Son Dakika
|
Balıkesir’de yine sallandı
Yalova’da film gibi kuyumcu soygunu
Beşiktaş’ın anlaşmaya vardığı Amir Murillo, İstanbul’a geldi
Genç taraftarın tribünden düştüğü anlara ait görüntüler ortaya çıktı
Batman’da silahlı kuyumcu soygunu!
Yusuf Demir yeniden Rapid Wien’de
Buca Belediyesinde rüşvet soruşturması: 28 şüpheli hakkında gözaltı kararı
N’Golo Kante, resmen Fenerbahçe’de
Elon Musk net serveti 800 milyar doları aşan tarihteki ilk insan oldu
Nevşehir'de kayıp genç kızdan acı haber!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
The Karakul or Jinnah Cap and Its Place in Pakistan’s Recent History
Bakan Yumaklı, "11 milyar liralık kaynağı bu proje ile 11 ilimize aktaracağız"
Antalya’da ilkokulda yangın: Öğrenciler tahliye edildi!
AK Parti MYK başladı
Erman Toroğlu adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
Mardin’e gezmeye gitti, en yakın arkadaşıyla birlikte feci kazada hayatını kaybetti
Kuzey Marmara gişelerinde araç bariyerlere böyle çarptı: 1 yaralı
Annesine kızıp daireyi ateşe verdi: 10 kişi dumandan etkilendi
EKONOMİ
Tekirdağ’da glütensiz sorgum projesi hayata geçiyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 17:30:00
Tekirdağ’da kuraklığa dayanıklı ve doğal olarak glütensiz bir tahıl olan sorgumun üretimini ve katma değerini artırmayı hedefleyen proje için imzalar atıldı. Trakya Kalkınma Ajansı’nın Tekirdağ’daki merkez binasında düzenlenen imza töreninde, projenin imzalarını Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin ile S.S. Önder Çiftçi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aykut ve Başkan Yardımcısı Gürol Bayrak attı. S.S. Önder Çiftçi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi’nin başvuru sahibi olduğu proje, Trakya Kalkınma Ajansı eliyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında hayata geçirilecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yüzde 51 oranında finanse edilen ve toplam 9 milyon 770 bin TL bütçeye sahip proje ile kuraklığa dayanıklı sorgumun, düşük gelir getiren yem hammaddesi yerine glütensiz un gibi yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Projeyle kooperatif bünyesinde gerçekleştirilen deneme üretimlerinin sözleşmeli üretim modeliyle 5 bin dönüme çıkarılması planlanıyor. Ayrıca kooperatife ait glütensiz sorgum unu markası oluşturularak ürünlerin e-ticaret platformları ve zincir marketler aracılığıyla tüketiciyle buluşturulması hedefleniyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de tanı almış çölyak hasta sayısının 2023 yılı Kasım ayı sonu itibarıyla 166 bin 614 kişi olduğu belirtilirken, glütensiz beslenmeye yönelik artan talebin projeyi daha da önemli hale getirdiği ifade edildi. Çalışmayla hem özel beslenme ihtiyacı olan bireylere yerel ve ekonomik ürünler sunulması hem de Tekirdağlı üreticilerin gelirlerinin artırılarak kırsal alanda sürdürülebilir kalkınma modelinin oluşturulması amaçlanıyor.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 17:21
MTSO Yeşil Ödülleri için başvurular başladı
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), sürdürülebilir ekonomi, yeşil dönüşüm ve iklim değişikliğine uyum konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği ’I. Yeşil Ödülleri’ için başvuruları başlattı. Yarışmaya başvurular 15 Nisan 2026 tarihine kadar yapılabilecek. MTSO tarafından düzenlenen ve çevresel sürdürülebilirliği iş dünyasının merkezine taşımayı hedefleyen I. Yeşil Ödülleri, Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ile Yönetim Kurulu Üyesi Gökben Gökbulut’un katıldığı lansman toplantısıyla basın mensuplarına tanıtıldı. Kaynak verimliliğini esas alan üretim ve hizmet modellerinin teşvik edilmesi, iyi uygulamaların görünür kılınması ve sürdürülebilir ekonomi anlayışının yaygınlaştırılmasını amaçlayan yarışma; Yeşil Lider, Yeşil Yapı, Yeşil Sanayi, Yeşil Lojistik ve Taşımacılık, Yeşil Turizm ile Yeşil Tarım olmak üzere 6 kategoride düzenlenecek. Yeşil Lider kategorisine Türkiye genelinden bireysel başvurular alınırken, diğer kategorilere yalnızca Mersin’de faaliyet gösteren MTSO üyesi firmalar başvurabilecek. Bu kapsamıyla yarışma, Türkiye’de bu ölçekte ilk kez düzenlenen organizasyon olma özelliği taşıyor. 15 Nisan’a kadar yapılacak başvuruların değerlendirme süreci 15 Mayıs 2026’da tamamlanacak. Ödüller ise Haziran 2026’da düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak. Başvurular, ’www.mtsoyesildonusum.com’ adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek. Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in dış ticaret kenti olduğuna dikkat çekerek, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında firmaların karbon ayak izi ve karbon vergisine yönelik hazırlık yapmasının kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. Türkiye ihracatında Mersin’in 7’nci sırada yer aldığını belirten Çakır, "Uluslararası pazarlara entegre bir kentiz. Bu gücümüzü koruyabilmemiz için firmalarımızın yeşil dönüşüme hızla uyum sağlaması gerekiyor. Geçen yıldan bu yana bu alanda yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Yeşil Ödülleri ile bu farkındalığı daha geniş bir alana yaymayı hedefliyoruz" dedi. İklim değişikliği konusunda yıllar önce farkındalık çalışmaları başlattıklarını hatırlatan Çakır, artık önlem aşamasının geride kaldığını vurgulayarak, "Önlem alınsa bile durdurulamayan bir süreçle karşı karşıyayız. Artık dönüşüm sürecindeyiz. Asıl mesele, iklim değişikliğine nasıl uyum sağlayacağımızdır" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ve özellikle Mersin’in içinde bulunduğu Akdeniz Havzasının, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer aldığını belirten Çakır, tarım, turizm ve sanayinin bu süreçten doğrudan etkileneceğini kaydetti. Küresel rekabete de değinen Çakır, Hindistan’ın önümüzdeki dönemde dünya ticaretinde önemli bir aktör olacağına işaret ederek, "İş gücü maliyetleri ve hammadde açısından rekabet etmemiz mümkün değil. Ancak Hindistan’ın en önemli açığı yeşil ve dijital dönüşümü tamamlayamamış olmasıdır. Biz bu dönüşümü ne kadar hızlı sağlarsak, rekabette o kadar öne çıkarız" diye konuştu. Yeşil dönüşümün yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Çakır, "Bu dönüşümü sağlayamazsak Kapıkule’den tırlarımız geçemez, rekabetçi olamayız. Türkiye’nin kurtuluşu ihracattadır. İhracatı sürdürülebilir kılmanın yolu yeşil dönüşümden geçiyor" ifadelerini kullandı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 16:48
Kırşehir’de ’Ramazan Sepeti’ denetimleri başlatıldı
KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de Ramazan ayı öncesinde vatandaşların güvenli alışveriş yapabilmesi amacıyla denetimler sıklaştırıldı. Etiket ve kasa fiyatları arasındaki uyuşmazlıklar ile son kullanma tarihi geçmiş ürünlere yönelik kontroller, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Ticaret İl Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildi. "Ramazan Sepeti" adı verilen denetimlerde, zincir marketler ve yerel işletmeler kontrol altına alındı. Ekipler, raflardaki ürünlerin fiyat etiketleri ile kasadaki fiyatların uyumunu kontrol ederken, aynı zamanda son kullanma tarihi geçmiş ürünlere karşı da titiz inceleme yaptı. Denetimler sırasında mevzuata aykırı durumlar tespit edilen işletmeler hakkında gerekli yasal işlemler başlatıldı. Yetkililer, Ramazan ayı öncesinde ve boyunca vatandaşların mağdur olmaması için kontrollerin aralıksız süreceğini belirtti.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 16:47
Elita Gıda Gulfood 2026’da küresel büyüme hedeflerini dünyaya taşıdı
Dünya gıda ticaretinin en prestijli buluşma noktalarından biri olarak kabul edilen Gulfood 2026, 26-30 Ocak 2026 tarihleri arasında Dubai Dünya Ticaret Merkezi’nde gerçekleştirildi. Küresel gıda sektörünün yönünü belirleyen bu önemli organizasyonda, Türkiye’de mısır yağı üretimi ve ihracatının lider şirketi Elita Gıda, uluslararası sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek global vizyonunu paylaştı. Elita Gıda Genel Müdürü Mustafa Çoban, Türkiye’nin ilk sürdürülebilir ayçiçek yağı üreticisi olduklarını vurgulayarak, "Küresel gıda ticaretinde rekabet giderek artıyor. Elita Gıda olarak mısır ve ayçiçek yağı üretiminde kalite, sürdürülebilirlik ve güvenilir tedarik anlayışımızla fark ortaya koymayı hedefliyoruz" dedi. Gulfood, her yıl yüzlerce ülkeden binlerce markanın, satın almacının ve sektör temsilcisinin katılımıyla, gıda sektöründe küresel trendlerin ve ticari iş birliklerinin şekillendiği en prestijli uluslararası platformlar arasında yer alıyor. Mısır yağı üretimi ve ihracatında Türkiye’de lider konumda yer alan Elita Gıda, bu önemli organizasyona katılım sağlayarak mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirirken yeni pazarlara yönelik iş fırsatlarını değerlendirme imkanı elde etti. Elita Gıda, fuar kapsamında yüksek kalite standartlarında ürettiği mısır ve ayçiçek yağı ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. Güvenilir tedarik altyapısı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımı doğrultusunda faaliyetlerini uluslararası katılımcılarla paylaşan Elita Gıda, farklı coğrafyalardan gelen sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Birebir görüşmelerde şirket, ürün portföyü ile ihracat odaklı büyüme ve uzun vadeli stratejik hedeflerini paylaştı. "Gulfood, küresel vizyonumuzu doğru platformda anlatmamızı sağlıyor" Elita Gıda Genel Müdürü Mustafa Çoban, Gulfood ile ilgili açıklamalarında bu geniş organizasyonun yalnızca bir fuar değil küresel gıda ticaretinin nabzını tutan stratejik bir platform olduğuna dikkat çekti. Çoban, organizasyona ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: "Gulfood, dünya gıda sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri. Bu ölçekte bir organizasyonda yer almak, Elita Gıda olarak mısır ve ayçiçek yağı ürünlerimizin kalitesini ve uzun vadeli küresel vizyonumuzu iş ortaklarımızla paylaşmamıza imkan tanıyor. Fuarda kurduğumuz temaslar ise mevcut iş birliklerimizi güçlendirirken yeni pazarlara açılmamız için de önemli fırsatlar sunuyor." Orta Doğu’dan küresel pazarlara uzanan temaslar Elita Gıda, Gulfood 2026 süresince, başta Orta Doğu olmak üzere Avrupa, Asya ve Afrika’dan satın almacılar, distribütörler ve sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Görüşmelerde, mısır ve ayçiçek yağı kategorilerinde hem mevcut ticari ilişkilerin güçlendirilmesi hem de yeni ihracat fırsatlarının değerlendirilmesi hedeflendi. Fuar katılımı, Elita Gıda’nın uluslararası pazarlardaki bilinirliğini artırmasının yanı sıra küresel ticaret ağına yönelik stratejik adımlar atmasına da katkı sağladı. Sürdürülebilir ayçiçek tarımını ilk uygulayan şirket Gulfood 2026’nın şirketin uzun vadeli hedefleri açısından önemine de dikkat çeken Genel Müdür Çoban, "Küresel gıda ticaretinde rekabet giderek artıyor. Elita Gıda olarak mısır ve ayçiçek yağı üretiminde kalite, sürdürülebilirlik ve güvenilir tedarik anlayışımızla fark ortaya koymayı hedefliyoruz. Bunu kapsamda Türkiye’de ayçiçeği üretiminde sürdürülebilir tarım modelini ilk uygulayan şirketiz. Geride bıraktığımız yıl, SAI Platformu tarafından yürütülen FSA (Farm Sustainability Assessment) denetiminden başarıyla geçtik. Yaklaşık 10 yıldır devam eden sürdürülebilir ayçiçek tarımı projemizde, 2025 sezonunda 47 ayçiçeği ve 7 mısır üreticisiyle yürütülen çalışmalar kapsamında toplam 12 bini aşkın dekar alanda üretim, uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına uygun şekilde gerçekleştirildi. Paydaş çiftçilerimizin sayısını artırmayı amaçlıyoruz" bilgisini verdi. Sektörel trendler yakından takip edildi Elita Gıda, Gulfood 2026 kapsamında düzenlenen paneller, özel oturumlar ve networking etkinlikleri ile gıda sektöründeki güncel trendleri, değişen tüketici beklentilerini ve küresel pazarlardaki yeni yönelimleri yakından takip etti. Şirket, bu kazanımları ürün geliştirme ve pazar stratejilerine entegre etmeyi planlıyor. Uluslararası arenada sürdürülebilir büyüme hedefi doğrultusunda hareket eden Elita Gıda, fuar katılımıyla küresel gıda ekosistemindeki konumunu güçlendirmeye ve mısır ile ayçiçek yağı kategorilerinde yeni pazarlara açılmaya devam ediyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
07 Şubat 2026 Cumartesi- 15:11
Kütahya’nın ‘beyaz altını’ bor madeni için dev iş birliği
2
07 Şubat 2026 Cumartesi- 14:41
27 yıllık Avrupa serüvenini vatan hasretiyle bitirdi: Alaplı’da 30 kişiye istihdam sağlıyor
3
08 Şubat 2026 Pazar- 14:13
Abdullah Atalar, Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Başkanlığına aday oldu
4
05 Şubat 2026 Perşembe- 23:09
Rizeli kasaptan yeni et fiyatlarına tepki: "Beni yeni fiyatları fazla buldum, fırsatçılık yapmamak lazım"
5
08 Şubat 2026 Pazar- 11:55
Türkiye karla kaplıyken Silifke’de erik ağaçları çiçek açtı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 16:42
Bolu’da balık tezgahlarında hamsi bolluğu
Bolu’da halk pazarındaki balık tezgahlarında hamsi bolluğu yaşanırken vatandaşlar tezgahlara yoğun ilgi gösterdi. Balıkçı İlhan Başaran, hamsinin önümüzdeki günlerde yeniden azalabileceğini belirterek, "Bir iki gündür iyi bir hamsi gelmeye başladı dediler ancak tekrar kesildi" dedi. Bolu’nun İhsaniye Mahallesi’nde her pazartesi kurulan halk pazarında alışveriş yapan vatandaşlar, balık tezgahlarında yoğunluk oluşturdu. Haftalar sonra tezgahlarda hamsiyi gören vatandaşlar balığa rağbet gösterdi. Uzun yıllardır pazarda balıkçılık yapan İlhan Başaran, şu anda hamsinin bol olduğunu ancak, denizlerde hamsinin tekrardan geriye çekildiğini ve bu nedenle de önümüzdeki günlerde tezgahlarda hamsinin azalabileceğini ifade etti. Pazar tezgahlarında balık fiyatlarının ise kilogram başına, hamsi 250 lira, istavrit 150 lira, mezgit 300 lira, sardalya 150 lira, uskumru 250 liradan alıcıyla buluştuğu belirtildi. "Şu anda çok güzel hamsi balığı var" Hamsi balığının tezgahlarda taze bir şekilde yer aldığını aktaran İlhan Başaran, "3-4 gün boyunca denizlere kayıkları çıkarmadılar, yasak koydular. Onun bir faydası oldu. Balık geldi. Şu anda çok güzel hamsi balığı var. Taptaze hamsi balığı, mezgit, uskumru balıkları var. Bolu’da Ramazan ayında balığa rağbet biraz düşer. Vatandaşların balığa ilgisi havalar ısınınca otomatik olarak bitiyor. Yani diğer büyük iller gibi bir balık kültürümüz yok. Hamsi, hamsi, hamsi. Başka bir şey yok. Balık bol çıktığı gün otomatik olarak fiyatlar değişir. Biz gittiğimizde balık bolsa, ucuz alıp ucuz satıyoruz. Ama denizlerde fırtına varsa fiyatlar artıyor. O da etikete yansıyor. Bir iki gündür iyi bir hamsi gelmeye başladı dediler. Ama tekrardan kesildi. Şimdi balık boğazdan çıkarken çok fazla kayık oluyor etrafta. Kayıklar fazla olunca da balıklar geriye kaçıyor. Yoksa balığı 3-5 gün rahatça bıraksak, kendi karasularımıza iyice, bir denizimize girse tutulacak ama iş orada, denizde" diye konuştu.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 16:39
DTO, Teknoloji ve Eğitim Merkezi kuracak
Denizli Ticaret Odası (DTO), kente teknik eğitim, danışmanlık, kültür ve sosyal donatı merkezi kazandırmaya hazırlanıyor. DTO Başkanı Uğur Erdoğan; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile merkezin kurulacağı alanın tahsisi için ön izin sözleşmesi imzaladı. 3 bin 116 metrekarelik alanın irtifak hakkı, 30 yıl süreyle Denizli Ticaret Odası’na tahsis edildi. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli’nin Merkezefendi İlçesi’ne bağlı Bereketler Mahallesi’nde yer alan 235 ada 3 parseldeki alanda şehrin ve üyelerinin ihtiyaçlarına cevap verecek önemli bir projeyi hayata geçireceklerini açıkladı. Ayrıca, bu alanda kuracakları teknoloji merkezinin, Denizli için değerli bir kazanım olacağını vurguladı. Başkan Erdoğan; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum başta olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Mehmet Fatih Namık Öztürk, Milli Emlak Müdürü Mustafa Karanfil ve emeği geçenlere, desteklerinden dolayı da teşekkür etti. Söz konusu yatırımlarının, Denizli’ye hayırlı ve uğurlu olmasını diledi. Başkan Erdoğan, "Yenilikçi girişimciler için kuluçka merkezi olacak" 2025 yılını odaları açısından "projeler yılı" olarak nitelendiren Başkan Erdoğan, bu yıl da o dönemde planladıkları çalışmaların uygulamaya alınacağını ifade etti. Kurulacak teknoloji merkezinin, teknik eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin yanı sıra girişimcilere yönelik kuluçka merkezi olarak da hizmet vereceğini belirten Erdoğan, merkezlerinin yenilikçi işletmelerin sürdürülebilirliğine katkı sunacağının da altını çizdi. Asrın afetinde kaybettiklerimizi de unutmadı DTO Başkanı Uğur Erdoğan, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden vatandaşları da unutmadı, rahmetle andı. Yaşanan acının da yeniden inşa edilecek geleceğin de ortak olduğunu söyleyen Erdoğan, dayanışma ve birlik ruhuyla yaraların sarılmaya devam edildiğini, benzer acıların bir daha yaşanmamasını temenni ettiklerini dile getirdi. Denizli Ticaret Odası olarak her zaman milletin yanında olduklarını da belirten Başkan Erdoğan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile tahsisi için ön izin sözleşmesi imzaladıkları alanda hayata geçirecekleri projeleri ile çelik konstrüksiyon modern yapılara, yatay mimariye ve kentsel dönüşümün önemine dikkat çekmek istediklerini kaydetti. Müdür Öztürk: Denizli Ticaret Odası’nın üyelerine hayırlı olsun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Mehmet Fatih Namık Öztürk de yaptıkları anlaşmanın Denizli Ticaret Odası’na hayırlı olmasını dileyerek, el birliğiyle çalışılarak Denizli için yeni iş birliklerine ve yatırımlara imza atılmasını temenni etti. Yapılan konuşmalar sonrasında DTO Başkanı Uğur Erdoğan, DTO Meclis Başkanı Salih Sarıkaya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Mehmet Fatih Namık Öztürk; Denizli Ticaret Odası Yönetim Kurulu üyeleri ile Meclis üyelerinin huzurunda ön izin sözleşmesini imzaladı. Başkan Erdoğan, daha sonra İl Müdürü Öztürk’e Denizli horozu biblosu takdim etti ve törene katılanlar ile günün anısına toplu halde fotoğraf çektirdiler.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 16:32
HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Bizim kültürümüzde insanların en hayırlısı, insanlara hizmet edendir"
HAK-İŞ/HİZMET-İŞ Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan, HİZMET-İŞ Sendikası ile Sivas Belediyesi arasında imzalanacak toplu iş sözleşmesi törenine katıldı. Arslan, sözleşmenin iş barışı ve güvencesi açısından önemine dikkat çekerek, "Sivas, kahramanların yurdudur. Aynı zamanda 28 Şubat sürecinde darbelere karşı direnen Muhsin Yazıcıoğlu’nun memleketidir" dedi. HAK-İŞ/HİZMET-İŞ Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan, Hizmet-İş Sendikası ile Sivas Belediyesi iştiraki ÖZBELSAN arasında imzalanacak toplu iş sözleşmesi törenine katıldı. Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa çok sayıda işçi katıldı. Toplu iş sözleşmesi kapsamında işçilere yapılacak zam oranlarının belirlendiği törende, genel zam oranının yüzde 31 olduğu açıklandı. Tekniker ve mühendisler için ise zam oranı yüzde 46 olarak belirlendi. Ramazan ve Kurban bayramlarında daha önce 3 bin 500 lira olan bayram ikramiyesi ise 4 bin 500 liraya yükseltildi. Programda konuşan HAK-İŞ/HİZMET-İŞ Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan, toplu iş sözleşmelerinde üç temel kriterlerinin bulunduğunu ifade etti. Arslan, "Birincisi, imzaladığımız toplu iş sözleşmesinin tüm hükümlerinin zamanında uygulanması ve ücretlerimizin eksiksiz ödenmesidir. İkincisi, iş yerinde barışın, kardeşliğin ve dostluğun pekiştirilmesidir. Üçüncüsü ise toplu iş sözleşmesinden sonra işimizi ve aşımızı kaybetmememizdir. İş güvencesi bizim için vazgeçilmezdir" dedi. Geçmiş yıllarda yaşanan olumsuz örneklere de değinen Arslan, "Ücret zammı ne kadar yüksek olursa olsun, eğer sözleşmeden sonra işimizi kaybedersek ya da aylarca haklarımızı alamazsak, o sözleşmenin bir anlamı kalmaz. Bu nedenle Belediye Başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyorum. Çalışanlarımız maaşlarını zamanında alabiliyor. Bu, sözleşmenin başarısını göstermektedir" diye konuştu. Sivas’ın tarihi ve manevi değerlerine de vurgu yapan Arslan, "Sivas, kahramanların yurdudur. Aynı zamanda 28 Şubat sürecinde darbelere karşı direnen, ’Millete namlusunu çeviren tanka selam durmam’ diyen Muhsin Yazıcıoğlu’nun memleketidir. Değerleri uğruna mücadeleden vazgeçmeyen şehidimizin memleketinde kardeşliği, barışı ve davayı birlikte yaşatmak hepimizin sorumluluğudur" ifadelerini kullandı. Çalışanların yaptığı hizmetin kutsallığına dikkat çeken Arslan, "Sizler hem ailenizin rızkını kazanıyor hem de bu memlekete hizmet ediyorsunuz. Bizim kültürümüzde insanların en hayırlısı, insanlara hizmet edendir. Rabbim aldığınız ücretleri bereketlendirsin, huzur ve kardeşliğimizi daim eylesin" dedi. "Ak süt gibi helal olsun" Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun ise belediye çalışanlarının enflasyon altında ezilmediğini söyleyerek, "Zam oranımızı yüzde 31 olarak belirledik. Biz teknikerlere ve mühendislerde de yine zam oranını yüzde 46 olarak belirledik. Arkadaşlar, 40 yevmiye üzerinden arkadaşlara ikramiye veriliyor. Ortak kararımız yüzde 44 olarak belirledik ve daha sonra ise bunu yüzde 48 olarak belirledik. Ramazan ve kurban bayramlarında 3 bin 500 liraydı zam oranı ve bunu 4 bin 500 liraya çıkarttık. Tüm Türkiye’de de bunlar böyle yapılmış. Dolayısıyla arkadaşlar şu an itibarıyla gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Sivas Belediyesi’nin çalışanları enflasyon altında ezilmemiştir ve hakkını almıştır. Sizlere ananızın ak sütü gibi helal olsun" dedi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 15:56
Türkiye’nin en çok satan otomobili ‘Clio’, yeni nesliyle Türkiye’de
Türkiye’nin en çok tercih edilen otomobili Renault Clio, yenilenen tasarımı ve gelişmiş teknolojik özellikleriyle Türkiye pazarında satışa sunuldu. Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen model, lansmana özel fiyat ve kampanya seçenekleriyle bayilerdeki yerini aldı. Türkiye pazarında 2025 yılında 51 bin 717 adetlik satış rakamına ulaşarak en çok satan otomobil unvanını koruyan Renault Clio, altıncı nesliyle kullanıcıların beğenisine sunuldu. Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen ve dünyaya ihraç edilen Yeni Clio, "evolution plus" ve "esprit Alpine" donanım seviyeleriyle Türkiye yollarına çıktı. Lansmana özel fiyatlar ve kampanya seçenekleri Yeni Clio, 1 milyon 799 bin TL liste fiyatıyla satışa sunuldu. Lansmana özel olarak ilk bin müşteri için fiyatlar 1 milyon 749 bin TL’den başlarken, mevcut Clio sahiplerine özel 50 bin TL takas desteği ile bu rakam 1 milyon 699 bin TL’ye kadar iniyor. Kampanya kapsamında ayrıca 200 bin TL’ye kadar 6 ay yüzde 0 faizli kredi imkanı sağlanıyor. Bursa’da üretilip dünyaya ihraç ediliyor Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Yeni Clio, markanın küresel üretim üssü olma özelliğini taşıyor. Günde bin adetten fazla Clio’nun banttan indiği tesiste bugüne kadar 5 milyondan fazla Clio üretildi. Fabrikanın satın alma hacminin yüzde 50’sinden fazlasının 90 farklı yerel tedarikçi tarafından karşılandığı belirtildi. Ayrıca Renault Technology Türkiye mühendislik merkezi de aracın geliştirme süreçlerinde aktif rol aldı. Yeni motor seçenekleri ve teknik özellikler Yeni Renault Clio, 115 beygir güç ve 190 Nm tork üreten 1,2 litrelik 3 silindirli turbo benzinli motorla satışa sunuldu. EDC 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzımanla kombine edilen motor, 0’dan 100 kilometre hıza 10 saniyede ulaşıyor. Aracın ortalama yakıt tüketimi 100 kilometrede 5,0 litre olarak açıklandı. Ürün gamına 2026 yılında 160 beygir gücündeki "Full Hybrid E-Tech" ve benzin/LPG çift yakıtlı "Eco-G 120 EDC" motor seçeneklerinin de ekleneceği bildirildi. Tasarım ve boyutlar CMF-B platformu üzerinde geliştirilen Yeni Clio, önceki nesle göre büyüyen boyutlarıyla dikkat çekiyor. Uzunluğu 4 bin 116 milimetreye, genişliği bin 768 milimetreye ulaşan aracın aks mesafesi ise 2 bin 591 milimetre olarak ölçüldü. Bagaj hacmi ise 391 litreye çıkarıldı. Araçta 10,1 inçlik çift ekran, Google Entegre OpenR Link sistemi ve 25 adet gelişmiş sürüş destek sistemi (ADAS) standart veya opsiyonel olarak sunuluyor. İlerleyen dönemde sisteme yapay zeka asistanı Gemini’nin de entegre edileceği belirtildi. "Başarı grafiğini sürdürmeyi hedefliyoruz" Yeni modelin lansmanı hakkında değerlendirmelerde bulunan MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, Clio modelinin Renault dünyasında kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Tatoğlu, "Modelin ilk üretildiği günden bugüne kadar dünya genelinde 17 milyon araç banttan indirilmiştir. Bu üretimin Türkiye açısından en gurur verici yanı, 5 milyon adedinin Bursa’daki Oyak Renault fabrikasında gerçekleştirilmesidir. Söz konusu araçların 600 bin adedi Türkiye pazarında tüketicilerle buluşturuldu. 2025 yılında hem Türkiye’de hem de Avrupa’da en çok satılan otomobil olma başarısını gösteren Clio 5, Clio 6’ya son derece güçlü bir miras devretmektedir. Clio 6’nın da önümüzdeki dönemde bu başarı grafiğini sürdürmesini hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 15:47
Türkiye’nin en çok satan otomobili ‘Clio’, yeni nesliyle Türkiye’de
Türkiye’nin en çok tercih edilen otomobili Renault Clio, yenilenen tasarımı ve gelişmiş teknolojik özellikleriyle Türkiye pazarında satışa sunuldu. Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen model, lansmana özel fiyat ve kampanya seçenekleriyle bayilerdeki yerini aldı. Türkiye pazarında 2025 yılında 51 bin 717 adetlik satış rakamına ulaşarak en çok satan otomobil unvanını koruyan Renault Clio, altıncı nesliyle kullanıcıların beğenisine sunuldu. Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen ve dünyaya ihraç edilen Yeni Clio, "evolution plus" ve "esprit Alpine" donanım seviyeleriyle Türkiye yollarına çıktı. Lansmana özel fiyatlar ve kampanya seçenekleri Yeni Clio, 1 milyon 799 bin TL liste fiyatıyla satışa sunuldu. Lansmana özel olarak ilk bin müşteri için fiyatlar 1 milyon 749 bin TL’den başlarken, mevcut Clio sahiplerine özel 50 bin TL takas desteği ile bu rakam 1 milyon 699 bin TL’ye kadar iniyor. Kampanya kapsamında ayrıca 200 bin TL’ye kadar 6 ay yüzde 0 faizli kredi imkanı sağlanıyor. Bursa’da üretilip dünyaya ihraç ediliyor Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Yeni Clio, markanın küresel üretim üssü olma özelliğini taşıyor. Günde bin adetten fazla Clio’nun banttan indiği tesiste bugüne kadar 5 milyondan fazla Clio üretildi. Fabrikanın satın alma hacminin yüzde 50’sinden fazlasının 90 farklı yerel tedarikçi tarafından karşılandığı belirtildi. Ayrıca Renault Technology Türkiye mühendislik merkezi de aracın geliştirme süreçlerinde aktif rol aldı. Yeni motor seçenekleri ve teknik özellikler Yeni Renault Clio, 115 beygir güç ve 190 Nm tork üreten 1,2 litrelik 3 silindirli turbo benzinli motorla satışa sunuldu. EDC 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzımanla kombine edilen motor, 0’dan 100 kilometre hıza 10 saniyede ulaşıyor. Aracın ortalama yakıt tüketimi 100 kilometrede 5,0 litre olarak açıklandı. Ürün gamına 2026 yılında 160 beygir gücündeki "Full Hybrid E-Tech" ve benzin/LPG çift yakıtlı "Eco-G 120 EDC" motor seçeneklerinin de ekleneceği bildirildi. Tasarım ve boyutlar CMF-B platformu üzerinde geliştirilen Yeni Clio, önceki nesle göre büyüyen boyutlarıyla dikkat çekiyor. Uzunluğu 4 bin 116 milimetreye, genişliği bin 768 milimetreye ulaşan aracın aks mesafesi ise 2 bin 591 milimetre olarak ölçüldü. Bagaj hacmi ise 391 litreye çıkarıldı. Araçta 10,1 inçlik çift ekran, Google Entegre OpenR Link sistemi ve 25 adet gelişmiş sürüş destek sistemi (ADAS) standart veya opsiyonel olarak sunuluyor. İlerleyen dönemde sisteme yapay zeka asistanı Gemini’nin de entegre edileceği belirtildi. "Başarı grafiğini sürdürmeyi hedefliyoruz" Yeni modelin lansmanı hakkında değerlendirmelerde bulunan MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, Clio modelinin Renault dünyasında kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Tatoğlu, "Modelin ilk üretildiği günden bugüne kadar dünya genelinde 17 milyon araç banttan indirilmiştir. Bu üretimin Türkiye açısından en gurur verici yanı, 5 milyon adedinin Bursa’daki Oyak Renault fabrikasında gerçekleştirilmesidir. Söz konusu araçların 600 bin adedi Türkiye pazarında tüketicilerle buluşturuldu. 2025 yılında hem Türkiye’de hem de Avrupa’da en çok satılan otomobil olma başarısını gösteren Clio 5, Clio 6’ya son derece güçlü bir miras devretmektedir. Clio 6’nın da önümüzdeki dönemde bu başarı grafiğini sürdürmesini hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 15:17
UCLG-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi toplantısı Muğla’da gerçekleştirildi
Dünya Belediyeler Birliği Ortadoğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) Kültür ve Turizm Komitesi Başkanlık Divanı ve Komite Toplantısı, 7 Şubat’ta Muğla Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Ula’nın Akyaka Mahallesinde gerçekleştirilen toplantıyı Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Dünya Belediyeler Birliği Orta Doğu ve Batı Asya Teşkilatı Kültür ve Turizm Komitesi Başkanı olarak Toplantıyı Yönetti. Uluslararası katılım öne çıktı Toplantıya, Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden yerel yönetim temsilcileri ile uluslararası kuruluşların üst düzey yetkilileri katıldı. Filistin’in Beit Jala Belediyesi Başkan Yardımcısı Issa Nazzal, Tahran Belediyesi Uluslararasılaşma ve Karşılaştırmalı Araştırmalar Dairesi Başkanı Mehdi Fallahi Panah, Tahran Belediyesi Kültür ve Turizm Dairesi Başkan Yardımcısı Meisam Fekri ile Uluslararası İlişkiler Dairesi Başkanı Seyedmohammadmahdi Hosseini, toplantıya katılan yabancı konuklar arasında yer aldı. UCLG Bilgi ve Ortak Üretim Genel Sekreter Yardımcısı ve Kültür Komitesi Koordinatörü Jordi Pascual, toplantıya Barselona’dan çevrim içi olarak katılarak uluslararası perspektiften katkı sundu. Ayrıca Lübnan, Ürdün, İran, Filistin ve Türkiye’den Komite üyesi 65 kent, toplantıyı çevrim içi olarak takip etti. Dünya Belediyeler Birliği-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi Eş Başkanları Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Ürgüp Belediye Başkanı Ali Ertuğrul Bul ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı, UCLG MEWA Eş Başkanı ve Kültür Elçisi Mehmet Kasım Gülpınar da Türkiye’den toplantıya katılan isimler arasında yer aldı. Toplantı, hibrit formatta gerçekleştirildi; yaklaşık yetmiş yerel yönetim temsilcisi, kültür ve turizmin bölgedeki geleceğini ele aldı. Kültür ve turizm politikalarında bölgesel iş birliği vurgusu Muğla’da gerçekleştirilen toplantı; kültür ve turizm politikalarının yerel yönetimler düzeyinde bilimsel temellere dayandırılması, sürdürülebilir ve kapsayıcı yaklaşımların güçlendirilmesi ve MEWA bölgesinde çok paydaşlı iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla düzenlendi. Toplantı kapsamında, akademik sunumlar eşliğinde kültür politikaları, sürdürülebilir turizm, destinasyon yönetimi ve kültürel diplomasinin yerel kalkınmaya etkileri ele alındı. Bu kapsamda, İstanbul Bilgi Üniversitesi UNESCO Kürsüsü Başkanı Doç. Dr. Serhan Ada tarafından gerçekleştirilen sunumlarda; kültür politikalarının yerel yönetişimle ilişkisi, turizmde sürdürülebilirlik ilkeleri, yenilikçi şehir yaklaşımı ve kültürel diplomasinin yerel kalkınmaya katkıları kapsamlı biçimde değerlendirildi. Ayrıca toplantıda 2022-2025 dönemi faaliyetleri gözden geçirilirken, 2026 sonrası için kültür, sürdürülebilir kalkınma, dijitalleşme ve mavi ekonomi odaklı stratejik öncelikler belirlendi. Toplantı, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi Başkanı Ahmet Aras’ın yönetiminde, UCLG-MEWA Kültür ve Turizm Komitesi’nin yeni dönemine güçlü, akademik temelli ve bölgesel iş birliğini önceleyen bir başlangıç olarak değerlendirildi. Toplantının güçlü bir irade beyanı niteliği taşıdığını vurgulayan UCLG-MEWA Genel Sekreteri Dr. Mehmet Duman, gün boyu gerçekleştirilen çalışmaların, kültür ve turizmin yerel yönetimlerin gündeminde belirleyici bir role sahip olduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. Toplantıda konuşan Başkan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla’nın Kültürel varlıkları ile öne çıkan önemli turizm merkezlerinden birisi olduğunu vurgulayarak, "Bizler de bu büyük mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için yerel yönetimler olarak büyük bir gayretle çalışıyoruz. Toplantı boyunca yapılan değerlendirmeler, paylaşılan görüşler ve ortaya konan yaklaşımlar; kültür ve turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı olmadığını, aynı zamanda toplumsal bağları güçlendiren, kentlerin kimliğini koruyan ve gelecek kuşaklara aktarılması gereken ortak bir değer olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bu çerçevede yapılan tartışmaların bizlere önemli bir yol haritası sunduğuna inanıyorum" "Komitemiz, iş birliği ve birlikte üretmenin temelini oluşturuyor" Çalışmalarda deneyimlerin de paylaşıldığını belirten Başkan Aras "Komite Başkanı olarak özellikle vurgulamak isterim ki; komitemiz, fikirlerin ve deneyimlerin paylaşıldığı, iş birliğini ve birlikte üretmeyi esas alan bir yapıdır. Önümüzdeki dönemde kentlerimizin kültürel birikimlerinden güç alarak; turizmi sürdürülebilir, kapsayıcı ve yerel değerlerle uyumlu bir anlayışla ele alan ortak çalışmalar gerçekleştirmeyi hedefliyoruz"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 15:12
Samsun Çarşamba Havalimanı’nda ilk ayda 142 bin 695 yolcuya hizmet
Samsun Çarşamba Havalimanı’nda 2026 yılının ilk ayında 142 bin 695 yolcuya hizmet verildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, Samsun Çarşamba Havalimanı 2026 yılı ocak ayına ait hava yolu uçak, yolcu ve yük istatistiklerini açıkladı. Buna göre ocak ayında iç hat yolcu trafiği 128 bin 600, dış hat yolcu trafiği 14 bin 95 oldu. Böylece ocak ayında toplam 142 bin 695 yolcuya hizmet verildi. Ocak ayında Samsun Çarşamba Havalimanı’na iniş-kalkış yapan uçak trafiği iç hatlarda bin 77, dış hatlarda 135 olmak üzere toplamda bin 212’ye ulaştı. Yük (kargo+posta+bagaj) trafiği ise ocak ayında toplamda bin 362 ton oldu.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 15:05
Başkan Güngör: "Kredi kartlarına getirilen kısıtlama piyasayı daraltır"
BDDK’nın kredi kartı limitlerine yönelik aldığı genel sınırlama kararını değerlendiren MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, düzenlemenin sektörlerde daralmaya yol açabileceğini belirterek, iç piyasa ve nakit akışı açısından risk oluşturduğunu söyledi. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) kredi kartı limitlerine yönelik aldığı son kararları yakından takip ettiklerini belirterek, enflasyonla mücadele hedefi doğrultusunda atılan her adımı önemsediklerini ve mali disiplinin korunmasını desteklediklerini söyledi. Ancak kredi kartı limitlerine getirilen genel sınırlamaların, reel sektör ve vatandaşların günlük yaşamı üzerindeki etkilerinin de bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Güngör, günümüz ekonomik şartlarında kredi kartlarının yalnızca bir tüketim aracı olmaktan çıktığını, ticaretin, hizmet sektörünün ve hane halkı ödemelerinin vazgeçilmez bir unsuru haline geldiğini ifade etti. Eğitim ücretleri, özel okul ve üniversite ödemeleri, sağlık ve hastane giderleri, sigorta primleri, ulaşım, konaklama ve benzeri pek çok harcamanın kredi kartları üzerinden yapıldığına dikkat çekti. Artan enflasyon ve yükselen fiyatlar karşısında yüksek tutarlı ödemelerin nakit olarak yapılmasının fiilen mümkün olmadığını dile getiren Güngör, "Nakit kullanımının azaldığı bir dönemde kredi kartı limitlerinin daraltılması, ekonomik hayatın işleyişini zorlaştıracaktır" dedi. "İç talep baskılanır, işletmeler zorlanır" Kredi kartı kullanımına getirilen sınırlamaların özellikle perakende ve hizmet sektöründe ciddi yansımaları olacağını belirten Güngör, işletmelerin önemli bir bölümünün tahsilatlarını kredi kartı aracılığıyla gerçekleştirdiğini hatırlattı. "Kredi kartı limitlerinin daraltılması, tüketicinin harcama kapasitesini düşürürken, işletmelerin de satışlarını ve nakit akışını olumsuz etkileyecektir. İç talebin baskılanması, perakende, hizmet sektörü ve KOBİ ölçeğindeki işletmelerde ciddi daralmaya yol açabilir" diyen Başkan Güngör, nakit döngüsünün yavaşlamasının zincirleme bir etki oluşturarak üretimden istihdama kadar pek çok alanı etkileyebileceğini ifade etti. "Denge gözetilmeli" Eğitim ve sağlık harcamalarının düzenleme kapsamı dışında bırakılmasını olumlu bulduklarını dile getiren MATSO Başkanı Güngör, bunun yeterli olmadığını belirterek temel ve zorunlu harcamalar için de esneklik sağlanması gerektiğini söyledi. Açıklamasının sonunda ekonomik istikrar kadar ticari hayatın sürdürülebilirliğinin de önemli olduğuna vurgu yapan Güngör, "Finansal disiplin ile piyasa gerçekleri arasında sağlıklı bir denge kurulmalı. Kredi kartı limitlerine ilişkin düzenlemelerin, ticaretin çarklarını yavaşlatmayacak şekilde yeniden değerlendirilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:47
Çoruh’un mavi gerdanlıkları Artvin’e güç katıyor
Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nce Artvin’de son 23 yılda toplam 399 milyar 992 milyon TL değerinde 161 tesisin inşa edildiği bildirildi. Yapılan yatırımlarla suyun etkin yönetildiği, tarım, enerji ve yerleşim alanlarının önemli kazanımlar elde ettiği vurgulandı. DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin su yönetiminin önemini her geçen gün artırdığını belirterek, su yapılarının hem kuraklık hem de taşkınlara karşı kritik bir rol üstlendiğini söyledi. Balta, "İklim değişikliğiyle birlikte suya bağlı afetlerin sayısı ve şiddeti artıyor. Bu nedenle özellikle depolama tesislerimiz büyük önem taşıyor" dedi. Artvin’de Çoruh Nehri ve yan kolları üzerinde inşa edilen 5 barajın, yenilenebilir enerji üretiminde önemli bir kaynak oluşturduğunu ifade eden Balta, son 23 yılda hizmete alınan 7 depolama tesisiyle 4 milyar 592 milyon metreküp su depolama hacmine ulaşıldığını kaydetti. Taşkın riskinin azaltılmasına yönelik çalışmalara da değinen Balta, Artvin genelinde tamamlanan 108 taşkın koruma tesisi ile şehir merkezi dahil 228 yerleşim yeri ve 10 bin 169 hektar arazinin taşkınlardan korunduğunu açıkladı. Enerji yatırımları kapsamında ise Artvin’de 39 hidroelektrik santralinin işletmeye alındığını belirten Balta, bu tesislerin yıllık 8 milyar 15 milyon kilovatsaat enerji üretim kapasitesine sahip olduğunu ve milli ekonomiye önemli katkı sağladığını söyledi. Öte yandan Artvin, Yusufeli, Borçka ve Arhavi ilçelerinde tamamlanan 6 içme suyu tesisi ile yıllık 14,3 milyon metreküp memba kalitesinde içme suyunun temin edildiği, ayrıca 3 sulama tesisiyle bin 640 dekar tarım arazisinin modern sulama sistemlerine kavuşturulduğu bildirildi. DSİ Genel Müdürü Balta, 2025 yılı içerisinde Artvin’de toplam maliyeti 1 milyar 699 milyon TL olan 1 gölet ve 5 taşkın koruma tesisi olmak üzere 6 yeni su yapısının tamamlanarak hizmete sunulduğunu sözlerine ekledi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:47
Ziraat Bankası’ndan Türkeli esnafına kredi desteği
Türkeli Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığı ile Ziraat Bankası Türkeli Şubesi arasında imzalanan protokol kapsamında ilçe esnafına yönelik özel kredi desteği hayata geçirildi. Protokol, Türkeli Ziraat Bankası Müdürü Orhan Güven ile Türkeli Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Ali Karahan tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi. Uygulamanın, Türkeli’deki küçük ve orta ölçekli işletmelerin nakit akışını rahatlatması ve ticari faaliyetlerini güçlendirmesi amaçlanıyor.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:40
Kayseri Jeotermal OTB’de altyapı başladı, yatırımcı talebi zirveye çıktı
Kayseri Valiliği koordinasyonunda Kayseri Ticaret Borsası (KTB) tarafından titizlikle yürütülen Kocasinan Jeotermal Kaynaklı Tarıma Dayalı İhtisas Organize Tarım Bölgesi (OTB), yatırımcıların odak noktası haline geldi. Kayseri’yi jeotermal tarım alanında Türkiye’nin parlayan yıldızı yapacak olan Kocasinan Jeotermal Organize Tarım Bölgesi (OTB) projesinde süreçler tam gaz devam ediyor. Altyapı çalışmalarının sahaya inmesi ve enerji kaynağının verimliliğinin tescillenmesiyle birlikte, bölgeye yatırım yapmak isteyen dev firmalar adeta sıraya girdi. Altyapı çalışmalarının hız kazandığı ve 7. kuyusunda verimli sıcak suya ulaşılan projede, yatırımcıların projeye olan yüksek iştahı dikkat çekiyor. Başkan Bağlamış: "Yatırımcı talebi projenin gücünü gösteriyor" Projedeki son gelişmeleri değerlendiren Kayseri Ticaret Borsası Başkanı Recep Bağlamış, yatırımcıların projeye gösterdiği yoğun ilginin Kayseri ekonomisi için büyük bir moral kaynağı olduğunu vurguladı. Bağlamış, şunları kaydetti: "Kayseri Valiliğimizin koordinasyonunda yürüttüğümüz bu dev projede, altyapı çalışmalarımızın başlamasıyla birlikte yatırımcı nezdinde çok ciddi bir heyecan oluştu. Şunu net bir şekilde ifade edebilirim ki; yatırımcılarımız bölgeye yatırım yapma noktasında son derece iştahlı ve kararlı. Gelen yoğun talepler, projemizin hem teknik altyapısının hem de stratejik konumunun ne kadar doğru planlandığını teyit ediyor." 7. kuyudan müjdeli haber: Verimli sıcak su bulundu Projenin sürdürülebilirliği açısından en kritik aşamalardan biri olan sondaj çalışmalarında da mutlu sona ulaşıldı. Başkan Bağlamış, açılan 7. kuyuda tarımsal üretime en uygun sıcaklık ve debide suya ulaşıldığını belirterek, "7. kuyumuzdan aldığımız verimli sonuçlar, bölgedeki üretim kapasitemizin ne kadar güçlü olacağını kanıtladı. Altyapı ve kaynak çalışmalarımızın eş zamanlı ve sorunsuz ilerlemesi, yatırımcılarımızın projeye olan güvenini daha da pekiştiriyor" dedi. Kayseri’nin tarımsal anlamdaki vizyon projesi olan Jeotermal OTB’de tüm süreçlerin çok iyi gittiğini ifade eden Bağlamış, projenin tamamlanmasıyla birlikte Kayseri’nin yılın 12 ayı üretim yapabilen, modern ve teknolojik bir tarım üssü olacağını sözlerine ekledi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 13:34
OYAK şirketlerinden Miilux OY’dan Avrupa’da stratejik satın alma
OYAK şirketlerinden Miilux OY, dünyaca ünlü madencilik şirketi Metso’nun Finlandiya ve İsveç’te madencilik ekipmanları için kova, dişli ve damper üretimi yapmakta olan ve ayrıca maden sahalarında yerinde servis hizmeti sunan Häggblom şirketini satın aldı. Anlaşma; madencilik ve ağır sanayi sektörlerine yönelik damper, kepçeler ile satış sonrası ve servis hizmetlerini kapsıyor. OYAK şirketlerinden Miilux OY, Häggblom şirketini satın aldığını duyurdu. Satın alma kapsamında Finlandiya ve İsveç’teki üretim tesisleri ile yaklaşık 100 çalışan şirket bünyesine katıldı. Bu adım, şirketin Avrupa’daki üretim ve servis kapasitesini önemli ölçüde artırırken, özellikle İsveç’teki büyük madencilik şirketlerine daha yakın ve hızlı hizmet sunulmasını sağlıyor. Yapılan açıklamaya göre, zırh çeliği ve aşınmaya dayanıklı çelik üretiminde kapasite sınırına ulaşan Miilux OY Finlandiya, bu satın alma ile birlikte Häggblom’un atıl kapasitesini devreye alarak yüksek üretim ve kârlılık hedefliyor. Avantajlı maliyet koşullarıyla gerçekleştirilen işlem, şirketi kendi alanında Avrupa pazarında güçlü ve lider bir konuma taşıyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Miilux OY Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Kocayanak, "Zırh çeliği, aşınmaya dayanıklı çelik ve komponent üretiminde kapasite sınırına ulaşmış olan Finlandiya tesislerimiz, bu yatırım sayesinde Finlandiya ve İsveç’te Häggblom’un mevcut atıl kapasitesini etkin biçimde kullanma imkânı elde etti. Özellikle İsveç’teki büyük ölçekli madencilik şirketlerine daha yakın servis hizmetleri sunarak, yüksek üretim ve kârlılık seviyelerine ulaşmayı hedefliyoruz. Satın almanın, daha önce teklif edilen değerlemelerin önemli ölçüde altında gerçekleştirilmiş olması ise Miilux OY Finlandiya’ya optimum maliyet avantajı kazandırarak, şirketimizi kendi alanında pazarda güçlü ve lider bir konuma taşıdı" dedi. Bu stratejik hamleyle şirket, ürün ve hizmet portföyünü genişleterek madencilik ve ağır sanayi sektörlerinde müşterilerine daha kapsamlı ve katma değerli çözümler sunmayı, pazarda lider konumda olmayı ve gerçekleştirdiği bu yatırımla OYAK üyelerinin nemasına uzun vadeli katkı sunmayı hedefliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder