KÜLTÜR SANAT
Atatürk’ün Söke’ye Gelişinin 102. Yılı törenle kutlandı 09 Şubat 2026 Pazartesi - 17:47:38 Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Söke’yi ziyaretinin 102’inci yıl dönümü, düzenlenen törenle kutlandı. Kutlamalar, Atatürk’ün 9 Şubat 1924 tarihinde ilçeye gelişinde karşılandığı Söke-Kuşadası yolu üzerinde gerçekleştirilen sembolik karşılama programıyla başladı. Granta mevkiinden başlayan yürüyüş, Söke girişinde yer alan Abalaki Mevkii’ndeki Cafer Efe Heykeli’ne kadar devam etti. Yürüyüş grubunu burada; Söke Kaymakam Vekili ve Germencik Kaymakamı Sultan Doğru, Söke Garnizon Komutanı Topçu Albay Ozan Yılmaz, Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan ve protokol üyeleri karşıladı. Halk oyunları gösterisinin ardından yürüyüş grubunun taşıdığı Türk Bayrağı, Kaymakam Vekili Sultan Doğru’ya teslim edildi. Daha sonra katılımcılar kortej eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na geçti. Tören, Atatürk Anıtı’na Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı ve Söke Belediyesi çelenklerinin sunulmasıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Söke Cafer Efe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Özge Kahraman şiir okudu. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan yaptı. Başkan Arıkan konuşmasında, Atatürk’ün Söke’ye gelişinin tarihi önemine dikkat çekerek, İzmir’de yayımlanan dönemin Ahenk Gazetesi yazarı Rıfat (Korkud)’un Mustafa Kemal Paşa’nın Söke’ye girişini anlattığı satırlardan bahsetti. Arıkan, 9 Şubat’ın Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün halkla buluştuğu, Söke’nin geleceğine umutla baktığı anlamlı bir gün olduğunu vurgulayarak; "Atatürk, yurt gezileriyle milletin nabzını tutan, Anadolu’nun her köşesini önemseyen büyük bir liderdi. Söke’ye gelişi de bunun en somut göstergelerinden biridir. O gün Söke sokaklarında yankılanan coşku, bugün hâlâ kalplerimizde yaşamaktadır. Atatürk’ün Söke’ye verdiği değer; üretime, eğitime, çağdaşlaşmaya ve millet iradesine olan inancının bir yansımasıdır. Bizlere düşen görev ise onun emanet ettiği Cumhuriyet’i aklın ve bilimin ışığında daha ileri taşımaktır" dedi. Söke’de yapılan her hizmette Atatürk’ün izlerini rehber aldıklarını belirten Arıkan, çağdaş ve yaşanabilir bir Söke hedefiyle çalıştıklarını ifade etti. Başkan Arıkan, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını, aziz şehitleri ve gazileri rahmet, minnet ve saygıyla andı. Programda öğrenci Çağlasu Mina Köse’nin şiir okumasının ardından, Mavi Sanat Spor Kulübü ile Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü bünyesindeki Aydın Yöresi Halk Oyunları ekibi gösteri sundu. Tören, halk oyunları gösterisinin ardından sona erdi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 17:00 Muş Piramidi kış manzarasıyla mest etti ’Muş Piramidi’ olarak bilinen Mercimek Kale Höyüğü, etkili olan kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplanarak eşsiz görüntüler sundu. Muş’ta son günlerde etkisini artıran kar yağışı, kentin tarihi ve doğal güzelliklerini de beyaza bürüdü. "Muş Piramidi" olarak anılan ve tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığı bilinen Mercimek Kale Höyüğü, karla kaplanan siluetiyle dikkat çekti. Murat Nehri kenarında bulunan ve yapısıyla uzaktan bakıldığında piramidi andıran höyük, kar yağışının ardından adeta kartpostallık görüntüler oluşturdu. Beyaz örtüyle kaplanan tarihi alan, hem doğa hem de tarih tutkunlarının ilgisini çekti. Efsaneleriyle de bilinen Mercimek Kale Höyüğü, dört mevsim ayrı bir güzellik sunarken, kış aylarında oluşan manzarasıyla görsel bir şölen yaşattı. Kentin önemli tarihi değerlerinden biri olan Mercimek Kale Höyüğü, kar yağışıyla birlikte bir kez daha Muş’un doğal ve kültürel zenginliğini gözler önüne serdi. Kışın beyaza bürünen "Muş Piramidi", hem tarihi mirası hem de büyüleyici manzarasıyla ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. MAUN Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Öğretim Üyesi Jeomorfolog Dr. İskender Dölek, Muş’ta yer alan önemli doğal oluşumlardan birinin Mercimek Kale olduğunu belirterek, "Muş’ta yer alan doğal oluşumlardan biri de Mercimek Kale’dir. Sergen riyolitleri olarak ifade edilen volkanik bir yapıya sahip olan bu alan, dom (kubbe) yapısı şeklinde tanımlanmaktadır. Söz konusu yapılar, yer kabuğunun zayıf ve dirençsiz noktalarından magmanın yüzeye sokulup soğuması sonucu meydana gelmektedir. Jeosit özelliği taşımasının yanı sıra kültürel açıdan da Muş için önemli simge yapılardan biri konumundadır" dedi. Mercimek Kale’nin doğal görünümüyle turizm açısından önemli bir çekicilik oluşturduğunu ifade eden Dr. Dölek, alanın Muş ilinin simge yapılarından biri olarak kabul edildiğini belirterek, "1750’li yıllara kadar özellikle üzerinde bir kulenin varlığından söz edilmekte olup, bu yapının bölgenin güvenliği açısından büyük önem taşıdığı bilinmektedir. Murat Nehri’nin hemen kenarında yer alan Mercimek Kale, doğal görünümüyle turizm açısından bölge için önemli bir çekicilik oluşturmakta ve Muş ilinin simge yapılarından biri olarak kabul edilmektedir. Muhtemelen oluşum özelliğine bağlı olarak bölgede birçok kültürel efsane ve hikâyeye de konu olmuştur" şeklinde konuştu. Üzerinde 1756 yılına kadar ayakta kaldığı belirtilen ve koruma amacıyla kullanıldığı düşünülen kale ya da kuleye ait kalıntıların izlerine günümüzde de rastlanabildiğini ifade eden Dölek, Mercimek Kale gibi il sınırları içerisindeki diğer doğal ve kültürel varlıkların envanter çalışmalarının yapılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Üzerinde 1756 yılına kadar ayakta kaldığı belirtilen ve bölgede koruma görevi gördüğü düşünülen kale ya da kuleye ait kalıntıların izlerine bugün de rastlanabilmektedir. Mercimek Kale gibi il sınırları içerisinde yer alan diğer doğal ve kültürel varlıkların envanterlerinin çıkarılması, bu alanların jeorotalar ya da kültür rotaları kapsamında bilimsel bir yaklaşımla turizme kazandırılması büyük önem taşımaktadır. Zira bu alanlar yalnızca kültürel değil, yer bilimleri açısından da önemli bir değere sahiptir. Bu değerlerin entegre edilmesiyle oluşturulacak jeorotalar ve kültür rotaları, il ve bölge turizmine önemli katkılar sunabilecektir" ifadelerini kullandı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 16:37 Kahramanmaraş’ın kurtuluş direnişi okullara taşındı Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinin Kahramanmaraş’ın kurtuluş mücadelesini sanatla gençlere aktarmak için hayata geçirdiği "Çatkapı" adlı tiyatro gösterisi, şehrin çeşitli noktalarında gençler için sahnelendi. Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 106. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve büyük beğeni toplayan "Çatkapı" adlı tiyatro gösterisi, şehrin dört bir yanında öğrencilerle buluşarak Millî Mücadele ruhunu yeniden canlandırdı. Büyükşehir Belediyesinin kültür ve sanat etkinlikleri çerçevesinde Sahne Maraş tiyatro ekibi tarafından sahnelenen oyun, şehrin farklı ilçelerindeki okullarda çocuklar ve gençler için özel olarak sergilendi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği tiyatro gösterisi alkışlarla karşılandı. "Çatkapı" tiyatro oyunu, Kahramanmaraş’ın kurtuluş mücadelesinde önemli rol üstlenen kahraman isimlerin hikâyelerini sahneye taşıdı. Sütçü İmam’ın işgale karşı ilk kurşunu sıktığı anlar, Rıdvan Hoca’nın halkı direnişe çağıran konuşmaları, Arslanbey’in öncülüğündeki mücadele ve Abdal Halil Ağa’nın fedakârlıkları duygu dolu sahnelerle öğrencilere aktarıldı. Tarihi olayların çocukların anlayabileceği bir dille anlatıldığı oyun hem eğitici hem de etkileyici yapısıyla dikkat çekti. Gösteri boyunca öğrenciler, Kahramanmaraş halkının yokluklar içinde verdiği destansı direnişi büyük bir ilgiyle izledi. Zaman zaman duygusal anların yaşandığı sınıflarda, genç izleyiciler kahramanlık hikâyeleriyle gururlandı. Kahramanmaraş’ın bağımsızlık mücadelesini sahne sanatlarıyla geleceğe taşıyan gösteri hem öğrenciler hem de öğretmenler tarafından takdirle karşılanırken, şehrin kurtuluş ruhunu bir kez daha canlı tuttu.
Muğla’nın tarihi değerleri aslına uygun olarak korunacak
09 Şubat 2026 Pazartesi - 15:08 Muğla’nın tarihi değerleri aslına uygun olarak korunacak Muğla Büyükşehir Belediyesi, il genelinde yürüttüğü restorasyon ve koruma çalışmalarıyla kentin tarihi ve kültürel mirasını geleceğe taşıyor. Büyükşehir Belediyesi, bu kapsamda Menteşe ilçesinde bulunan Azize Meryem Kilisesini aslına uygun şekilde restore ediyor. Bir yıl içinde tamamlanması planlanan restorasyon çalışmalarının ardından yapının bir bölümünün kültürel etkinlik merkezi olarak hizmete açılarak Muğla halkının kullanımına sunulacak. Restorasyon çalışmaları yalnızca Azize Meryem Kilisesi ile sınırlı kalmıyor. Muğla genelinde bulunan 49 adet tescilli su sarnıcının korunarak gelecek nesillere aktarılması amacıyla restorasyon projelerini hazırlayan Büyükşehir, Menteşe ilçesinde yer alan Şaraphane Binası ile Fethiye Kayaköy’de bulunan tescilli sivil mimari örneği taş evin restorasyon çalışmalarına da mart ayı içerisinde eş zamanlı olarak başlamayı planlıyor. Yürütülecek restorasyon çalışmalarıyla, tarihi yapıların özgün mimari dokularının korunarak yeniden işlevlendirilmesi ve kültürel mirasın kent yaşamına kazandırılması hedefleniyor. Arkeolojik Kazılara da Destek Veriliyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalarını restorasyon faaliyetlerinin yanı sıra arkeolojik kazılara verdiği desteklerle sürdürüyor. Bu kapsamda Muğla Büyükşehir Belediyesi ile Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arasında, il genelindeki bilimsel arkeolojik kazı çalışmalarının desteklenmesine yönelik ‘Ortak Hizmet Protokolü’ imzalandı. Protokolle; kazı ekiplerinin altyapı ve lojistik ihtiyaçlarının karşılanması, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve elde edilen bilimsel verilerin kamuoyuyla paylaşılması hedefleniyor. Başkan Aras: Değerlerimizi gelecek kuşaklara aktarmak en temel sorumluluklarımızdan biri" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla’nın tarihi ve kültürel mirasının korunmasının ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: "Tarihi ve kültürel değerlerimize sahip çıkmamız gerekiyor. Hem Anadolu coğrafyası hem de Muğla’mız bu anlamda son derece şanslı bir mirasa sahip. Kadim uygarlıklara ev sahipliği yapan bu topraklarda yer alan tarihi değerleri korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak en temel sorumluluklarımızdan biri. Büyükşehir Belediyesi olarak restorasyon çalışmalarımızla tarihi yapılarımızı aslına uygun şekilde ayağa kaldırırken, aynı zamanda bilimsel arkeolojik kazılara verdiğimiz desteklerle geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarmaya devam ediyoruz. Kültürel mirasımızı korumak için ilgili tüm kurumlarla iş birliği içinde çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz"
Şair Ahmet Erhan, doğum gününde Nilüfer’de özel bir sergiyle anıldı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:16 Şair Ahmet Erhan, doğum gününde Nilüfer’de özel bir sergiyle anıldı Nilüfer Belediyesi, Türk şiirinin "Akdenizli" sesi Ahmet Erhan’ı, doğum gününde Edebiyat Müzesi’nde düzenlenen anlamlı bir buluşmayla andı. Şairin yaşamından izler taşıyan ve küratörlüğünü şair, yazar ve editör C. Hakkı Zariç’in üstlendiği "Kenar Mahallede Bir Ahmet Erhan" sergisi 30 Eylül’e kadar ziyarete açık kalacak. Nilüfer Belediyesi Edebiyat Müzesi, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ahmet Erhan’ı, 68’inci doğum gününde sevenleriyle buluşturdu. Şair, yazar ve editör C. Hakkı Zariç’in katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, hem Erhan’ın şiir dünyası konuşuldu hem de kişisel eşyaları ve eserlerinden oluşan serginin kapıları açıldı. Bursa’da yaşayan yazar, şair ve edebiyatseverlerin ilgi gösterdiği serginin açılışında C. Hakkı Zariç de bir söyleşi gerçekleştirdi. Zariç, Ahmet Erhan’ın Ankara ile özdeşleşmiş bir şair olarak bilinmesine rağmen, köken ve kimlik olarak aslında tam bir Akdenizli olduğunu vurguladı. Erhan’ın şiirlerindeki Akdeniz lirizmine dikkat çeken Zariç, şairin "Alacakaranlıktaki Ülke" kitabıyla başlayan ve 12 Eylül döneminin zorlu şartlarında filizlenen edebiyat serüvenini katılımcılarla paylaştı. Söyleşide Ahmet Erhan’ın az bilinen yönleri de ele alındı. Zariç, Erhan’ın sinemaya olan ilgisinden ve yakın dostu İbrahim Karaoğlu ile birlikte Sivas Katliamı’nda yitirilen karikatürist Asaf Koçak ile kurguladıkları, ancak metne dökülmeden doğaçlama çekilen "Büyük Simbad" filminin hikayesinden bahsetti. Ahmet Erhan’ın Behçey Aysan, Metin Altıok ve Ahmet Say gibi isimlerle olan dostluklarına da değinen Zariç, şairin yalnızlığı bir yaşam biçimi olarak benimsediğini ve "Nereye gidersem yalnızlığım başkenti orasıdır" anlayışıyla yaşadığını ifade etti. Açılışı yapılan "Kenar Mahallede Bir Ahmet Erhan" sergisi, şairin dünyasına görsel bir yolculuk sunuyor. Küratörlüğünü C. Hakkı Zariç’in yaptığı sergide; Ahmet Erhan’ın kitaplarının ilk baskıları, kişisel fotoğrafları, mektupları ve özel eşyaları yer alıyor. Serginin en dikkat çeken bölümlerinden birini ise ressam Habip Aydoğdu’nun, şairin kitap kapakları için özel olarak hazırladığı akrilik taslaklar oluşturuyor. Ayrıca Vahit Akça’nın hazırladığı çizimler de sergiye renk katıyor. Şairin yaşam serüveninin ve kuşağının geçmişine ışık tutan "Kenar Mahallede Bir Ahmet Erhan" sergisi, 30 Eylül tarihine kadar Nilüfer Belediyesi Edebiyat Müzesi’nde görülebilir.
İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde yılın ilk sergisi ‘Ayla Turan Retrospektif’
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:46 İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde yılın ilk sergisi ‘Ayla Turan Retrospektif’ Kibele Sanat Galerisi, heykeltıraş Ayla Turan’ın 50’den fazla eserini 11 Mayıs’a dek sanatseverlerle buluşturuyor. ‘Ayla Turan Retrospektif’ sergisi, 9 Şubat Pazartesi İstanbul, Levent’teki İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde sanatseverlere kapılarını açtı. Heykeltıraş Ayla Turan’ın otuz yıllık sanat yolculuğundan izler taşıyan sergide, mermer, bronz, tahta ve polyester gibi malzemelerden üretilen 56 eser izleniyor. Bu sergiyi hazırlamanın "eski albümleri karıştırmak gibi" hissettirdiğini belirten Turan, seçkiye dair şöyle konuştu: "Son 30 yıllık sanat yolculuğumda hep ileriye baktım. Bugün bir durdum, dönüp baktım ardımda neler kalmış diye. Her duygu taze, ilk kez hepsi bir arada, benim dünyam benim sahnemde. Oyuncular farklı, zaman farklı, sahne aynı. Bugünden sonrası için nefes almak gibi bu sergi. Derin bir nefes. Geçmişin tanıklığını geleceğe taşırken, koşmaya devam etmenin bir durak noktası. Ve tarihe tanıklık ederek koşmaya devam etmenin başlangıcı." Serginin kataloğu için hazırladığı yazıda, Ayla Turan’dan "Bağımsızlık, empati ve sakin bir kararlılıkla kendi yolunu inşa eden; pratiğiyle heykelin ne olabileceğine ve paylaştığımız dünyaya dair neleri açığa çıkarabileceğine ilişkin ufkumuzu genişleten" diye bahseden Prof. Dr. Marcus Graf ayrıca sergi için şöyle konuştu: "Bu retrospektif, otuz yıllık kesintisiz üretimi bir araya getirerek Ayla Turan’ın yaşamı ile sanatı arasındaki samimi bağları görünür kılıyor." ‘Ayla Turan Retrospektif’ sergisi, 11 Mayıs tarihine dek Levent’teki İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde, her gün 09.00-19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Serginin kataloğuna, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nın kitabevleri ile internet sitesinden, RHM Dükkan’dan ve seçkin kitapçılardan ulaşılabiliyor.
Ordu’nun menderesleri ile ünlü bin 500 rakımlı yaylasında kar festivali
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:44 Ordu’nun menderesleri ile ünlü bin 500 rakımlı yaylasında kar festivali Menderesleriyle kendine hayran bırakan Ordu’nun Aybastı ilçesine bağlı Perşembe Yaylası, renkli bir kar festivaline ev sahipliği yaptı. Festival boyunca kar üzerinde yapılan eğlenceli etkinlikler, müzik ve oyunlarla yayla adeta şenlik alanına dönüştü. Doğayla iç içe, kartpostallık görüntülere sahne olan Perşembe Yaylası’ndaki kar festivali hem bölge halkından hem de çevre ilçelerden gelen misafirlerden yoğun ilgi gördü. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler de festivale katılarak vatandaşların eğlencesine ortak oldu. Aybastı’da büyük bir coşkuyla karşılanan Başkan Güler alanda vatandaşlar ile yakından ilgilendi. Samimi görüntülerin yaşandığı buluşmada Başkan Güler, katılımcılara sıcak çorba ikramında bulundu. "Başka yerde 2 santimetre karda hayat dururken, biz 2 metre karda festival yapıyoruz" Festivalde bir konuşma gerçekleştiren Başkan Güler, başka yerlerde 2 santimetre kar ile hayatın durduğunu, Ordu’da ise 2 metre karda festivaller düzenlendiğine dikkat çekti. Güler, "Sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Başka yerlerde 2 santim karda hayat dururken, biz burada 2 metrede festival yapıyoruz. Bu da büyükşehrimizin, belediyelerimizin yeteneğini gösteriyor. Allah ağzımızın tadını bozmasın" dedi. Festivalde gençler kızaklarla kaymanın keyfini, soğuk havaya aldırış etmeyen vatandaşlar, türküler eşliğinde festivalin tadını çıkardı. Yine çeşitli spor dallarında müsabaka ve gösterilerle de gün taçlandırıldı. Katılımcılar, kış turizmine katkı sunan bu tür etkinliklerin devam etmesini istediklerini dile getirerek şunları söylediler: "Turizm açısından çok güzel bir ilçemiz. Buraya bir gelen bir daha unutamıyor. Etkinlikler oldukça eğlenceli oldu bizler için. Güzel bir ortamdayız. Her sene bu etkinliklere geliyoruz. Hilmi Güler Başkanımıza ve İzzet Başkanımıza bu festival için çok teşekkür ediyoruz."
Ordu’nun menderesleri ile ünlü 1500 rakımlı yaylasında kar festivali
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:42 Ordu’nun menderesleri ile ünlü 1500 rakımlı yaylasında kar festivali Menderesleriyle kendine hayran bırakan Ordu’nun Aybastı ilçesine bağlı Perşembe Yaylası, renkli bir kar festivaline ev sahipliği yaptı. Festival boyunca kar üzerinde yapılan eğlenceli etkinlikler, müzik ve oyunlarla yayla adeta şenlik alanına dönüştü. Doğayla iç içe, kartpostallık görüntülere sahne olan Perşembe Yaylası’ndaki kar festivali hem bölge halkından, hem de çevre ilçelerden gelen misafirlerden yoğun ilgi gördü. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler de festivale katılarak vatandaşların eğlencesine ortak oldu. Aybastı’da büyük bir coşkuyla karşılanan Başkan Güler alanda vatandaşlar ile yakından ilgilendi. Samimi görüntülerin yaşandığı buluşmada Başkan Güler, katılımcılara sıcak çorba ikramında bulundu. "Başka yerde 2 santimetre karda hayat dururken, biz 2 metre karda festival yapıyoruz" Festivalde bir konuşma gerçekleştiren Başkan Güler, başka yerlerde 2 santimetre kar ile hayatın durduğunu, Ordu’da ise 2 metre karda festivaller düzenlendiğine dikkat çekti. Başkan Güler, "Sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Başka yerlerde 2 santim karda hayat dururken, biz burada 2 metrede festival yapıyoruz. Bu da büyükşehrimizin, belediyelerimizin yeteneğini gösteriyor. Allah ağzımızın tadını bozmasın" dedi. Festivalde gençler kızaklarla kaymanın keyfini, soğuk havaya aldırış etmeyen vatandaşlar, türküler eşliğinde festivalin tadını çıkardı. Yine çeşitli spor dallarında müsabaka ve gösteriler ile de gün taçlandırıldı. Katılımcılar, kış turizmine katkı sunan bu tür etkinliklerin devam etmesini istediklerini dile getirerek şunları söylediler: "Turizm açısından çok güzel bir ilçemiz. Buraya bir gelen bir daha unutamıyor. Etkinlikler oldukça eğlenceli oldu bizler için. Güzel bir ortamdayız. Her sene bu etkinliklere geliyoruz. Hilmi Güler Başkanımıza ve İzzet Başkanımıza bu festival için çok teşekkür ediyoruz." (SK
Alfa kuşağı geleceğini kendisi yazıyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:47 Alfa kuşağı geleceğini kendisi yazıyor KidZania İstanbul ve FutureBright, çocukların dijital dünyayla ilişkisini, harcama ve birikim alışkanlıklarını, reklam, medya ve gündem algılarını ortaya koyan "Dijital Çocuk, Hibrit Ebeveyn" araştırmasını gerçekleştirdi. Araştırmanın sonuçları, geçtiğimiz gün KidZania İstanbul Edutainment Zummit’te paylaşılırken, elde edilen bulgular, Alfa kuşağının artık geleceğin konusu olmaktan çıktığını, eğitimden finansa, tüketimden teknolojiye kadar hayatın her alanında bugünün karar verici aktörü haline geldiğini gösterdi. Çocuklar ülkesi KidZania İstanbul, FutureBright iş birliğiyle çocukların dijital araçlarla nasıl ilişki kurduğunu, finansal farkındalıklarının nasıl şekillendiğini ve medya dünyasına nasıl baktıklarını ortaya koyan "Dijital Çocuk, Hibrit Ebeveyn" araştırmasını gerçekleştirdi. Çocukların dijital dünyaya bakışını merkeze alan araştırmanın dikkat çekici bulguları, geçtiğimiz gün, KidZania İstanbul Edutainment Zummit’te basın mensuplarının yanı sıra, pazarlama profesyonelleri ve iş dünyasından temsilcilerle paylaşıldı. KidZania Edutainment Zummit etkinliği kapsamında İş Fütüristi, Ekonomist, ve YK Danışmanı Ufuk Tarhan "2026’da S-CMO’su Olmayan Lider Kalmasın" sunumu ile gelecekte liderlik, yapay zekâ ikizleri ve geleceğin iş dünyası üzerine; YZ odaklı iş stratejisti Hande Ocak Başev ise "YZ Çağında Markalar ve Yarının Tüketicisi" sunumu ile algoritmalar, yapay zekâ ve çocuk-markalar ilişkisi üzerine içgörüler hakkında konuştu. Erbulak Evi Çocukları dans gösterileri de yapılırken, Meta Sanatçısı Beyza Doğuç ise sunum gerçekleştirdi. KidZania’da ‘deneyimleyerek öğrenen’ çocuklar dijital dünyada daha sorgulayıcı Araştırmada Türkiye’den ve KidZania İstanbul’da deneyim yaşamış olan 6 ile 14 yaş arasında çocuk ve ebeveynleri yer aldı. Araştırmanın çarpıcı sonuçları, KidZania İstanbul CEO’su Ebru Timur ve FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula tarafından açıklandı. Etkinliğe ev sahipliği yapan KidZania İstanbul CEO’su Ebru Timur, araştırmanın sonuçlarını şu şekilde değerlendirdi: "Hem misafirlerimizi daha iyi tanımak hem de onlara daha iyi hizmet sunabilmek için her yıl düzenli olarak FutureBright iş birliğiyle araştırmalar yapıyoruz ve bu kıymetli bulguları kamuya duyuruyoruz. Bu araştırmaları çocukların dünyasında neyi doğru yaptığımızı ve nerede daha fazla sorumluluk almamız gerektiğini gösteren bir pusula olarak görüyoruz. Araştırma sonuçları KidZania deneyiminin çocukların dünyasında somut ve ölçülebilir bir fark oluşturduğunu ortaya koyuyor. Bu sene yaptığımız araştırma kapsamında, deneyimin dönüştürücü gücü ve dijital dünyaya doğan alfa jenerasyonunun tercihlerini, tüketim alışkanlıklarını aile içindeki yerini çok yönlü aldık. Araştırma bulguları dijital etkileşimin çocukların dünyasında tek belirleyici unsur olmadığını ortaya koyarken, KidZania’da çocukların tecrübe ettikleri gerçek hayat deneyimi, sorumluluk alma ve sosyalleşmenin dijital yoğunluğu dengeleyen bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Araştırma alfa kuşağının artık geleceğin konusu olmaktan çıktığını, eğitimden finansa, tüketimden teknolojiye kadar hayatın her alanında bugünün karar verici aktörü haline geldiğini gösterdi. KidZania İstanbul olarak yapmaya çalıştığımız çocuklara eşit ve adil bir ortam sunarak onların toplumda birey olabilmeleri ve bunu yaparken birbirlerine saygı duymayı öğrenmelerine destek olmak. Bu anlamda KidZania, çocuklara dünyayı güvenli bir ortamda deneyimleme ve kendi yollarını keşfetme cesareti veren bir aile deneyim merkezi." FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula ise şu değerlendirmeyi yaptı: "Alfa kuşağı dünyaya uyum sağlamaya çalışan bir çocuk profili olarak hareket etmiyor; dünyayı kendi hızına ve beklentilerine göre yeniden biçimlendiren bir jenerasyon olarak davranıyor. Karar alma refleksleri erken yaşta başlıyor, sabır eşikleri düşük, anlam ve fayda beklentileri yüksek. Zamanlarını, dikkatlerini ve paralarını rastgele değil; bilinçli tercihlerle yönetiyorlar. Bu kuşağın en ayırt edici özelliği, otoriteye göre değil deneyime göre ikna olması. Söyleneni referans almıyor, yaşadığını esas alıyor. KidZania iş birliği bu okumanın sahadaki en güçlü kanıtlarından biri. Çünkü KidZania, çocukların gerçek hayata en yakın koşullarda karar verdiği, sorumluluk aldığı ve sonuçlarıyla yüzleştiği nadir ekosistemlerden biri. Bir çocuğun parasını nasıl kazandığını, nasıl harcadığını, biriktirip biriktirmediğini, hangi mesleğe yöneldiğini ve zamanını nerede yoğunlaştırdığını burada doğrudan gözlemleyebiliyoruz. KidZania verilerini Türkiye’deki çocuklu aile verileri ile karşılaştırdığımız zaman deneyimlemenin gücünü çok net görebiliyoruz."
Hakkari’nin kilimleri, kültürel hafızayı günümüze taşıyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:43 Hakkari’nin kilimleri, kültürel hafızayı günümüze taşıyor Hakkari’de yüzyıllardır kadınlar tarafından koyun yünü ve kök boya kullanılarak dokunan kilimler, özgün motifleriyle bölgenin kültürel hafızasını günümüze taşıyor. Hakkari Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde açılan 30 kilim dokuma kursunda kadınlar eğitim alırken, köylerde de 7 kurs ve 7 usta öğretici aktif olarak faaliyet gösteriyor. Hakkari’ye özgü toplam 16 farklı kilim deseni bulunuyor ve bu desenler, kentin kimliğini yansıtan semboller olarak kabul ediliyor. Merkezin atölyelerinde görev yapan usta öğretici kadınlar, merkezin sağladığı tezgâh ve malzemelerle kilimleri tamamen geleneksel yöntemlerle dokuyor. Kilimlerde kullanılan ipler kök boya ile renklendirilirken, motifler genellikle ortaya çıktıkları bölgenin, aşiretin ya da kişilerin adlarıyla anılıyor. Kilimlerde; bölge insanının yaşadığı acılar, sevinçler ve doğadan ilham alan semboller dikkat çekiyor. En sık kullanılan motifler arasında akrep, eli belinde, koç boynuzu, kurt ağzı, küpe, çengel, bereket, yılan tarağı, yıldız, su yolu, muhabbet kuşu, deve ayağı, nazar muskası, rüzgâr gülü, kelebek, kedi, canbezar, gülhezar, herki, şehvani ve şimkubik gibi çok sayıda özgün desen yer alıyor. Yüzyıllar boyunca genç kızların ve kadınların umutlarını, beklentilerini ve yaşam hikâyelerini ilmek ilmek dokudukları Hakkari kilimleri, bu yönüyle bölgenin en önemli somut olmayan kültürel miras unsurları arasında gösteriliyor. Hakkari Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Ayhan Turgut, kilim dokumacılığının yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusunda verilen desteklerden dolayı Hakkari Valisi Ali Çelik ile İl Milli Eğitim Müdürü Nurettin Yılmaz’a teşekkür etti. Usta öğreticiler ise dokumanın inceliğinin kaliteyi belirlediğini vurgulayarak, "Dokuma tezgâhında ipler ne kadar ince olursa kilim de o kadar kaliteli olur. Ne kadar sık dokursak kalite de o kadar artar. Kilim dokuma şartları 100 yıl önce nasılsa bugün de aynı. Aynı emek, aynı kalite ve aynı gelenekle üretim yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
Sivas’ın yöresel lezzeti Sivas Kellesi coğrafi işaret aldı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:42 Sivas’ın yöresel lezzeti Sivas Kellesi coğrafi işaret aldı Sivas yöresine özgü, yüzyıllardır süregelen lezzetlerden "Sivas Kellesi", Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret olarak tescil edildi. Tescille birlikte ürünün geleneksel üretim yöntemi ve yöresel kimliği koruma altına alındı. Sivas Ticaret Borsası tarafından 2024 yılında coğrafi işaret tescili için başvurusu yapılan, Sivas’ın köklü gastronomi kültürünün önemli unsurlarından ‘Sivas Kellesi’, 06 Şubat 2026 tarihi itibarıyla Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescili aldı. Yöreye özgü niteliği ve geleneksel üretim yöntemiyle dikkat çeken Sivas Kellesi’nin tescillenmesi, hem yerel üreticiler hem de Sivas mutfağının tanıtımı açısından önemli bir kazanım olarak değerlendirildi. Coğrafi işaretle birlikte ürünün taklit edilmesinin önüne geçilmesi ve katma değerinin artırılması hedefleniyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Ticaret Borsası Başkanı Hayrullah Karakaya, coğrafi işaret tescillerinin yerel kalkınma açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Coğrafi işaretli ürünler; yerel üretimi desteklemek, kırsal kalkınmaya katkı sağlamak, geleneksel bilgi ve kültürel değerleri korumak, turizmi geliştirmek ve ürün taklitçiliğiyle mücadele etmek amacı taşımaktadır" dedi. Sivas Kellesi’nin ayırt edici özelliklerine de değinen Karakaya, ürünün yalnızca Sivas’ta yetiştirilen Kangal Akkaraman koyununun kellesinden yapıldığını vurguladı. Kangal Akkaraman koyununun iri yapılı ve boynuzsuz olması sayesinde Sivas Kellesi’nin diğer kelle çeşitlerinden kolaylıkla ayırt edildiğini ifade eden Karakaya, hayvanların Sivas’ın yüksek rakımlı meralarında, endemik ve aromatik bitkilerle beslenmesinin lezzete doğrudan etki ettiğini söyledi. Karakaya, Kangal Akkaraman koyununa ait kellelerin temizlendikten sonra 15-16 saat boyunca odun fırınlarında, krom veya nikel kaplarda ve hava almadan pişirildiğini belirtti. Sivas Kellesi’nin yalnızca bir yemek değil, aynı zamanda önemli bir kültürel miras olduğunu dile getiren Karakaya, "Kelle, Sivas’ta sabah kahvaltılarının vazgeçilmezidir. Sabahın erken saatlerinde başlayan bu gelenek genellikle 05.00’te başlar ve 08.00 itibarıyla sona erer. Halk arasında ‘kelle kırdırma’ olarak adlandırılan bu alışkanlık, dededen toruna aktarılan ve Sivas’ı diğer şehirlerden ayıran önemli kültürel değerlerden biridir" ifadelerini kullandı. Başkan Karakaya, Sivas’ın sahip olduğu yöresel ürünlerin korunması ve katma değerinin artırılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini de sözlerine ekledi.