Son Dakika
|
Balıkesir’de yine sallandı
Yalova’da film gibi kuyumcu soygunu
Beşiktaş’ın anlaşmaya vardığı Amir Murillo, İstanbul’a geldi
Genç taraftarın tribünden düştüğü anlara ait görüntüler ortaya çıktı
Batman’da silahlı kuyumcu soygunu!
Yusuf Demir yeniden Rapid Wien’de
Buca Belediyesinde rüşvet soruşturması: 28 şüpheli hakkında gözaltı kararı
N’Golo Kante, resmen Fenerbahçe’de
Elon Musk net serveti 800 milyar doları aşan tarihteki ilk insan oldu
Nevşehir'de kayıp genç kızdan acı haber!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
The Karakul or Jinnah Cap and Its Place in Pakistan’s Recent History
Dışişleri Bakanı Fidan, İranlı mevkidaşı ile görüştü
Türk Hava Yolları ocak ayında 7,6 milyon yolcu taşıdı
Bakan Yumaklı, "11 milyar liralık kaynağı bu proje ile 11 ilimize aktaracağız"
Antalya’da ilkokulda yangın: Öğrenciler tahliye edildi!
AK Parti MYK başladı
Erman Toroğlu adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
Mardin’e gezmeye gitti, en yakın arkadaşıyla birlikte feci kazada hayatını kaybetti
TEKNOLOJİ
57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması başladı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 17:04:24
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması" başladı. TÜBİTAK tarafından bu yıl 57’ncisi düzenlenen Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın Samsun Bölge Sergisi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde başladı. 1969 yılından bu yana düzenlenen ve Türkiye genelinde 12 bölge merkezinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen yarışmaya bu yıl ülke genelinde 29 bin 739 proje başvurusu yapılarak tarihinin en yüksek başvuru sayısına ulaşıldı. Samsun Bölgesi’nde ise Amasya, Çorum, Giresun, Kastamonu, Ordu, Samsun, Sinop ve Tokat illerinden 12 farklı alanda toplam 3 bin 142 proje başvurusu alınırken, 30 farklı üniversiteden 210 öğretim üyesinin yer aldığı değerlendirme süreci sonucunda 100 proje bölge sergisine davet edildi. Yarışmanın açılışı yapıldı Açılış konuşmalarını gerçekleştiren TÜBİTAK Proje Yarışmaları Samsun Bölge Koordinatörü Prof. Dr. Yıldıray Topcu, "Bu yıl bölgemizde 12 farklı alanda toplam 3 bin 142 proje başvurusu yapılmıştır. Türkiye genelinde ise 29 bin 739 proje ile yarışma tarihinin en yüksek başvuru sayısına ulaşılmıştır. Bu tablo, ülkemizde bilim ve araştırmaya olan ilginin her geçen gün arttığını göstermekte ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz ile geleceğe dair umutlarımızın ne kadar güçlü temellere dayandığını ortaya koymaktadır. Hedefimiz, hem proje sayısını hem de proje niteliğini daha da ileri taşımaktır. Projelerin ön inceleme ve değerlendirme süreçlerinde 30 farklı üniversiteden 210 öğretim üyesi görev almıştır. Her proje, alanında uzman üç jüri üyesi tarafından titizlikle değerlendirilmiş ve bu süreç sonunda 12 alandan 100 proje bölge sergisine davet edilmiştir. Ondokuz Mayıs Üniversitemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu sergi sonunda finalist olarak seçilecek projeler, Mayıs ayında Ankara’da düzenlenecek Türkiye Finalinde bölgemizi temsil edecektir. TÜBİTAK’ın düzenlediği bu yarışmaların temel amacı; gençlerimizi düşünmeye, sorgulamaya, araştırmaya ve karşılaştıkları problemlere bilimsel çözümler üretmeye teşvik etmektir. Bu süreçte verilen ödüller bir amaç değil, gençlerimizi bilimsel çalışmalara yönlendiren birer motivasyon aracıdır. Asıl kazanım; öğrencilerimizin ve danışman öğretmenlerimizin bu süreçte edindikleri bilgi, deneyim ve becerilerdir" dedi. "Emeğin, sabrın ve bilimsel düşüncenin somut bir göstergesi" OMÜ Rektör Yardımcı Prof. Dr. Çetin Kurnaz ise, "Alanında uzman akademisyenlerimizin titiz değerlendirmeleri sonucunda, 12 farklı alandan 100 projenin bölge finaline kalmaya hak kazanması, burada sergilenecek çalışmaların ne denli nitelikli ve emek yoğun olduğunu göstermektedir. Önümüzdeki üç gün boyunca öğrencilerimizin projelerini ziyaretçilere sunacak olması, bilimsel paylaşımın ve akademik etkileşimin en güzel örneklerinden birini oluşturacaktır. Değerli gençler, bugün burada sergilediğiniz her proje yalnızca bir yarışma çalışması değil; aynı zamanda merakın, emeğin, sabrın ve bilimsel düşüncenin somut bir göstergesidir. Sizler, Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki geleceğini şekillendirecek araştırmacılar, mühendisler, bilim insanları ve girişimcilersiniz" diye konuştu. Akabinde TÜBİTAK 57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması’nın açılış kurdelesi kesilerek yarışmada yer alan projeler incelendi. Projenin açılışına Samsun Milli Eğitim Müdürü Murat Ağar da katıldı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:40
Menemen’de binlerce yürek, Kurtuluş Savaşı ruhunu hissetti
Menemen Belediyesi’nce Cumhuriyetin 102. kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında hizmete açılan Dijital Deneyim Merkezi, ilk üç ayında binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Atatürk ve Kurtuluş Savaşı temasıyla yapılan gösterim, Menemenlilerden tam not aldı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Milli değerlerimizi yarınlara taşımak bizim için onurdur" dedi. Menemen Belediyesi Dijital Deneyim Merkezi, özellikle çocuklar başta olmak üzere milli mücadele ruhunu öğrenmek ve yeniden yaşamak isteyenlerin adresi haline geldi. 270 derecelik gösterim alanıyla eşsiz bir görsel ve ses olarak şölen yaşatan merkezde, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk temalı gösterim yoğun ilgi görüyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 102. kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında Mermerli Mahallesi’nde hizmete giren merkez; Kasım, Aralık ve Ocak aylarında birçok gösterimini kapalı gişe olarak gerçekleştirdi. İlçe dışından da yoğun ilgi Menemen Belediyesi ve Menemen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında Menemen Belediyesi’ne ait servis araçlarıyla öğrencilerin de ücretsiz olarak taşındığı Dijital Deneyim Merkezi, ilk üç ayında 6 bin 140 ziyaretçiyi ağırladı. Şimdiye dek toplam 29 okulun ziyaret ettiği merkez, ilçe dışından da yoğun ilgi görüyor. İzmir’in farklı noktalarından Menemen’e gelen ziyaretçiler, gösterim sırasında milli değerleri bir kez daha güçlü bir şekilde hissederken, Bergama’dan da Osman Nuri Ersezgin İlkokulu, 50 öğrencisiyle ziyaretçiler arasında yerini aldı. Menemen’de ziyaret alanları artıyor Menemen Belediyesi’nin ilçede yaptığı yatırımlar, ilçe halkına hitap ettiği kadar ilçe dışından da ziyaretçi çekiyor. Özellikle Türkiye’nin en büyük tematik çocuk oyun köyü olan Menemen Belediyesi Çocuk Oyun Köyü’ne gelen aileler, aynı gün içinde Dijital Deneyim Merkezi’ni de ziyaret ettikten sonra hem dinlenip kahve ve çay içmek hem de yemek yemek için Aynısefa Sosyal Tesisleri’ni tercih ediyor. "Evlatlarımıza milli değerleri aşılıyoruz" Dijital Deneyim Merkezi’nin kısa sürede yoğun bir ziyaretçi trafiği almasından memnuniyet duyduğunu ifade eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Dijital Deneyim Merkezi’nin hem evlatlarımızın şanlı tarihimizi öğrenmesi hem de büyüklerin o günleri hissetmesi adına önemli bir köprü görevi gördüğüne dikkat çekti. Başkan Pehlivan, "Evlatlarımızın eğitimi, milli duyguların aşılanması, sosyal alanda fark oluşturan projelerin oluşturulması gibi konularda Menemen Belediyesi olarak bugüne kadar birçok çalışmaya imza attık ve hemşehrilerimizden takdir gördük. Dijital Deneyim Merkezimiz de açıldığı günden bugüne büyük ilgi görüyor. Henüz bu özel deneyimi yaşamamış tüm hemşehrilerimizi buraya davet ediyoruz" dedi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:18
Arşivlerde unutulan Çanakkale türküleri yapay zeka desteğiyle yeniden gün yüzüne çıkıyor
Çanakkale’de Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç tarafından yürütülen proje ile TRT Türk Halk Müziği Repertuarına kayıtlı olmasına rağmen yörede icracıları kalmayan, unutulmaya yüz tutmuş türküler yapay zeka desteğiyle yeniden yorumlanarak vatandaşlarla buluşturuluyor. TRT Türk Halk Müziği Repertuar kayıtlarında Çanakkale’de 1947 yılından itibaren yapılan çeşitli derleme faaliyetleriyle 40’a yakın türkü ve oyun-zeybek havasının derlenerek kaydedilip notalarının çıkarıldı. Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç, repertuarda kayıtları bulunan ve yörede eskisi gibi icra edilmeyen Çanakkale türkülerini tespit ederek 25 saniye ila 1,5 dakika arasında değişen ses ve nota kayıtlarını deşifre etti. Bu eserleri bağlama ile çalışıp destek alınan yapay zekâ programına kaydetti. Sonrasında ise üzerinde çeşitli düzenlemeler yaparak Çanakkale yöresi türkü kültürünün icra, ezgi ve enstrüman yapısına uygun olarak nihai kayıtları elde etti. Çalışmalar neticesinde ‘Çanakkale Türküleri-I’ başlıklı 8 eserden oluşan albüm oluştu. Doç. Dr. Mustafa Dinç, "Çanakkale yöresinde de 9-8’lik roman müziği dediğimiz müziklerin icra edildiğini görüyoruz. Bu tekdüzelik veya yozlaşmaya karşı da aslında bir önlem oldu bizim yaptığımız çalışma. Çanakkale türkü kültürünün bir kat daha zengin olduğunu anlatmaya çalışıyoruz böylelikle" dedi. Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç, yapay zeka ile Çanakkale türklerini gün yüzüne çıkarmaya yönelik çalışmaları hakkında şunları söyledi: "Çanakkale türküleri olarak kamuoyunun bildiği türküler daha önce çeşitli albümlere, çalışmalara konu edilmiş türküler var. İşte; Sıra sıra Siniler, Karyolamın Demiri, Balıkesir Yolunda, Evreşe Yolları gibi çeşitli türkülerin çıktığını görüyoruz. Fakat TRT Türk Halk Müziği repertuarına baktığımızda bunlardan daha fazla Çanakkale’de kaydedilmiş, derlenmiş ve notaya alınmış türkülerin olduğunu keşfettik. Böylelikle bunları yeniden yapay zeka desteğiyle kamuoyuna duyurup Çanakkalelilerin dinlemelerine sunmayı düşündük ve böylece bir proje başlatmış olduk." Doç. Dr. Mustafa Dinç, öğrencileri ile yaptığı ders esnasında böyle bir fikirin ortaya çıktığını söyleyerek "Esasında bu proje, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinde Türk Dil Edebiyatı Bölümünde okutmakta olduğum Uygulamalı Halk Bilimi dersinin bir ürünü oldu. Daha doğrusu çıkış noktası bu dersimiz oldu. Biz Uygulamalı Halk Bilimi derslerinin kapsamında halk biliminin 21. yüzyıldaki seyriyle ilgili veya kentleşme gibi toplumsal dinamiklerin halk bilimini nasıl değiştirip dönüştürdüğü veya folklorik ürünlerin bunlar arasında nasıl yer aldığıyla ilgili konuşuyorduk. Öğrencilerimizin pek çoğu da son bir yıldır gündemde olan bu yapay zeka araçlarıyla türkülerin yeniden yorumlanmış hallerine aşırı ilgi gösterdiklerini söylediler. Bunların da uygulamalı halk bilimi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışıyorduk derslerimizde. Hasılı biz neden denemiyoruz diyerek başladık ve bu proje ortaya çıktı" dedi. Çanakkale yöresine ait müziklerin yozlaştığını ve değiştiğini vurgulayan Mustafa Dinç, bu projenin bunun önüne geçmesini hedeflediklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Projede konumuz Çanakkale’nin türküleriydi. Bildiğimiz pek çok türkü var aslında yani 12-13 tane kamuoyuna mal olmuş Çanakkale türküleri olarak işte çeşitli albümlerde çeşitli sanatçıların seslendirdiği türküler var. Bizim yaptığımız iş ise bunların haricindeki yani literatüre bir bakıyoruz ya da Türk Halk Müziği TRT Repertuarına bir baktığımızda 37 tane türkünün, 8 tane de oyun havasının veya zeybek havasının olduğunu görüyoruz. Bunlar arasında 1947’de Nida Tüfekçi, Muzaffer Sarısözen, Saniye Can, Ankara Üniversitesi, Devlet Konservatuarı gibi kişi ve kurumların derlediği 1947’den itibaren pek çok eserin olduğunu gördük ve bunların pek çoğunun da günümüz Çanakkale halkı arasında bilinmediğini gördük. Ben de Çanakkaleliyim, ne düğünlerimize ne derneklerimize bunlar çalınıyor, icra ediliyor. Kaldı ki zaten günümüz türkü kültürüne baktığımızda bir tektipleşmenin olduğunu görüyoruz. Bir maalesef yozlaşmanın olduğunu görüyoruz. Ortak bazı iki dörtlük, dört dörtlük türkülerin devam ettiğini veya popüler, tüm yurt çapında popüler olan türkülerin veya eserlerin düğünlerde çalındığını. Çanakkale yöresinde de 9-8’lik roman müziği dediğimiz müziklerin icra edildiğini görüyoruz. Bu yozlaşmaya karşı da aslında bir önlem oldu bizim yaptığımız çalışma. Deneysel Türküler isimli kanalımızda, müzik platformlarında paylaşmaya başladık. Tabii güzel de geri dönüşler alıyoruz. Çanakkale türkü kültürünün bir kat daha zengin olduğunu anlatmaya çalışıyoruz böylelikle."
09 Şubat 2026 Pazartesi - 09:52
Menteşe’de teknoloji devrimi geleceğin yıldızları için başvurular başladı
Muğla’nın Menteşe ilçesinde gençleri geleceğin dünyasına hazırlayacak olan DENEYAP Teknoloji Atölyeleri için geri sayım başladı. 36 ay sürecek ücretsiz eğitim programı için son başvuru tarihi 6 Mart olarak açıklandı. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Uluslararası Gençlik Merkezi, teknoloji tutkunu gençleri heyecanlandıracak büyük bir fırsatın kapılarını aralıyor. "Geleceğin Teknoloji Yıldızları Programı" kapsamında hayata geçirilen DENEYAP Teknoloji Atölyeleri için yeni dönem öğrenci başvuruları resmi olarak başladı. 2025-2026 eğitim-öğretim yılını kapsayan bu prestijli programa; İlkokul 4. sınıf öğrencileri, Ortaokul 5. ve 8. sınıf öğrencileri, Lise Hazırlık ve 9. sınıf öğrencileri başvuru yapabilecek. DENEYAP bünyesinde eğitim almaya hak kazanan öğrenciler, 36 ay boyunca modern laboratuvarlarda uygulamalı eğitim görecek. Müfredatta; yazılım, robotik kodlama, yapay zekâ, elektronik, havacılık ve uzay teknolojileri gibi çağın en kritik alanları yer alıyor. Programın temel amacı, gençlerin sadece teknoloji tüketen değil, analitik düşünen ve üreten bireyler haline gelmesini sağlamak. Geleceğin teknoloji liderlerini belirlemek için adaylar üç aşamalı bir eleme sürecinden geçecek. Adaylar ilk aşamada çevrimiçi genel yetenek sınavına girecek. İlk aşamayı geçenler, kendilerine verilen görevleri belirli bir sürede tamamlayacak. Son aşamada ise adaylar, pratik becerilerini sergileyecekleri bir uygulama sınavına davet edilecek. Tüm aşamaları başarıyla tamamlayan şanslı öğrenciler, 3 yıl boyunca sunulan tüm bu imkanlardan hiçbir ücret ödemeden yararlanacak. Teknolojiye meraklı, üretken ve hayalleri olan tüm gençler için büyük bir kapı aralayan DENEYAP programına başvurular 6 Mart tarihine kadar devam edecek.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Şubat 2026 Pazar- 11:52
Nurol Teknoloji’den balistik seramikte ezber bozan üretim: Küresel arz açığına Türkiye’den yanıt
2
09 Şubat 2026 Pazartesi- 10:18
Arşivlerde unutulan Çanakkale türküleri yapay zeka desteğiyle yeniden gün yüzüne çıkıyor
3
05 Şubat 2026 Perşembe- 08:44
ADÜ Teknokent’ten dünya sahnesine
4
08 Şubat 2026 Pazar- 10:58
Böcek Müzesi 30 bin örnekle bilime katkı sunuyor, çocukların korkularını yeniyor
5
08 Şubat 2026 Pazar- 11:45
Nurol Teknoloji’den balistik seramikte ezber bozan üretim: Küresel arz açığına Türkiye’den yanıt
06 Şubat 2026 Cuma - 12:13
Zihinsel engelli çocuklara sahip ailelere yapay zekalı destek
Antalya Valiliği himayesinde Akdeniz Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen ve Avrupa Birliği Erasmus Plus KA220 kapsamında desteklenen Zihinsel Engelli Çocuklu Aileleri Güçlendirmeye Yönelik Avrupa Dijital Ağı ve Sanal Merkezi "European Digital Network and Virtual Centre for Empowering Families with Intellectual Disability Children (VICEFAM-CID)" başlıklı projenin açılış programı gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi’nin koordinatörlüğünde yürütülen projede Antalya Valiliği, Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV), bo Academy University (Finlandiya), University of Maribor (Slovenya), Association for Innovation and Education (AFIE) (Polonya) proje ortağı olarak yer alıyor. Proje; zihinsel engelli çocuklara sahip ailelerin dijital araçlar ve yapay zekâ destekli öğrenme çözümleri aracılığıyla güçlendirilmesini, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir Avrupa dijital destek ağı oluşturulmasını ve aile temelli yenilikçi eğitim modellerinin geliştirilmesini amaçlıyor. Ailelerin yükünü hafifletmek görevimiz 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü vesilesiyle hayatını kaybedenleri anarak konuşmasına başlayan Antalya Valisi Hulusi Şahin, projenin hem insani hem de teknolojik boyutuna dikkat çekti. Vali Şahin, engelli bireye sahip ailelerin omuzlarındaki yükün ağırlığına değinerek, kamu ve akademik camianın bu süreçteki rolünü vurguladı. Vali Şahin, "Engelli bireyi olan bir ailenin yükü tarifi imkânsız seviyede. Bu yükü ne kadar azaltabilirsek, bu yükün altına ne kadar omuz koyabilirsek o kadar iyi. Bir toplumun gelişmişlik seviyesini, özel ilgiye muhtaç bireylerine gösterdiği ilgiyle ölçebiliriz. Burada başarılı işler yapabilmek, medeniyet karnemizin ana göstergesidir." dedi. Dijital dönüşüm ve yapay zeka Projenin yenilikçi çözümler sunmasını değerli bulduğunu ifade eden Vali Şahin, dijitalleşmenin getirdiği fırsatların engelleri aşmak için kullanılması gerektiğini belirtti. Yapay zeka uygulamalarının özel eğitim alanındaki önemine değinen Vali Şahin, "Büyük bir dijital dönüşümün içindeyiz. Bu dünyanın meyvelerini çocuklarımızın istifadesine sunmamız lazım. Dijitalleşmenin sunduğu imkanlarla eğitimdeki engelleri aşmak temel hedefimiz olmalı." ifadelerini kullandı. Projenin uluslararası boyutuna dikkat çeken Vali Şahin, Türkiye ile Polonya, Slovenya ve Finlandiya’dan ortakların deneyimlerini paylaşacağını belirtti. Proje kapsamında kurulacak dijital ağ sayesinde, zihinsel engelli bireylerin eğitimine dair iyi uygulama örneklerinin sürdürülebilir bir şekilde paylaşılacağını ifade etti. Vali Şahin, konuşmasının sonunda proje ekibine, Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü’ne ve uluslararası partnerlere teşekkür etti. Üniversitelerin görevi bilgiyi topluma sunmak Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Üniversitelerin en kıymetli görevi, bilgiyi toplumun hizmetine sunmaktır. Bu proje, tam da bu misyonun somut bir ifadesi. Hemşirelik Fakültemiz, Mühendislik Fakültemiz ve İletişim Fakültemizden hocalarımızın ortak emeği, sadece akademik bir çalışma değil, doğrudan insan hayatına dokunan bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor." dedi. İş birliğinin önemine dikkat çeken Rektör Özkan, "Biliyoruz ki engellilik gibi karmaşık ve çok boyutlu meselelerde, çözüm üretmek yalnızca tek bir kurumun başarabileceği bir şey değil. Bu alan; akademik bilginin, uluslararası deneyimin, kamu gücünün ve sivil toplumun sahadaki gerçekliğinin bir araya gelmesiyle gelişiyor. Farklı bakış açıları yan yana geldiğinde hem daha kapsayıcı hem de gerçekten karşılığı olan çözümler ortaya çıkıyor. Bu proje tam da böyle bir iş birliğinin ve ortak bir sorumluluk duygusunun ürünüdür." şeklinde konuştu. Hedef ailelerin ve çocukların hayatını kolaylaştırmak Projenin amacının asıl hedefinin ailelerin ve çocukların yaşamını kolaylaştırmak olduğunu söyleyen Rektör Özkan, "Projemizin en heyecan verici çıktıları arasında yer alan Yapay Zekâ Destekli Sanal Öğrenme ve Destek Merkezi ile Aileden Aileye Avrupa Dijital Ağı, teknolojiyle insani dayanışmayı aynı çatı altında buluşturacaktır. Bu merkez üzerinden sunduğumuz dijital eğitim modülleri ve rehberlik araçları, yalnızca ailelerimize değil; öğretmenlerden psikologlara kadar sahada emek veren tüm profesyonellerimizin de dijital yetkinliklerini en üst seviyeye taşıyacaktır. Antalya Valiliğimiz ve ZİÇEV gibi değerli paydaşlarımızın katkılarıyla, bu dijital dönüşümü kamu politikalarına entegre ederek Türkiye ve Avrupa için örnek teşkil edecek bir başarı hikayesi yazacağımıza yürekten inanıyorum." dedi. Rektör Özkan, 6 Şubat depreminin yıl dönümünde, depremde hayatını kaybedenleri anarak konuşmasını tamamladı. VICEFAM-CID Proje Yürütücüsü Prof. Dr. İlkay Boz, projenin temel çıkış noktasını "sahadaki gerçek ihtiyaçlar" olarak tanımlayarak sistemin genellikle çocuklara odaklandığını ancak asıl yükü taşıyan ailelerin yalnız kaldığını vurguladı. Boz, Avrupa’da zihinsel engelli çocukların yüzd 70’inin ailesiyle yaşadığı ve bu ailelerin ciddi bir tükenmişlik ve sosyal izolasyonla mücadele ettiği belirtti. Boz, proje kapsamında, yapay zeka destekli dijital öğrenme platformları oluşturulacağını, erişilebilir eğitim materyalleri ve psikososyal destek bileşenleri geliştirileceğini, Avrupa çapında "aileden aileye" etkileşim sunan bir dijital ağ kurulacağını söyledi. Boz, Akdeniz Üniversitesi’nin koordinatörlüğünde yürütülen projede; Finlandiya (bo Akademi Üniversitesi) yapay zeka altyapısıyla, Slovenya (Maribor Üniversitesi) dijital araç geliştirme uzmanlığıyla, Polonya ise sürdürülebilirlik ve saha tecrübesiyle yer aldığını ve Antalya Valiliği’nin ise projenin kamu kurumlarıyla entegrasyonu ve yaygınlaştırılmasında stratejik ortaklık üstlendiğini ifade etti. Boz, proje sonunda elde edilecek modelin, yalnızca yerel bir çözüm kalmayıp, Avrupa genelinde uygulanabilir bir "politika değişim modeli" haline getirilmesi hedeflendiğini ifade etti.
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:37
Tokat Teknopark’tan bölge ekonomisine büyük katkı
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Tokat Teknopark, ortaya koyduğu ekonomik ve teknolojik performansla dikkat çekiyor. Açıklanan güncel veriler, teknoparkın bölgesel kalkınmaya ve ulusal ekonomiye sağladığı katkının her geçen gün arttığını gösteriyor. Tokat Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren firmalar tarafından bugüne kadar 270 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Aynı zamanda teknopark firmalarının toplam satış hacmi 1 milyar 208 milyon 285 bin 711 TL’ye ulaştı. Bu veriler, teknoparkın ekonomik sürdürülebilirlik ve ticarileşme açısından önemli bir başarı yakaladığını ortaya koyuyor. Teknopark çatısı altında 63 firma aktif olarak faaliyet gösterirken, bu firmalarda 300 nitelikli personel istihdam ediliyor. Tokat Teknopark, sunduğu altyapı ve destek mekanizmalarıyla girişimciler ve Ar-Ge odaklı şirketler için güçlü bir çalışma ortamı sağlıyor. Tokat Teknopark’ta hâlihazırda 90 proje devam ederken, yürütülen Ar-Ge çalışmaları sonucunda 127 ürünün ticarileştirildiği bildirildi. Bu durum, üniversite-sanayi iş birliğinin somut ve ekonomik değere dönüşen çıktılar ürettiğini gösteriyor. Bölgesel kalkınmada stratejik bir merkez Akademik bilgi ile sanayi deneyimini bir araya getiren Tokat Teknopark, yenilikçi ve katma değerli üretimi destekleyerek Tokat’ın teknoloji ve girişimcilik alanındaki konumunu güçlendiriyor. Yetkililer, önümüzdeki dönemde ihracat rakamlarının ve ticarileşen ürün sayısının daha da artmasının hedeflendiğini ifade ediyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 13:02
Bayraktar KIZILELMA eğitim uçuşunu başarıyla tamamladı
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’ın 2026’nın ilk çeyreğinde envantere gireceğini duyurduğu Bayraktar KIZILELMA, uçuş eğitimi gerçekleştirdi. Baykar’ın tamamen öz kaynaklarıyla milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar KIZILELMA, eğitim uçuşlarına devam ediyor. Tekirdağ Çorlu’daki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanan milli insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA, eğitim uçuşu gerçekleştirdi. KIZILELMA’nın 2026 yılının ilk çeyreğinde envantere girmesi bekleniyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:20
TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nun üçüncü sezonu başladı
Türkiye’nin havacılık motorlarındaki lider şirketi TEI’nin, geleceğin teknisyenlerini yetiştirmeyi amaçlayan programı TEI Havacılık Teknisyen Okulu, TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit’in açılış dersiyle üçüncü sezonuna başladı. Eskişehir Valiliği himayesinde ve Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nun açılış dersi için gerçekleştirilen törene; TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve TEI yetkilileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Tören kapsamında öğrencilere seslenen Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, mesleki eğitimin önemine vurgu yapmanın yanı sıra, savunma sanayi alanındaki millî projeler için çalışmanın aynı zamanda vatana hizmet olduğunun altını çizdi. Son olarak bu alandaki destekleri nedeniyle TEI’ye teşekkürlerini sunan Aydın, yeni dönemde öğrencilere başarılar diledi. Programın açılış dersi TEI 101’de öğrencilerle bir araya gelen TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, yerli ve millî savunma sanayi teknolojilerinin önemini anlatırken, TEI’nin faaliyetlerini ve Türkiye’nin millî havacılık motorları serüvenini katılımcılarla paylaştı. 11 hafta sürecek TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nda havacılık ve savunma sanayi sektöründe yer alan üretim ve imalat alanlarıyla ilgili teknik dersler yer alıyor. Okul öncesi eğitimden lisansüstü eğitime kadar, her seviyede eğitim çalışmalarını desteklemeye devam eden TEI, 2024 yılında hayata geçirdiği TEI Havacılık Teknisyen Okulu ile meslek liseli öğrencilerin sektöre dair teknik bilgi ve becerilerini artırmanın yanı sıra, Eskişehir’in istihdamına da destek olmayı hedefliyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:18
‘Akıllı telefonlar ve marka hakimiyetleri yapay zeka ile yeniden şekilleniyor’
Öğretim Üyesi Dr. Yelda Fırat, "Akıllı telefonlar, yapay zeka ile derinlemesine entegre oldukça bugüne kadar alıştığımız cihaz ve marka hakimiyetleri sorgulanır hale geliyor. Önümüzdeki dönemde bazı köklü markaların tarih sahnesinden silinmesi sürpriz olmayabilir" dedi. Akıllı telefonlar son 15 yılda dijital dünyanın merkez cihazı konumunda iken, yapay zeka çağının yükselişi bu dengeleri ciddi şekilde sarsıyor. OpenAI, Meta ve Amazon gibi teknoloji devleri, klasik dokunmatik ekran deneyiminin ötesine geçen yapay zeka destekli cihazlar geliştiriyor. Akıllı gözlükler, giyilebilir cihazlar ve hatta ekransız ara yüzler, kullanıcıların etkileşimini daha canlı, enerjik hale getirmeyi hedefliyor. Analistler, küresel akıllı telefon satışlarının bu yıl yüzde 6 düşmesini bekliyor. Çip krizleri ve yapay zeka odaklı donanım talebindeki artış, telefon üreticilerini daha da zorluyor. Mudanya Üniversitesi Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Yelda Fırat, akıllı telefonlar ve yapay zekanın kesişiminde yaşanan değişimle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Akıllı telefonların merkezi rolünün dönüşmekte olduğunu vurgulayan Fırat, "Akıllı telefonlar, yapay zeka ile derinlemesine entegre oldukça bugüne kadar alıştığımız cihaz ve marka hakimiyetleri sorgulanır hale geliyor. Önümüzdeki dönemde bazı köklü markaların tarih sahnesinden silinmesi sürpriz olmayabilir. Apple-Google ikilisinin uzun yıllardır süren üstünlüğü artık donanımdan çok veri ve yapay zeka modellerini kimin kontrol ettiği üzerinden şekilleniyor. Bu dönüşüm yalnızca teknolojik değil, küresel ölçekte yaşanan rekabet ve güç dengeleriyle de doğrudan bağlantılı" dedi. Yapay zeka modelleri klasik arama motorlarının önüne geçiyor Dr. Fırat, yapay zeka modellerinin klasik arama motorlarının yerini almaya başladığını ve küresel rekabetin bu alanda yoğunlaştığını belirterek, "Bugün ChatGPT, Grok, DeepSeek gibi yapay zeka modelleri klasik arama motorlarının önüne geçmiş durumda. Google çoğu kullanıcı için bilgi kaynağından çok konum ve yön bulma aracı haline geldi. Yapay zeka, dünyada üretilmiş verilerin ortalamasından hareket eden, geçmişten beslenen ve yeni olanı tahmin etmeye çalışan bir yapı. ABD ve Çin arasında bu alanda açık bir rekabet yaşanıyor ve yapay zeka dünyasında adeta bir ‘model savaşı’ sürüyor" diye konuştu. Teknolojik değişimin meslekleri dönüştürdüğünü belirten Fırat, yapay zekayı doğru kullanmanın önemine dikkat çekti. Fırat, "Bu gelişmeler sağlık ve eğitim başta olmak üzere birçok mesleği dönüştürüyor. Özellikle sağlık alanında yapay zekanın büyük bir devrim oluşturacağına inanıyorum; bazı branşlar dışında mevcut doktorluk pratiğinin köklü biçimde değişmesi kaçınılmaz. Eğitimde ise sınav merkezli sistemlerin anlamını yitirdiği bir döneme giriyoruz. Asıl mesele, yapay zekayı en doğru şekilde nasıl kullandığımız; çünkü yapay zeka yanılabilir ve onu doğru yönlendirmek hala insanın sorumluluğunda" dedi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:15
Kış kulübü bilim merkezini inceledi
DÜZCE (İHA) –Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Kış Kulübü etkinlikleri kapsamında gençler, Düzce Belediyesi Bilim Merkezi’ni ziyaret ederek bilimin keşif ve öğrenme dolu dünyasıyla buluştu. Düzce Belediyesi Bilim Merkezi binlerce çocuk ve genci ağırlamaya devam ediyor. Gençler; bilimsel deney düzenekleri, interaktif sergi alanları ve uygulamalı istasyonları inceleyerek farklı bilim alanlarına dair bilgi edinme fırsatı buldu. Bilimin günlük yaşamla olan ilişkisini yakından görme imkanı bulan gençler, merak duygularını pekiştiren keyifli bir deneyim yaşadı. Programın devamında Matematik Atölyesi’nde gerçekleştirilen etkinliklerle gençler, problem çözme, mantık yürütme ve analitik düşünme becerilerini geliştiren eğlenceli ve öğretici çalışmalar yaptı. Atölye çalışmaları sayesinde hem düşündüler hem de üretmenin mutluluğunu yaşadılar. Gerçekleştirilen etkinliklerle, gençlerin bilimsel farkındalıklarının artırılması, öğrenmeyi eğlenceli hale getiren uygulamalarla akademik ve kişisel gelişimlerine katkı sunulması amaçlandı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:21
Geleceği üretenler TEKNOFEST’te buluşuyor; 2026 teknoloji yarışmalarına başvurular başladı
Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST kapsamında düzenlenecek 2026 yılı Teknoloji Yarışmaları için başvurular başladı. Bu yıl Şanlıurfa’da gerçekleştirilecek olan TEKNOFEST, 75 milyon TL ödül ve 100 milyon TL’nin üzerinde maddi destek ile gençleri geleceğin teknolojilerini üretmeye davet ediyor. Yarışmalara başvurular 20 Şubat tarihine kadar devam edecek. TEKNOFEST 2026, binlerce yıllık tarihi ve köklü medeniyet mirasıyla öne çıkan Şanlıurfa’da, 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında GAP Havalimanı’nda düzenlenecek. Bilimi ve teknolojiyi "tarihin sıfır noktası" olarak anılan Şanlıurfa’da milyonlarla buluşturacak festival, bu yıl da yenilenen yarışma kategorileriyle dikkat çekiyor. Dünyanın en büyük ödüllü teknoloji yarışmalarına ev sahipliği yapan TEKNOFEST kapsamında, 2026 yılında 52 yarışma ve 127 alt kategoride teknoloji yarışmaları düzenlenecek. Yarışmalar; roket teknolojilerinden tarım teknolojilerine, insansız hava araçlarından sağlıkta yapay zekâ uygulamalarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Bu kapsamda; Roket Yarışması, Tarım Teknolojileri Yarışması, İnsansız Hava Araçları Yarışmaları, Çelikkubbe Hava Savunma Sistemleri Yarışması, Sağlıkta Yapay Zekâ Yarışması ve Hareketli Uydu Terminali Yarışması gibi birçok alanda gençler projelerini sergileme fırsatı bulacak. TEKNOFEST 2026’da önceki yıllardan farklı olarak, Elektronik Harp Yarışması, İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon Yarışması, TEKNOFEST Maden Teknolojileri Yarışması, FPV Drone İzleme (Tracking) Yarışması ve İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması ilk kez başvuruya açıldı. Yeni yarışmalar, teknoloji tutkunlarına güçlü deneyimler ve yeni ufuklar sunmayı hedefliyor. 2018 yılından bu yana inovasyonun ve üretmenin merkezi olan TEKNOFEST, bugüne kadar 4 milyonun üzerinde başvuruya ev sahipliği yaptı. TEKNOFEST 2026’da ise ilkokuldan lisansüstü seviyeye kadar her eğitim düzeyinden binlerce genç, hayallerini projeye dönüştürme imkânı yakalayacak. T3 Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde; kamu kurumları, üniversiteler, teknoloji şirketleri ve medya kuruluşlarının destekleriyle düzenlenen TEKNOFEST, 2026 yılında Şanlıurfa’da teknoloji severlerle buluşmaya hazırlanıyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 08:44
ADÜ Teknokent’ten dünya sahnesine
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent bünyesinde geliştirilen startup projesi, Web Summit Qatar 2026’ya kabul edilirken, proje Katar’da 3 yıl vergi ve ücret muafiyetli şirket kurma hakkı kazandı. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ), teknoloji ve girişimcilik alanındaki uluslararası görünürlüğünü artırmaya devam ediyor. ADÜ Teknokent bünyesinde geliştirilen startup projesi, dünyanın en prestijli teknoloji etkinliklerinden biri olan Web Summit Qatar 2026’ya kabul edilerek önemli bir başarıya imza attı. ADÜ Aydın Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. İbrahim Engin Öztürk ile Öğr. Gör. Dr. Hande Kafadar tarafından geliştirilen proje, binlerce başvuru arasından seçilerek "Etkili Startup (Impact Startup)" kategorisinde yer almaya hak kazandı. Web Summit Qatar 2026 kapsamında elde edilen bu başarıyla birlikte proje, Qatar Science & Technology Park (QSTP) tarafından desteklenmeye hak kazandı. Bu çerçevede projeye Katar’da 3 yıl süreyle tüm ücret ve vergilerden muaf şekilde şirket kurma hakkı tanındı. Öte yandan, 1-4 Şubat 2026 tarihleri arasında Doha’da düzenlenen Web Summit Qatar 2026 kapsamında Katar’da bulunan Öğr. Gör. İbrahim Engin Öztürk, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ev sahipliğinde, Doha Büyükelçiliği tarafından düzenlenen resepsiyona katıldı. "Invest in Türkiye" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte proje, Katarlı ve uluslararası sektör temsilcilerine tanıtılarak muhtemel iş birlikleri üzerine görüşmeler yapıldı.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 18:32
Turgut Özal Tıp Merkezi’nin yenilenen Acil Servisi hizmete açıldı
İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nin yenilenen Acil Servisi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen açılış programına Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, İl Emniyet Müdürü Kayhan Ay, İl Jandarma Komutanı Tolunay Başer, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, siyasi parti il başkanları, akademisyenler ve acil servis çalışanları katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Erol Karaaslan, Acil Servisi’nin yenilenen yüzüyle hizmete açıldığını söyledi. Malatya’nın bölgeye kesintisiz kaliteli hizmet vermeye devam ettiğini söyleyen Prof. Dr. Karaaslan, "Göreve başladığımız ilk dönemde Rektörümüzün yönlendirmeleri doğrultusunda mevcut acil servisimizin yetersiz kaldığını gördük. Bugün burada yalnızca fiziki bir alanın değil, nitelikli acil sağlık hizmetinin açılışını hep birlikte gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz yenilenmiş acil servisimizle Turgut Özal Tıp Merkezi bölgesel bir hastane olmanın ötesine geçerek ulusal ölçekte güçlü bir sağlık üssü olma yolunda ilerliyor" dedi. Prof. Dr. Karaaslan, konuşmasının devamında Turgut Özal Tıp Merkezi’nin kapasitesi hakkında bilgilendirmede bulundu. Karaciğer naklinde Merkez’in dünya çapında adından söz ettirdiğini söyleyen Prof. Dr. Karaaslan, depreme rağmen şu anda 34 ülkeden hasta kabul ettiklerini söyledi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat ise tüm katılımcılara teşekkür ederek, Üniversite’nin kuruluş sürecini anlattı. Prof.Dr. Akpolat, "Üniversitemiz 1975 yılında kurulmuş, 50 yılını geride bırakmış köklü bir üniversite. Üniversitemiz eğitim, öğretim, araştırma kapsamında hizmetine son hız devam ediyor. Turgut Özal Tıp Merkezimiz, Karaciğer Nakli Enstitümüz, Onkoloji Hastanemiz ile birlikte artık bir dünya markası haline gelmiş, bir değer olarak herkesin saygı duyduğu bir yükseköğretim kurumu haline dönüşmüş durumda. Geçmişten aldığımız güçle, geleceğe daha bir enerjiyle çalışarak, her gün koşturarak hizmet etmeye çalışıyoruz" dedi. Rektör Prof. Dr. Akpolat, "Biz ilk göreve geldiğimizde acil servisinin üniversitemize yakışmadığını altyapı ve kapasite açısından uygun olmadığını hep beraber karar aldık. Bunun 600 metre kareden bugün 2425 metre kareye çıkarılması konusunda bir karar almış olduk. Tam dört katından daha fazla bir büyüklük. Bu süreçte gece gündüz demeden koşturan başhekimliğimize özellikle teşekkür etmek istiyorum. Başhekimimiz başta olmak üzere başhekim yardımcılarımız, hastane müdürümüz ve müdürlerimiz, teknik hizmet müdürümüz başta olmak üzere tümüne ayrı ayrı teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından servisin açılışı gerçekleştirildi.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 16:34
Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı: "Ay’a gitmek üzere ikinci görevin eşiğine gelmiştik, Mart ayına ötelendi şu anda"
Türkiye’nin uzay misyonundaki ilk astronotu Alper Gezeravcı, Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) 2026 Kampüs Buluşmaları’nda öğrencilerle bir araya geldi. Gezeravcı, "Ay’a gitmek üzere ikinci görevin eşiğine gelmiştik, Mart ayına ötelendi şu anda" dedi. 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Uzay Ajansı ve SAHA İstanbul iş birliğiyle 5-9 Ekim tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek. Bu kapsamda Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) 2026 Kampüs Buluşmaları’nın 7.’si gerçekleştirildi. Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) 2026 Kampüs Buluşmaları etkinliğine Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker, SAHA İstanbul Genel Sekreteri Levent Kerim Uça, Türkiye Uzay Ajansı Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan, IAC 2026 Ülke Koordinatörü Emine Doğrukök, Serik Kaymakamı Dr. Cemal Şahin, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Cumhuriyet tarihinin ilk uzay misyonu Türkiye’nin uzay misyonundaki ilk astronotu olan Alper Gezeravcı, etkinlikte bilimsel çalışmalar üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Cumhuriyet tarihinin ilk uzay misyonuna değinen Gezeravcı, "Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonunu tamamlamamızdan bu yana geçen 24 aylık sürenin içerisinde Antalya’da bugün 239. şehir değişimi ile 601. programı yapıyoruz. Geçen yıl tesadüfen yine şubat ayının içerisinde, 25 Şubat’ta GÜNKAF kapsamında üniversitenizde bulundum. Bugün IAC 2026 Antalya’nın hazırlık sürecinde kampüs buluşmalarımız kapsamında tekrar burada olmaktan mutluluk duyuyorum. Bizim bu kadar kısa zaman dilimi içerisinde bu kadar fazla şehir değişimiyle, bu kadar fazla program yapma çabamızın sebebi sizlere bir lütufta bulunmak değil; bu bizim boynumuzun borcu. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti, tarihindeki insanlı ilk uzay misyonunu bir Türk vatandaşının uzaya gidip 22 gün macera yaşaması için gerçekleştirmedi" dedi. IAC 2026’da öğrenciler için sponsorluk çağrısı Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve bakanlıktan öğrenciler için sponsorluk isteyen Gezeravcı, "Ben toplantının başında, burada bakanlığımızı temsilen bulunan sayın bakan danışmanımızdan ve üniversite rektörümüzden sizler adına bir söz almak istiyorum öncelikle. Antalya’nın plakasından yola çıkalım. Sayın rektörüm, buradan üniversiteniz adına 7 kardeşimize, siz de sayın bakanımızın onayını alarak, bakanlık adına 7 kardeşimizden katılımları için sponsor olacak şekilde burada sizin sözünüzü almak istiyorum ben. Üniversitemizin belirleyeceği kriterler dahilinde katılacak 14 tane kardeşimize de hem üniversitemiz hem de bakanlığımız adına buradan sponsor olunacak" dedi. Her hikayenin kendi kahramanı olduğunun altını çizen Gezeravcı, "6 Şubat tarihinde 54 yıllık aranın ardından insanoğlunun tekrardan Ay’a gitmek üzere gerçekleştireceği ikinci görevin eşiğine gelmiştik. Dün gece saatlerinde bir bilgilendirmesi geldi, bir miktar daha ötelendi. Teknolojik süreçlerin içerisinde, bu derece önemli operasyon süreçlerinin içerisinde, bu ötelemeler çok normal. Önemli olan sizin bunu hedef noktaya koymanız. Sürecin evrildiği akışın içerisinde, karşılaşılan ufak tefek problemlerin giderilmesi adına bu tür zaten ötelemeler süreçle birlikte kabullenilmiş durumda. Mart ayına ötelendi şu anda. Ancak bu yılın içerisinde daha sıra dışı nice gelişmeleri izlemeye devam edeceğiz. Bu vatanımızın dışında olanlar. Ülkemizde ne tür olaylar oluyor? Birazdan akışın içerisinde bunlara değinmeye başlıyor olacağız. Sayfaları geçtikçe lütfen şunu net olarak zihninizde tekrar tekrar idrak etmenizi rica ediyorum, görünürde sahnede bir tane figür var ancak bu sizin hikayeniz" dedi. Türk bilim tarihi ve uzay geleneği Türkiye Cumhuriyeti’nin uzaya yabancı olmadığının altını çizen Gezeravcı, "Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak uzaya bugüne kadar da yabancı bir ülke değildik. Tarihin o tozlu yapraklarını şöyle karıştırdığımızda Ferganiler, Cezeriler, Ali Kuşçular, Harezmiler. Sadece Türk bilim tarihine değil, dünya bilim ve uzay tarihine iz bırakmış nice bilim insanlarımız vardı. Ancak konuşmanın başında söylemiş olduğum, dolayısıyla uzaya gelene kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin evlatlarının elinden çıkmış daha nice başarı hikayeleri vardı. Yeter ki bakmayı, yeter ki görmeyi bilelim" şeklinde konuştu. Türkiye’nin Ay Araştırma Programı Ay Araştırma Programı hakkında bilgi veren Gezeravcı, "Bir diğer hedef, Ay Araştırma Programı. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak 2027 yılının ilk çeyreğinde Ay’a ulaşma noktasında bir hedef koymuş durumdayız. İki kademeli bir hedef bu. İlk kademesinde kendi yörüngesinde ve Dünya’nın yörüngesinde dolaşımına devam eden Ay yüzeyine Dünya’dan sağlıklı bir fırlatma, doğru bir seyrüseferle göndermiş olduğumuz roketi Ay yüzeyinde tespit etmiş olduğumuz spesifik bir noktaya sert iniş yaptıracağız. Ve bu ilk görevden çıkarmış olduğumuz tecrübe, elde ettiğimiz birikimle halihazırda hazırlık süreci devam eden ikinci görevin icrasında, Ay yüzeyine bir bilimsel objeyi kendi hibrit yakıtlı motorumuzla bu kez yumuşak iniş yaptıracağız. Koymuş olduğumuz hedef Ay yüzeyine gidip, sadece bir tur atıp geri gelmek olsaydı, projenin gelmiş olduğu safha itibarıyla biz bunu bugün yapabilecek noktaya gelmiş durumdayız" ifadelerini kullandı. Yabani bitkilerden uzay istasyonlarına Açılış konuşmalarında kendi uzmanlık alanı olan genetik çalışmalarından örnekler vererek sözlerine başlayan Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker ise, bitkiler arasındaki gen aktarımı çalışmalarının da bir "hayal" ile başladığını ifade etti. Bilimin her dalında olduğu gibi uzay çalışmalarında da hayal gücünün motor güç olduğunu belirten Toker, Türkiye’nin son yıllarda bu alanda yakaladığı ivmeden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Uluslararası kongre düzenleme süreçlerinin zorluklarına dikkat çeken Toker, IAC 2026’nın Antalya’ya kazandırılmasının akademik ve diplomatik bir başarı olduğunu vurguladı. Geçmişte kendisinin de uluslararası kongreler yönettiğini hatırlatan Toker, "Bu tip dev organizasyonları uluslararası kurumlardan alabilmenin ne kadar meşakkatli olduğunu biliyorum. Bu başarıda emeği geçen, kongreyi ülkemize taşıyan tüm yetkililere ve araştırmacılara bir vatansever olarak müteşekkirim" dedi. Savunma sanayi tecrübesi uzaya taşınıyor SAHA İstanbul Genel Sekreteri Levent Kerim Uça, Türkiye’nin savunma sanayiinde son 20 yılda yazdığı başarı hikayesinin bir benzerinin uzay teknolojilerinde yaşanacağını vurguladı. Gençlere seslenen Uça, "20 yıl önce hayal olanlar bugün gerçek oldu. 20 yıl sonra ise Türkiye uzayda oyun kurucu bir güç olacak" dedi. Savunma sanayiinin gelişim sürecine atıfta bulunan Uça, 2006 yılında Türkiye’nin yerli uçağı veya gemisi olmadığını ancak bugün 180 ülkeye ihracat yapan küresel bir oyuncu haline geldiğini belirtti. Uça, bu başarının arkasında o dönem lise ve ortaokul sıralarında olup, bugün savunma sanayiini yöneten gençlerin olduğunu hatırlattı. Uzay 1.8 trilyon dolara koşan dev bir ekonomi Türkiye Uzay Ajansı Başkan Yardımcısı Fatih Dulkan, 2026 yılında Antalya’da düzenlenecek olan 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) öncesinde akademisyen ve gençlere çağrıda bulunarak, "Uzay artık sadece bilimsel bir macera değil, 1.8 trilyon dolara koşan dev bir ekonomidir. Türkiye bu dalganın sadece alıcısı değil, güçlü bir oyuncusu olmak zorundadır" dedi. Küresel uzay ekonomisinin 2035 yılına kadar 1.8 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini vurgulayan Dulkan, bu organizasyonun Türkiye için eşsiz bir fırsat sunduğunu belirtti. Türkiye’nin son yıllarda IAC platformlarındaki yükselişine dikkat çeken Dulkan, geçtiğimiz yıl 70’in üzerinde makale ve 50’ye yakın sunumla sağlanan başarının ev sahibi olunan 2026 yılında çok daha yukarıya taşınmasını hedeflediklerini ifade etti. Son bildiri tarihi 28 Şubat Dulkan, akademik dünyaya ve öğrencilere çağrıda bulunarak, "Sizin hazırlayacağınız her bir özet, Türkiye’nin uluslararası uzay ligindeki konumunu doğrudan etkileyecek. Uzay sadece mühendislikten ibaret değil; hukuktan yeni iş modellerine kadar her alanı kapsıyor. 28 Şubat 2026 tarihine kadar nitelikli başvurularınızla sesinizi dünyaya duyurmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Program kapsamında IAC 2026 Direktörü Emine Doğrukök, Uluslararası Astronotik Federasyonu (IAF) ve Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC) ilişkin ve "IAC’ye Bildiri Nasıl Hazırlanır? Nelere Dikkat Edilir?" konulu sunum gerçekleştirdi. Alper Gezeravcı, soru-cevap bölümünün ardından katılımcılarla toplu fotoğraf çekildi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker, Astronot Alper Gezeravcı’ya günün anısına plaket takdim etti. Gezeravcı ve beraberindeki heyet, program sonrası Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı makamında ziyaret etti.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:24
EÜ’den sanayiye yönelik yerli ve milli yüksek hızlı motor projesi
Ege Üniversitesi (EÜ) sanayiye yönelik ürettiği projeler kapsamında mühendislik alanında önemli bir çalışmayı daha hayata geçirdi. EÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Erkan Meşe danışmanlığında yürütülen lisans bitirme projesinde, son sınıf öğrencisi Şevket Boyatan "Yüksek Hızlı Elektrik Motoru" geliştirdi. Türkiye’de seri üretimi sınırlı olan yüksek hızlı motor teknolojilerine yönelik gerçekleştirilen proje ile yüksek verimlilik, düşük gürültü ve sanayiye uyarlanabilir yerli bir prototip ortaya konulması hedeflendi. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, başarılı genç mühendis adayı Şevket Boyatan’ı ve danışmanı Prof. Dr. Erkan Meşe’yi bu önemli başarılarından dolayı tebrik etti. Projeye ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Erkan Meşe, "Öğrencimiz, tasarımı ve prototiplemesi tamamen kendisine ait olan yüksek hızlı bir elektrik motoru geliştirdi. Türkiye’de standart bir elektrik motorunun hızı genellikle dakikada 3 bin devir civarındayken, geliştirilen bu motor yaklaşık 12 bin devir hızına ulaşmaktadır. Yüksek hız, beraberinde çeşitli teknolojik zorluklar oluştursa da bu tür motorların savunma sanayinden biyomedikal uygulamalara, elektrikli araçlardan endüstrideki özel projelere kadar oldukça geniş bir kullanım alanı bulunmaktadır. Bu çalışmayla, Türkiye’de seri üretimi sınırlı olan yüksek hızlı motor teknolojilerine yönelik yerli, verimli ve sanayiye uyarlanabilir bir prototip ortaya koymayı hedefledik. Türkiye’de yüksek hızlı motor teknolojisi, özellikle seri üretim anlamında henüz istenilen seviyede değildir" dedi. "Proje, yerli mühendisliğin sahada karşılık bulduğunu gösterdi" Geliştirdiği motorla ilgili bilgi veren Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencisi Şevket Boyatan, "Üniversitedeki mühendislik altyapısıyla başlatılan bu proje, yerli firmaların katkısıyla sahada karşılığı olan bir ürüne dönüştü. Bu yönüyle sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda yerli mühendislik altyapısının ve sanayi-üniversite dayanışmasının somut bir örneği olarak ortaya konmuştur. Geliştirdiğim motor, yüksek hızlı ve fırçasız motor kategorisinde yer alıyor. Tasarımın en büyük farkı, iç konfigürasyonunda yapılan özel değişikliklerden kaynaklanıyor. Diğer motorlara kıyasla çok daha yüksek verimlilik sunan bu yapı, kapalı tasarımı sayesinde daha sessiz çalışıyor ve gürültü oranını minimum seviyeye indiriyor. Bu özellikleri sayesinde pompa ve havalandırma sistemleri başta olmak üzere sanayinin pek çok alanında kullanıma uygun bir yapı ortaya çıktı. Prototip üretim süreci, Faz Elektrik Motor Sanayi firmasıyla yapılan iş birliğiyle gerçekleştirildi. Motorun sarım aşamasında ise Volt Bobinaj’dan destek alındı. Bu dış destekler dışında tasarım, analiz ve prototipleme süreçlerinin tamamını, Prof. Dr. Erkan Meşe’nin danışmanlığında bizzat kendim tamamladım. Desteğini ve katkılarını esirgemeyen Ege Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümüne ve firmalara çok teşekkür ederim" diye konuştu.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:19
Genel Müdür Doç. Dr. Durmuş Özdemir: "Ar-Ge ve yazılım çalışmalarımız devam ediyor"
Kütahya Tasarım Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Durmuş Özdemir, kurum bünyesinde yürüttükleri Ar-Ge ve yazılım çalışmalarının devam ettiğini söyledi. NG Kütahya Seramik yöneticileri ve NG Teknoloji Yazılım Tasarım A.Ş. yetkilileri, Kütahya Dumlupınar Tasarım Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde faaliyet gösteren Kütahya Tasarım Teknokent’i ziyaret ederek, yürütülen Ar-Ge ve yazılım projeleri hakkında bilgi aldı. Program kapsamında Kütahya Tasarım Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Durmuş Özdemir ile bir araya gelen heyet, NG Teknoloji Yazılım Tasarım A.Ş.’nin Teknokent bünyesinde yürüttüğü Ar-Ge ve yazılım çalışmaları ile devam eden projeler hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede, kurumlar arasında geliştirilebilecek iş birliği imkânları da ele alındı. Heyet ayrıca, bölgede hizmet veren Tekno Kafe Restoran işletmesini ziyaret ederek, işletme yetkilisi Şef Abdullah Çaylak’tan hizmet süreçlerine ilişkin yerinde bilgi aldı. Ziyaret programının devamında ise Kütahya Tasarım Teknokent Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mücahit Eracar ile Genel Müdür Doç. Dr. Durmuş Özdemir, NG Grup’u ziyaret etti. Gerçekleştirilen görüşmelerde karşılıklı istişarelerde bulunularak, iş birliği perspektifinin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmeler yapıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder