şirketlerinden Miilux OY’dan Avrupa’da stratejik satın alma OYAK şirketlerinden Miilux OY, dünyaca ünlü madencilik şirketi Metso’nun Finlandiya ve İsveç’te madencilik ekipmanları için kova, dişli ve damper üretimi yapmakta olan ve ayrıca maden sahalarında yerinde servis hizmeti sunan Häggblom şirketini satın aldı. Anlaşma; madencilik ve ağır sanayi sektörlerine yönelik damper, kepçeler ile satış sonrası ve servis hizmetlerini kapsıyor. OYAK şirketlerinden Miilux OY, Häggblom şirketini satın aldığını duyurdu. Satın alma kapsamında Finlandiya ve İsveç’teki üretim tesisleri ile yaklaşık 100 çalışan şirket bünyesine katıldı. Bu adım, şirketin Avrupa’daki üretim ve servis kapasitesini önemli ölçüde artırırken, özellikle İsveç’teki büyük madencilik şirketlerine daha yakın ve hızlı hizmet sunulmasını sağlıyor. Yapılan açıklamaya göre, zırh çeliği ve aşınmaya dayanıklı çelik üretiminde kapasite sınırına ulaşan Miilux OY Finlandiya, bu satın alma ile birlikte Häggblom’un atıl kapasitesini devreye alarak yüksek üretim ve kârlılık hedefliyor. Avantajlı maliyet koşullarıyla gerçekleştirilen işlem, şirketi kendi alanında Avrupa pazarında güçlü ve lider bir konuma taşıyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Miilux OY Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Kocayanak, "Zırh çeliği, aşınmaya dayanıklı çelik ve komponent üretiminde kapasite sınırına ulaşmış olan Finlandiya tesislerimiz, bu yatırım sayesinde Finlandiya ve İsveç’te Häggblom’un mevcut atıl kapasitesini etkin biçimde kullanma imkânı elde etti. Özellikle İsveç’teki büyük ölçekli madencilik şirketlerine daha yakın servis hizmetleri sunarak, yüksek üretim ve kârlılık seviyelerine ulaşmayı hedefliyoruz. Satın almanın, daha önce teklif edilen değerlemelerin önemli ölçüde altında gerçekleştirilmiş olması ise Miilux OY Finlandiya’ya optimum maliyet avantajı kazandırarak, şirketimizi kendi alanında pazarda güçlü ve lider bir konuma taşıdı" dedi. Bu stratejik hamleyle şirket, ürün ve hizmet portföyünü genişleterek madencilik ve ağır sanayi sektörlerinde müşterilerine daha kapsamlı ve katma değerli çözümler sunmayı, pazarda lider konumda olmayı ve gerçekleştirdiği bu yatırımla OYAK üyelerinin nemasına uzun vadeli katkı sunmayı hedefliyor.
CANiK ve SYS Grup’tan Suudi Arabistan’da gövde gösterisi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:12 CANiK ve SYS Grup’tan Suudi Arabistan’da gövde gösterisi Samsun Yurt Savunma (SYS Grup), bünyesindeki CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS ile oluşturduğu entegre savunma çözümleriyle dünyanın en önemli savunma sanayi buluşmalarından Suudi Arabistan’daki World Defense Show’da ilgi odağı oldu. SYS Grup, muharebe sahasında kendini kanıtlamış güvenlik çözümleriyle dünyanın farklı bölgelerinde değişen savunma ihtiyaçlarına güçlü çözümler sunmayı sürdürüyor. Dünyanın en hızlı büyüyen savunma sanayi pazarlarından biri olan ve 100 milyar doları aşan savunma projeleriyle dikkati çeken Suudi Arabistan, 8-12 Şubat tarihleri arasında World Defense Show (WDS) 2026’ya ev sahipliği yapıyor. Sektörün en büyük etkinliklerinden biri olan ve küresel savunma devlerini buluşturan fuarda, Türk savunma sanayinin global arenadaki güçlü temsilcilerinden SYS Grup, bünyesindeki şirketlerin kabiliyetleriyle oluşturduğu entegre savunma çözümleriyle adeta gövde gösterisinde bulundu. Grup bünyesindeki CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS iş birliği, hafif silahlardan orta kalibre toplara, deniz platformlarından kara araçlarına kadar geniş bir yelpazede uçtan uca, anahtar teslim savunma çözümleri sunuyor. Özellikle kinetik İHA karşı tedbir (C-UAS) sistemleri, meskun mahal çatışmaları ve çok maksatlı görevlerde tercih edilen VENOM LR ile donatılmış TRAKON 30 uzaktan kumandalı silah sistemi (UKSS), SYS Grup’un "birleşik ekosistem " sunduğu en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor. SYS Grup bünyesinde yer alan Birleşik Krallık merkezli AEI Systems tarafından geliştirilen ve düşük geri tepmeli yapısıyla sınıfında fark oluşturan 30x113 mm VENOM LR, fuarın en çok ilgi gören orta kalibre topu oldu. VENOM LR, FNSS tarafından üretilen Pars Alpha 8x8 platformu üzerinde, ÇAKA 30 ATO Uzaktan Komutalı Silah Sistemi (UKSS) entegrasyonu ile sergilendi. Bu çözümler, SYS Grup’un platform üreticileriyle olan yüksek uyum kabiliyetini de gözler önüne serdi. Grup şirketlerinden UNIROBOTICS tarafından geliştirilen TRAKON 30 UKSS ise orta kalibre topların yüksek ateş gücünü yapay zeka tabanlı yazılım ve hassas stabilize sistemlerle birleştirerek, fuarın teknoloji odağındaki sistemleri arasında yerini aldı. Tekerlekli/paletli zırhlı araçlardan deniz platformlarına kadar geniş bir yelpazede görev yapabilen TRAKON 30, hareket halindeki platformlarda dahi yüksek ilk atımda vuruş oranıyla öne çıkıyor. TRAKON 30, AEI Systems’in düşük geri tepmeli VENOM LR topuyla birleştiğinde, günümüzün en büyük tehdidi olan İHA ve drone sürülerine karşı maliyet etkin ve yüksek imha gücüne sahip bir çözüm sunuyor. Krallığın "onaylı tedarikçisi" Grup şirketlerinden CANiK’in Orta Doğu’daki varlığı ise yalnızca teknolojik bir arzın ötesinde, derin bir güven ilişkisine dayanıyor. Geçtiğimiz yıllarda Suudi Arabistan Kara Kuvvetleri için gerçekleştirilen 12.7x99 mm ağır makineli tüfek tedarik süreçlerinde tüm zorlu testleri başarıyla tamamlayan CANiK, Krallığın "onaylı tedarikçisi" konumuna yükselmişti. WDS 2026, bu köklü iş birliğinin yeni nesil sistemlerle bir üst seviyeye taşınması açısından kritik bir önem taşıyor. SYS Grup CEO’su Cahit Utku Aral, yaptığı değerlendirmede, "İhracat, SYS Grup ve CANiK için yalnızca bir ticari faaliyet değil, stratejik bir büyüme alanıdır. Bugün, küresel ölçekte en üst ligde yer almanın verdiği motivasyonla emin adımlarla ilerliyoruz. Orta Doğu bölgesi, hızlı değişen güvenlik dinamikleriyle birlikte muharebede kendini kanıtlamış, güvenilir ve sürdürülebilir sistemlere ihtiyaç duyuyor. Biz de bu ihtiyaca yalnızca katalog çözümleriyle değil, sahada performansı ispatlanmış sistemlerle yanıt veriyoruz. AEI Systems ile birlikte yıllık 400 adedin üzerinde orta kalibre top üretim kapasitesine ulaşmış durumdayız. Bu kapasite ve entegrasyon yetkinliğimiz sayesinde, bu segmentte dünya genelinde fark oluşturan bir konuma ulaştık. WDS 2026, bu vizyonumuzu bölgedeki stratejik ortaklarımızla paylaşmak adına en kıymetli platformdur. Fuar boyunca ürünlerimize gösterilen ilgi sonucunda da yeni iş birliklerine kapı araladık. SYS Grup olarak bugüne kadar olduğu gibi bize güvenen ihtiyaç makamlarına, kuvvetlere en iyisini sunmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.
Maximum Kart çeyrek asırlık yolculuğunu kutluyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:06 Maximum Kart çeyrek asırlık yolculuğunu kutluyor Kredi kartı markası Maximum, 25’inci yılına özel olarak hayata geçireceği ilave kampanyalarla müşterilerine farklı imkanlar sunacağını duyurdu. Türkiye İş Bankası’nın ana kredi kartı markası olarak 2001 yılında hayata geçirilen Maximum, 25 yıldır milyonlarca kart sahibinin günlük yaşamına eşlik ederek, yeme-içmeden eğitime, spordan kültür-sanata, giyimden seyahate kadar geniş bir yelpazede ayrıcalıklar sunmaya devam ettiğini duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, halihazırda 400 bini aşkın noktada taksitli alışveriş imkanı sağlayan ve pek çok kampanya yürüten kredi kartı markası, 25’inci yılına özel olarak hayata geçireceği ilave kampanyalarla da müşterilerine farklı fırsatlar sunacak. "Yalnızca finansal ödemelerde aracılık etmiyor, yol arkadaşlığı yapıyoruz" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, Bankanın ödeme sistemleri alanındaki öncü rolünü ve müşteri odaklı yaklaşımını en iyi yansıtan markalardan olan Maximum Kart’ın 25’inci yılını kutlamaktan duydukları büyük mutluluğu ifade ederek, "Maximum Kart sahibi 11,4 milyon müşterimize, günlük harcamalardan heyecanlı bir spor etkinliğine, aileyle keyifli bir yemekten konser veya tatil gibi özel anlara kadar geniş kapsamda sunduğumuz ayrıcalıklarla çeyrek asırdır yalnızca finansal ödemelerinde aracılık etmiyor, aynı zamanda yol arkadaşlığı yapıyoruz. Güçlü ve yaygın iş ortaklıklarıyla kullanıcıların ihtiyaç duyduğu her an yanlarında hissettikleri bir değerler ekosistemi olan Maximum’u sürekli geliştirerek müşterilerimizin hayatına değer katmak için çalışıyoruz. Bu özel yıla yakışacak çeşitli sürpriz kampanyalar ile 25. yaşımızı müşterilerimiz ile birlikte kutlamak için sabırsızlanıyoruz" diye konuştu.
Otomotiv yan sanayinde rekabetin dili değişiyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:05 Otomotiv yan sanayinde rekabetin dili değişiyor Otomotiv yan sanayinde firmalar, küresel pazarda kalıcı olabilmek için teknoloji, verimlilik ve inovasyon odaklı üretim modellerini güçlendiriyor. Otomotiv yan sanayinde rekabetin yönü değişirken, firmalar artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; birikmiş tecrübeyi teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilirlik odağıyla birleştirme kabiliyetiyle öne çıkıyor. Özellikle çevreye duyarlı üretim süreçleri, verimlilik, enerji tasarrufu ve ölçülebilir sürdürülebilirlik hedefleri, sektörün yeni standartları arasında yer alıyor. Bu dönüşüm, otomotiv sektörünün tedarik zincirinde daha net hissediliyor. Ürün kalitesi kadar süreç yönetimi, kaynak verimliliği, çevresel etkilerin kaynağında azaltılması ve sürekli iyileştirme yaklaşımı hem iç pazarda hem de ihracatta firmaların tercih edilmesinde belirleyici rol oynuyor. 1980 yılında Bursa’da kurulan ve bugün 60’tan fazla ülkeye ihracat yapan ÜÇEL Kauçuk da bu yaklaşımı uzun yıllardır üretim kültürünün merkezinde konumlandıran firmalar arasında yer alıyor. ÜÇEL Kauçuk Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Hüseyin Oruç, şirketin 1980’den bu yana biriken tecrübesini teknoloji ve sürdürülebilirlik odağıyla birleştirdiklerini, hedeflerinin küresel pazarda güvenilir ve uzun ömürlü ürünlerle kalıcı büyüme sağlamak olduğunu ifade etti. Hüseyin Oruç, şirketin vizyonunda dünya genelinde ürünlerinin kullanılmadığı ulaşım aracı bırakmamak hedefinin yer aldığını ifade etti. Oruç, bu hedefi yüksek teknoloji ve inovasyon odaklı üretim süreçleriyle desteklediklerini; yalnızca mevcut ihtiyaçlara değil, gelecekteki taleplere göre de üretim kabiliyetini geliştirmeye odaklandıklarını kaydetti. Üçel Kauçuk’un sürdürülebilirlik yaklaşımında çevreye duyarlı üretim süreçleri, enerji tasarrufu, su verimliliği, atıkların azaltılması ve çalışan farkındalığını güçlendiren eğitimler öne çıkarken, Hüseyin Oruç, bu başlıkların şirketin üretim kültürünün ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirtti. Oruç, AR-GE çalışmalarını da hem ürün hem süreç inovasyonunu besleyen stratejik bir yatırım alanı olarak konumlandırdıklarını kaydetti.
A101, Ramazan ayında kurumlara ‘Hediye Kartı’ seçeneği sunuyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:59 A101, Ramazan ayında kurumlara ‘Hediye Kartı’ seçeneği sunuyor Ramazan ayı yaklaşırken A101, Ramazan ayında kurumlara ‘A101 Hediye Kartı’nı seçenek olarak sundu. Kartın, kurumlar için pratik, esnek ve vergi avantajı sağlayan bir yan hak çözümü olduğu belirtildi. Ramazan ayına sayılı günler kala A101, Ramazan ayında kurumlara Hediye Kartı seçeneği sunduğunu duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, şirketler için esnek ve yönetilebilir bir yan hak uygulaması olan ‘A101 Hediye Kartı’, çalışanlara bakiyelerini kendi ihtiyaçları doğrultusunda kullanma imkanı tanıyor. Ramazan döneminde kısa sürede hayata geçirilebilmesi ve farklı beklentilere uyum sağlayan yapısıyla pratik bir çözüm niteliği taşıyor. 2027’nin sonuna kadar geçerli olması ve parçalı kullanım özelliği sayesinde kartı bakiyesi tek seferde kullanılmak zorunda kalmadan farklı zamanlarda ve alışverişlerde değerlendirilebiliyor. Bu özellik, Ramazan ayında çalışanlara esnek ve planlanabilir bir kullanım deneyimi sağlıyor. Koli hazırlama ve dağıtım süreçlerini ortadan kaldıran ‘Hediye Kartı’, kurumlar açısından yan hak yönetimini sadeleştirirken; Türkiye genelindeki 13 bin 500’ü aşkın mağaza ağıyla Ramazan döneminde erişilebilir bir destek modeli olarak konumlanıyor. Açıklamaya göre, farklı ölçeklerdeki kurum ve kuruluşlara yönelik yüksek adetli alım olanağı bulunan ‘Hediye Kartı’, Ramazan dönemine özel çalışan destek programlarının hızlı ve kolay biçimde kurgulanmasına olanak veriyor. Hediye Kartı temini ve başvuru sürecine ilişkin detaylı bilginin web adresinde olduğu belirtildi.
Ticaret Bakanlığı: "Kanatlı eti ihracatının durdurulmasına yönelik tedbirler bugün hayata geçirildi"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:52 Ticaret Bakanlığı: "Kanatlı eti ihracatının durdurulmasına yönelik tedbirler bugün hayata geçirildi" Ticaret Bakanlığı, kanatlı eti piyasasındaki fiyat gelişmelerinin izlendiğini ve piyasadaki arz-talep dengesini destekleyici bir adım olarak kanatlı eti ihracatının durdurulduğunu açıkladı. Tavuk sektöründe Ramazan ayı öncesinde fiyatların yüzde 15 artırılması üzerine Ticaret Bakanlığı, haksız fiyat uygulamalarının önüne geçilmesi adına tavuk ihracatına yönelik önlem almıştı. Bu çerçevede Bakanlık tarafından tavuk ihracatı durulmuştu. "Kanatlı eti ihracatının durdurulmasına yönelik tedbirler bugün itibarıyla hayata geçirilmiştir" Bakanlık tarafından konu üzerine yapılan açıklamada, bölgesel gelişmelerin gıda piyasaları üzerindeki etkileri ile birlikte, iç talepte gözlemlenen artış ve dönemsel tüketim eğilimlerindeki değişimler, bazı ürün gruplarında fiyat hareketlerinin hızlanmasına neden olabileceği belirtildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Kanatlı eti piyasasında oluşan fiyat gelişmeleri yakından izlenmiş; fiyat oluşumlarının olağan piyasa şartları çerçevesinde seyredip seyretmediği titizlikle değerlendirilmiştir. Bu çerçevede, piyasadaki arz-talep dengesini destekleyici bir adım olarak, kanatlı eti ihracatının durdurulmasına yönelik tedbirler bugün itibarıyla hayata geçirilmiştir. Tüketicilerimizi mağdur edebilecek ve fahiş fiyat istismarı yoluyla piyasa işleyişini bozabilecek nitelikteki her türlü uygulama ve spekülatif fiyatlama davranışı, Ticaret Bakanlığımız tarafından yakından takip edilmekte; gerekli denetim ve yaptırım süreçleri kararlılıkla yürütülmektedir." "Makul fiyatlarla ulaşmasının sağlanması için gereken adımları atmaya devam edeceğiz" Ticaret Bakanlığı tarafından, gıda arz güvenliği kapsamında temel gıda ürünlerinde, bilhassa halkın sofrasına doğrudan dokunan ürünlerdeki gelişmelerin de hassasiyetle izlendiği ifade edilen açıklamada, "Başta perakende ve toptan ticaret kuruluşları denetim birimlerimizce yoğun bir şekilde denetlenmekte, denetim sonuçları kamuoyumuzla şeffaf bir şekilde paylaşılmaktadır. Ticaret Bakanlığı olarak, vatandaşlarımızın gıda ürünlerine makul fiyatlarla ulaşmasının sağlanması için gereken adımları atmaya devam edeceğiz" denildi.
Kamu çalışanları ve emeklilerin sorunları gündeme taşıdı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:49 Kamu çalışanları ve emeklilerin sorunları gündeme taşıdı Denizli’de sendika üyeleriyle buluşan Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) heyeti, kamu çalışanları ve emeklilere yapılan zamların enflasyonun altında kaldığını belirterek en düşük maaşların insanca yaşam seviyesine çıkarılması çağrısında bulundu. Denizli’de Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) ve Anadolu Eğitim Sendikası (AES) Genel Başkan Yardımcısı Musa Çınartaş’ın katılımıyla konfederasyona bağlı sendikaların üyeleriyle buluşma programı gerçekleştirildi. Basın mensuplarının da katıldığı toplantıda kamu çalışanları ve emeklilerin ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Programda konuşan sendika temsilcileri, kamu çalışanları ve emeklilere verilen ücret artışlarının istisnasız şekilde enflasyonun altında kaldığını ifade etti. En düşük emekli maaşının insanca yaşam şartlarını sağlayacak seviyeye yükseltilmesi gerektiği vurgulanırken, en düşük kamu çalışanı maaşının ise yoksulluk sınırının üzerinde olması gerektiği belirtildi. Toplantıda ayrıca kira yardımının henüz hayata geçirilmemesinin kamu çalışanlarını mağdur ettiği dile getirildi. Gelir vergisi uygulaması nedeniyle çalışanların kazançlarının önemli kısmını vergiye verdiği belirtilerek, vergi dilimlerinin yeniden düzenlenmesi ve kamu çalışanları için gelir vergisinin yüzde 10 seviyesinde sabitlenmesi gerektiği ifade edildi.
Zonguldak’ta tezgahta hamsinin yerini istavrit ve mezgit alacak
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:29 Zonguldak’ta tezgahta hamsinin yerini istavrit ve mezgit alacak Zonguldak’ta balık sezonunun sonuna yaklaşılırken tezgahlardaki hamsi yerini yavaş yavaş diğer balık çeşitlerine bırakıyor. Balıkçı esnafı Batuhan Ertürk, hamsinin bir hafta daha tezgahlarda kalabileceğini belirterek, vatandaşların istavrit ve mezgite yöneldiğini söyledi. Zonguldak Balık Hali’nde tezgahlardaki çeşitlilik devam ediyor. Sezon sonu olması nedeniyle hamsi miktarında azalma görülürken, iri mezgit ve istavrit tezgahlarda yerini koruyor. Balıkçı esnafı, sezonun genel seyrini ve yaklaşan Ramazan ayı öncesi durumu değerlendirdi. "Hamsi azaldı ama lezzeti yerinde" Tezgahlardaki son durumu aktaran balıkçı esnafı Batuhan Ertürk, hamsinin miktar olarak azalsa da kalitesinin iyi olduğunu belirtti. Ertürk, "Bu aralar hamsi biraz azaldı ancak lezzeti gayet güzel. Tezgahlarda bol olarak istavrit ve iri mezgit bulunuyor. Arada çinekop da geliyor. Sezon sonu olduğu için balık miktarında doğal bir azalma söz konusu" dedi. "Sezon bu şekilde tamamlanır" Fiyatların sezon sonu şartlarına göre şekillendiğini ifade eden Ertürk, "Balıklarımız taze ve güzel. Sezon büyük ihtimalle bu şekilde kapanır. Önümüz Ramazan ayı, bu dönemde piyasada biraz daha sakinlik olabilir. Hamsi tezgahta bir hafta daha ya kalır ya kalmaz. Sonrasında vatandaşlarımız istavrit ve mezgit tüketmeye devam edebilir" diye konuştu.
Batman Üniversitesi ve Tüpraş iş birliğiyle Temel Rafinericilik Staj Programı’nın ikincisi başlıyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:10 Batman Üniversitesi ve Tüpraş iş birliğiyle Temel Rafinericilik Staj Programı’nın ikincisi başlıyor Batman Üniversitesi ve Tüpraş iş birliğiyle gerçekleştirilen Temel Rafinericilik Staj Programı’nın ikinci dönemi için başvurular açıldı. Program kapsamında staja kabul edilen Meslek Yüksekokulu öğrencileri, rafinericilik alanında teorik ve uygulamalı eğitimler alarak Tüpraş Temel Rafinericilik Sertifikası sahibi olma fırsatı yakalayacak. Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından Tüpraş, rafinelerinin bulunduğu illerde öğrencilere saha deneyimi ve teknik gelişim fırsatı sağlayarak yerel ekonomiye ve yetenek gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor. Batman Üniversitesi ile Tüpraş geçtiğimiz yıl başlattıkları Temel Rafinericilik Staj Programı iş birliğini bu yıl da sürdürmek üzere bir protokol imza töreni düzenledi. 3 Şubat 2026 tarihindeki imza töreni Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İdris Demir ve Tüpraş Batman Rafinerisi Müdürü Ahmet Cemil Karaoğuz’un katılımlarıyla gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlenen ve öğrencilerden yoğun ilgi gören program, bu yıl da rafinericilik alanında teorik bilgi ile saha deneyimini bir arada sunarak; öğrencilerin sektöre dair farkındalığını artırmayı ve yerel kalkınmaya nitelikli insan kaynağıyla katkı sağlamayı amaçlıyor. Programa Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu’nun, Rafineri ve Petrokimya Teknolojisi, Elektrik, Elektrik Haberleşme Teknolojisi ve Makine Bölümü öğrencileri başvurabilecek. Batman Rafinerisi’nde yürütülecek program kapsamında öğrenciler; temel rafinericilik eğitimleri, birimlerde iş başı uygulamaları ve teknik kariyer gelişim modüllerinden oluşan bir sürece katılacak. Programı başarıyla tamamlayan öğrenciler Tüpraş Temel Rafinericilik Sertifikası almaya hak kazanacak. Başvurular 27 Şubat 2026 tarihine kadar devam edecek. Başvuru sürecinde Tüpraş tarafından Batman Üniversitesi’nde öğrencilere yönelik bir tanıtım semineri de düzenlenecek. Seminerde programın içeriği ve süreçlerine ilişkin detaylı bilgilendirme yapılacak. Prof. Dr. Demir: "Üniversite-sanayi iş birliklerini sürdürülebilir kılmak temel hedefimiz" Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İdris Demir, iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Bu yıl ikincisini hayata geçirdiğimiz iş birliği ile öğrencilerimiz Türkiye’nin lider sanayi şirketinde deneyim kazanarak teorik bilgilerini pratiğe dönüştürme fırsatı buluyor. Program, öğrencilerimize mesleki yetkinlik gelişimini ve mezuniyet sonrası istihdam şansını önemli ölçüde artırıyor. Üniversite-sanayi iş birliklerini sürdürülebilir kılmak, öğrencilerimizi nitelikli bireyler olarak geleceğe hazırlamak temel hedefimizdir. Bu vesile ile başta Tüpraş Batman Rafineri Müdürü Ahmet Cemil Karaoğuz olmak üzere Tüpraş yöneticilerine, çalışanlarına ve öğrencilerimize verdikleri katkılar için teşekkür ediyorum." Karaoğuz: "İş birliğimizle hem gençlere hem bölgemize kalıcı değer sağlamayı sürdürüyoruz" Tüpraş Batman Rafineri Müdürü Ahmet Cemil Karaoğuz ise programın sağladığı katkıya dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "Batman’da hayata geçirdiğimiz toplumsal projelerle bölgeye değer katmayı sürdürüyoruz. Bu projelerimizden biri olan Temel Rafinericilik Staj Programı’nı, Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İdris Demir ve değerli akademisyenlerimizin süreçteki kıymetli destekleriyle bu yıl ikinci kez hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Bu program ile gençlerimiz, edindikleri teorik bilgileri rafinerimizin üretim, bakım ve kalite birimlerinde; laboratuvar, elektrik, enstrüman, kaynak ve mekanik atölyelerinde deneyimli ekiplerimizin yanında pratiğe dönüştürme imkânı elde ediyor. Aynı zamanda, ihtiyaç duyduğumuz yetkinliklere sahip genç yetenekleri yetiştirme ve onları daha yakından değerlendirme fırsatımız oluyor. Bu sene de iş birliğimizin hem öğrencilere hem de bölgemize kalıcı katkı sunmaya devam edeceğine inanıyoruz." Tüpraş, Batman Üniversitesi iş birliği ile yürüttüğü bu modeli, eş zamanlı olarak Kırıkkale’de de gerçekleştiriyor. Şirket, programı ilerleyen yıllarda devam ettirmeyi ve daha çok genci enerji sektörüne hazırlamayı hedefliyor.
Hepsiburada’dan Sevgililer Günü araştırması
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:30 Hepsiburada’dan Sevgililer Günü araştırması Hepsiburada, FutureBright iş birliğiyle Sevgililer Günü araştırmasını duyurdu. Araştırmaya göre tüketiciler artık sadece bir nesne değil, kendilerini özel hissettirecek ve iyi düşünülmüş hediyeleri tercih ediyor. Hepsiburada’nın FutureBright iş birliğiyle Ocak sonunda gerçekleştirdiği araştırma, Sevgililer Günü alışveriş alışkanlıklarını ortaya koydu. Sonuçlara göre tüketiciler artık sadece bir nesne değil, kendilerini özel hissettirecek ve iyi düşünülmüş hediyeleri tercih ediyor. Moda kategorisi liderliğini korurken, her 10 kişiden 8’i doğru hediyeyi bulmak için rehber içeriklerden destek alıyor. Alışveriş planlı ilerliyor Araştırma, tüketicilerin Sevgililer Günü alışverişini son dakikaya bırakmadığını gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si hediyesine şimdiden karar vermiş durumda. Alışveriş trafiğinin en yoğun olduğu dönem ise Şubat ayının ilk haftası olarak öne çıkıyor. Hediye bütçelerinde ise bu yıl ortalama 5 bin 170 TL seviyesi gözlemleniyor. Erkek katılımcılarda bu rakamın 6 bin 350 TL’ye kadar yükseldiği görülse de alıcılar için asıl kriter fiyat değil; hediyenin ne kadar "düşünülmüş" olduğu. Karar verme sürecinde "rehber" ihtiyacı Seçeneklerin çokluğu, tüketicileri daha fazla araştırmaya itiyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu alışveriş öncesi mutlaka araştırma yaparken, her iki kişiden biri e-ticaret platformlarının sunduğu yönlendirmeleri takip ediyor. Özellikle hediye rehberleri, "karar yorgunluğu" yaşayan kullanıcılar için can kurtarıcı bir rol üstleniyor. Öyle ki; tüketicilerin yüzde 80’i bu rehberleri faydalı bulduğunu belirtiyor. Favori kategoriler: Moda, takı-aksesuar, parfüm ve teknoloji Araştırmaya göre moda, bu yıl da hediye seçiminde açık ara en güçlü kategori olarak zirvedeki yerini koruyor. Her iki katılımcıdan birinin ilk tercihi olan modayı, takı-aksesuar ve parfüm seçenekleri yakından izliyor. Modaya yönelenlerin öncelikli tercihi giyim olurken; ayakkabı ve çanta da popülerliğini sürdürüyor. Takı tarafında altın, pırlanta gibi değerli mücevherler ile saatler en çok ilgi gören ürünler arasında yer alıyor. Elektronik aksesuarlar ise yüzde 20’lik bir kitle tarafından belirtiliyor, bu grupta özellikle akıllı saatlerin tercih edilmesi dikkat çekiyor. Teknolojiden modaya, aksesuardan kozmetiğe ve ev dekorasyonuna kadar uzanan zengin koleksiyonda, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde sevdiklerini özel hissettirmek isteyenler için pek çok alternatif sunuluyor. Teknoloji tutkunları için son model cep telefonları, akıllı saatler ve kulaklıklar ön plana çıkarılırken; stil sahibi olanlar için trend montlar, şık çantalar ve her tarza hitap eden ayakkabılar bir araya getiriliyor. Bakımına özen gösterenler için popüler kozmetik setlerinden evine renk katmak isteyenler için şık dekoratif objelere kadar her bütçeye uygun binlerce seçenek platformda kullanıcıları bekliyor.
ETSO’nun Güney Afrika temasları başladı: İnşaat ve yapı sektörü Johannesburg’da
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:19 ETSO’nun Güney Afrika temasları başladı: İnşaat ve yapı sektörü Johannesburg’da Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) tarafından organize edilen ve Ticaret Bakanlığı destekleriyle hayata geçirilen "Sektörel Ticaret Heyeti" programlarının ikincisi Güney Afrika’da start aldı. 8-13 Şubat 2026 tarihleri arasında Johannesburg’da bulunacak olan heyet, şehrin ve bölgenin inşaat altyapısını yerinde inceleyerek Erzurum’un bu alandaki üretim gücünü Afrika pazarına sunmayı hedefliyor. ETSO Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz’ın heyet başkanlığını yürüttüğü ve Genel Sekreter Osman Ömeroğlu’nun da yer aldığı organizasyona, Erzurum’dan 15 üye firma katılım sağladı. Yapı kimyasalları, konut inşaatı ve inşaat malzemeleri alanlarında faaliyet gösteren firmalar, Johannesburg’da ticaretin kapılarını aralıyor. Başkan Özakalın: "Hedefimiz Kalıcı İş Birlikleri" Güney Afrika temaslarına ilişkin değerlendirmede bulunan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, inşaat sektörünün bölge ekonomisindeki önemine vurgu yaptı. Özakalın şunları kaydetti: "Güney Kore’deki teknoloji odaklı temaslarımızın ardından, şimdi de lokomotif sektörümüz olan inşaat ile sahadayız. Güney Afrika, gelişmekte olan altyapısı ve konut ihtiyacıyla firmalarımız için ciddi fırsatlar barındırıyor. Meclis Başkanımız Gökhan Yılmaz liderliğindeki heyetimizin, yapı kimyasallarından konut projelerine kadar geniş bir yelpazede kuracağı temasların, şehrimiz ihracatına somut katkılar sunmasını hedefliyoruz." Johannesburg’da Kritik Ziyaretler ve B2B Görüşmeleri ETSO heyeti, 8-13 Şubat tarihleri arasında yoğun bir takvim izleyecek Program kapsamında ticari diplomasinin güçlendirilmesi adına şu stratejik ziyaretler ve etkinlikler planlandı. Johannesburg Ticaret Odası Ziyareti: İki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması ve mevzuat konularında bilgi alışverişi sağlanması amacıyla Johannesburg Ticaret Odası ziyaret edilecek. İnşaat Firmaları Derneği Temasları: Güney Afrika’daki yerel müteahhitler ve sektör temsilcileriyle bir araya gelinerek, "İnşaat Firmaları Derneği" nezdinde iş birliği fırsatları masaya yatırılacak. B2B İş Görüşmeleri: Türk inşaat ve yapı malzemeleri firmaları, Güney Afrikalı muhataplarıyla ikili iş görüşmeleri (B2B) yaparak ticari anlaşmaların zeminini oluşturacak. Heyet, 13 Şubat’ta tamamlanacak temasların ardından yurda dönecek.