POLİTİKA - 03 Şubat 2026 Salı 11:03

Bahçeli: "Erken seçim gündeme alınmayacaktır"

A
A
A
Bahçeli: "Erken seçim gündeme alınmayacaktır"

MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli, ''CHP Genel Başkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasi ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır" dedi.

MHP lideri Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Terörsüz Türkiye süreci hakkında değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa; kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır. Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır. Kim ve kimler, makesin yerine makusu tercih ediyor, gülün yerine çamura başvuruyor, bu suretle 'Terörsüz Türkiye', 'Terörsüz Bölge' hedeflerini sekteye uğratmak için tetikte bekliyorsa, ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü işbirlikçidir. Sözün doğru olması kadar millete mensubiyet ve sadakat hissiyatının da ağır basması, ağırlığınca da mücevher gibi parlaması usulen de esasen de gerek ve yeter şarttır" diye konuştu.

"Sağlam temeller üzerine daha güçlü, ileri demokratik ve hukukî yapıları ihya etmek de bizlere düşmektedir"

Terörsüz Türkiye sürecinin önünde engel ve sıkıntı oluşturan kurumsal ve yasal düzenlemeleri iyileştirmenin TBMM’nin temel varlık sebeplerinden birisi olduğunu dile getiren Bahçeli, "Birliktelik ve dayanışma kültürünün önemini kabul etmeyenlerin ya da ediyor gibi görünüp sürekli çark edenlerin farklılık ve çatışma noktalarının kurumlaşmasına sürekli vurgu yapması, demokrasiye değil anarşiye çanak tutmaktır. Gerçek duygusal kopuş da aynısıyla böyle doğacaktır. Dünyanın her demokratik rejiminde geçerli olan veya olması beklenen bu gerçeğe saygı duyulmalı ve riayet edilmelidir. Bilinmesini özellikle arzu ederim ki, demokratikleşme projeleri, böyle bir duyarlılıkla ele alındığı ve asgari müşterekler zemini üzerine bina edildiği sürece anlamlı ve kalıcı olacaktır. Bu sağlam temeller üzerine daha güçlü, ileri demokratik ve hukukî yapıları ihya etmek de bizlere düşmektedir. Yapay çatışma alanları oluşturmak, devamlı oyun bozanlık yapmak, olmayan tıkanmadan, görülmeyen güven krizinden bahsetmek yüreklice ifade ediyorum ki, sorumsuzluk örneği, makusa hizmet örgütlenmesidir. ‘Terörsüz Türkiye’ ile ‘Terörsüz Bölge’ hedefleri bir yanda demokrasi namusunu savunmak, diğer yanda insan hakları ve özgürlüklerin açılan bayrağı altında toplanmaktır" dedi.

"Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur"

Milli birlik ve kardeşlik duygusunu karartmanın ve kaskatı hale sokmanın emelini taşıyanların tarihin uçuruma yakın yerinde durduğunu söyleyen Bahçeli, "Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur ve olamayacaktır. Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG’yi yan yana getirmek, üst üste örtüştürmek fahiş bir gafilliktir. Suriye Cumhuriyeti’nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum beklenen, olması gereken gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle ilişkilidir, aynı zamanda bunu destekleyen, tescilleyen gelişmedir. 30 Ocak 2026 tarihinde, Şam yönetimi ile SDG/YPG arasında, 10 Mart Mutabakatı ile 18 Ocak Mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ile askeri ve idari yapıların Suriye Cumhuriyeti’ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varmışlardır. Bu gelişme Suriye’nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır. Devlet otoritesi sağlanmıştır" ifadelerini kullandı.

"Bize düşen, PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir"

27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderliği tarafından yapılan çağrının 337 gün sonra Suriye’de de müspet karşılığı bulduğunu ve çok önemli bir etabın böylelikle geçildiğinin altını çizen Bahçeli, "Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış bühtanlara aldırış etmeden elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım. PKK’nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK’yla birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat hasıl oldu, o halde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir. Araplar, Kürtler, Türkmenler, diğer halkların birlik, dirlik ve kardeşlik içinde yaşaması için tarihi bir fırsat kapısı aralanmış ve herkes somut gelişmeleri benimsemiştir. Türkiye’de olduğu gibi, Suriye’de de provokasyonların yaşanması mümkündür ve beklenmelidir. Buna karşı azami derece ve düzeyde sabırlı, tedbirli, temkinli olmak herkesin ortak çıkarınadır" diye konuştu.

"Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Suriye devletinin terörle mücadelesini endişe verici bulmasını, Ahmet Şara’nın Suriye’nin tamamını temsil etmediğini dile getirmesini hüsran verici bir hezeyan olarak niteleyen Bahçeli, "Esad’ı kalbinde taşıyan, aklını ve gönlünü de YPG’ye kaptıran bu zatın ne sözü söz, ne de siyaseti mert ve millidir. ‘HTŞ’ye kravat takmakla olmaz’ demiş. Anlayacağınız halt etmiş, gene çuvallamış. Sen de YPG’nin kravatını takabilirsin, Mazlum Abdi’yle el ele verebilirsin, dağ taş gezerek fesat/nifak üretimi yapabilirsin. Sayın Özel, zırvayı bırak sadede gel. Gürültü patırtı çıkarmanın siyaset olmadığını, laf ola beri gele türünden konuşmaların seni komik durumlara düşürdüğünü anla ve kabullen. Dilinin altındaki baklayı çıkar, Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf et. CHP Genel Başkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasi ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır" dedi.

"ABD’nin İran’ı vurması hiçbir şekilde kabul edilemez bir emperyalist vandallık olacaktır"

ABD’nin silaha ve zora dayalı müdahalelerinin sömürüye ve yayılmaya dayalı mütecaviz taleplerinin bağımsız devletlerin egemen eşitliklerini tartışmaya açacak noktaya kadar geldiğini ifade eden Bahçeli, "Venezuela’dan sonra, İsrail’in tahrik ve tacizleriyle ABD’nin İran’a karşı gündeme aldığı askeri operasyon ihtimali sadece komşu ülke İran ve bölgemiz için değil dünyanın tamamını yakıcı şekilde etkileyecek asal bir tehlikedir. İran’a askeri hareket yoluyla sözde ılımlı, gerçekte zincirlenmiş ve devşirilmiş köstebek liderleri işbaşına getirme senaryosu çok vahim sonuçları peş peşe tetikleyecektir. Venezuela’dan sonra sırayı İran’ın alması felaketlere açık davetiye çıkarmaktan başka bir anlama gelmeyecektir. Siyonizm’in dürtmesiyle ABD’nin İran’ı vurması hiçbir şekilde kabul edilemez bir emperyalist vandallık olacaktır. Böylesine bir hak ve yetki hiçbir ülkenin uhdesinde değildir" şeklinde konuştu.

"Epstein belgelerinin zamanlama itibarıyla manidar bir dönemde deşifre edilmesi akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur"

Epstein belgeleri hakkında konuşan Bahçeli, "Skandal itiraflar, dehşet verici çarpıklıklar ne hikmetse ABD’nin Suriye’de SDG/YPG’ye sırt dönüp Ahmet eş Şara’yı desteklediği, ayrıca İran’a yönelik saldırı planlarının ortaya çıktığı bir zamana tesadüf etmiştir. İşkence gören çocuklardan taciz ve tecavüze uğrayan reşit olmayan kız çocuklarına varıncaya kadar kan donduran iğrençliklerin yaşanması, pek çok siyasetçi, devlet adamı ve meşhur ismin karıştığı ve katıldığı skandallar furyası insanım diyen herkesin midesini bulandırmaktadır. Cinsel istismar suçlusu milyarder Jeffrey Epstein’e ilişkin olarak yayımlanan belgelerin zamanlama itibarıyla manidar bir dönemde deşifre edilmesi hem tuhaf hem de akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur. İnsanlık ayıplarının, insani felaketlerin, kirli ilişkilerin merkezinde yer aldığı bu tehdit mekanizmasının organize halde siyasi ve stratejik hedefleri gözettiği kanaatimce çok mümkündür. İnsani değer ve mirasın ayaklar altında çiğnenmesi, çocukların bu faciada kullanılmaları nice çatıları uçuracak, nice şöhretli insanı rezil edecek kırattadır. Ahlaki yarılmanın, ahlaktaki dağılmanın, Lut Kavmi’ne benzer toplumsal yapılardaki kokuşmanın; hazza, hıza, hırsa ve dipsiz şehvet ve şöhrete dalmanın sonu ve sonucu yeryüzü cehenneminin yanan ateşine odun taşımakla eşanlamlıdır. Değerlerin müdafaa edilmesi şarttır" ifadelerini kullandı.

"Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir"

Konuşmasını sonunda Milliyetçi Hareket Partisi’nin doğru bildiği yoldan ayrılmayacağını belirten Bahçeli, "Onlar Milliyetçi Hareket Partisi’yle, Milliyetçi Hareket Partisi de Türkiye ve dünya sorunları ile uğraşmaya devam edecektir. Biz siyaseti, ‘siyaset olsun diye’ değil, milletimize ve ülkemize hizmet için yapıyoruz. Çünkü başkaları gibi ilkeleri, nezaketi, hoşgörüyü unutma lüksüne sahip değiliz. Bu aziz vatan hepimizindir, temel varoluş sebebimizdir. Bunun için her şeyimizdir, her şeyden de azizdir. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi noktalarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum. Ama aziz dava arkadaşlarım, Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" dedi.

Hidayet Türkyılmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Trendyol Süper Lig: Kayserispor: 1 - Kocaelispor: 2 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 21. haftasında Kayserispor evinde karşılaştığı Kocaelispor’a 2-1 mağlup oldu. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 65. dakikada Ahmet Oğuz’un pasında topla buluşan Agyei’nin ceza sahası sağ çaprazından yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu. 0-1 73. dakikada sol kanattan Churlinov, ceza sahasına ortasında arka direkte Agyei, topu ağlara gönderdi. 0-2 81. dakikada sağ kanattan Mane’nin ceza sahasına ortasında topu kontrol eden Talha’nın şutunda meşin yuvarlak fileere gitti. 1-2 90+5. dakikada ceza sahası dışında topla buluşan Mendes’in şutunda meşin yuvarlak savunmadan sekerek kornere çıktı. 90+7. dakikada sağ kanattan Mane’nin pasında penaltı noktasına yakın bir yerden Semih’in gelişine vuruşunda kaleci Gökhan topu kornere çeldi. Hakemler: Kadir Sağlam, Yusuf Susuz, Mücahid Adem Çelebi Kayserispor: Deniz, Dorukhan (Brenet dk. 77), Semih, Denswil, Carole, Bennasser (Furkan dk. 55), Cardoso, Görkem (Mane dk. 55), Mendes, Benes (Talha dk. 77), Chalov (Tuci dk. 68) Yedekler: Onurcan, Katongo, Mather, Burak, Ramazan, Teknik Direktör: Radomir Djalovic Kocaelispor: Gökhan, Dijksteel, Balogh, Smolcic, Haidara (Ahmet Oğuz dk. 62), Keita Show, Tayfur (Churlinov dk. 72) Can Keleş (Sissoho dk. 45, Nonge dk. 81), Rivas (Agyei dk. 45), Petkovic Yedekler: Serhat, Muharrem, Ahmet, Furkan, Serdar Teknik Direktör: Selçuk İnan Goller: Talha (dk. 81) (Kayserispor), Agyei (dk. 65 ve 73) (Kocaelispor) Sarı kartlar: Bennasser, Cardoso, Semih, Denswil (Kayserispor), Haidara, Tayfur (Kocaelispor)
Ankara AK Parti Sözcüsü Çelik: "(Mesut Özarslan’ın AK Parti’ye katılacağı iddiaları) Bugün itibarıyla Keçiören Belediye Başkanı ile ilgili bir gündem ve verilmiş bir karar yok" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa eden Mesut Özarslan’ın AK Parti’ye katılacağı iddialarına ilişkin, "Bugün itibarıyla Keçiören Belediye Başkanı ile ilgili bir gündem ve verilmiş bir karar yok" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında parti genel merkezinde AK Parti MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çelik, 6 Şubat depremlerinin bu yıl dönümünde yaşanan en üzücü olaylardan birinin CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in sarf ettiği sözler olduğunu ifade ederek, "Burada yapılanları gölgelemeye ve lekelemeye çalışan bir üslup içerisinde, kendilerine ait belediyelerin katkılarını anlatmaya çalışırken aslında bunların birçoğunun katkı olmadığını itiraf eden sözler ortaya koydu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti merkezi yönetimiyle, belediyeleriyle bir bütündür ve bununla ilgili bir ayrım söz konusu değildir. Hangi sivil toplum örgütü olursa olsun, hangi partiden belediye olursa olsun, hangi kurum ya da hangi vatandaşımız olursa olsun bu koşturması ve içtenliği her zaman takdiri, saygıyı ve teşekkürü hak eder. Ancak Sayın Özgür Özel’in üslubuna, burada yaptığı konuşmalara ve hakikatleri görmezden gelme gayretine hepimiz çok şaşırdık. Büyük felaketler karşısında millet ve devlet enkaz altında kalmıyor ama bazı siyasi partilerin zihniyeti ve söylemi enkaz altında kalabiliyor. Burada CHP yönetiminin söylemi ve zihniyeti bu yıl dönümünde bir kez daha enkaz altında kaldı. Bu üzücüydü. Ama bunların bir önemi yok. Çalışmaya devam edeceğiz. Gayret etmeye devam edeceğiz. Yaraları sarmaya devam edeceğiz. Dezenformasyonla da mücadele edeceğiz. Diğer konularla da mücadele edeceğiz" dedi. "Yoğun bir Ramazan faaliyeti yürüteceğiz" Ramazan ayının başlangıcının yaklaştığını ve bu sebepten dolayı bütün vatandaşların Ramazan ayını şimdiden tebrik ettiğini dile getiren Çelik, "Allah hayırlı bir Ramazan geçirmeyi iftarıyla, orucuyla, sahuruyla nasip etsin. Bunun yanı sıra hem vatandaşlarımızla teşkilat olarak hem milletvekillerimizle hem de MKYK üyelerimizle buluşacağız. Bakanlarımızla birlikte sahada olacağız. Yoğun bir Ramazan faaliyeti yürüteceğiz. Bununla ilgili olarak Teşkilat Başkanımız Ahmet Büyükgümüş yapılacak faaliyetlere ilişkin bugün bir sunum yaptı. Sunumu merkezimizden onay aldı. Bu faaliyetler Ramazan ayı boyunca güçlü bir şekilde yürütülecek. Ramazan ayı boyunca Suriye’deki kardeşlerimizin hiçbirini de yalnız bırakmayacağız ve buna dönük hazırlıklarımızı sürdürüyoruz" dedi. Davos’ta ilk defa bu sene neoliberal düzenin elitleri tarafından bu düzenin işlemediği ve yanlış gittiğini itiraf eden söylemlerde bulunduğunu aktaran Çelik, "Bunların bazıları örtülü ya da açık birtakım kavgaların sebebi oldu. Hatta bazı diplomatik krizlerin de sebebi oldu. Dolayısıyla belirsizlik çağı herkes tarafından tescil edilmiş oldu. Düzenin bilinen ikiyüzlülüklerin bir şekilde yönetildiği ya da tolere edildiği ifade edilirken artık tolere edilemez bir hâle geldiği görülmüş oldu. Bu düzenin ilkesizliğinin en büyük berraklaştırıcısı Gazze’de ortaya konan çifte standart oldu. Rusya-Ukrayna savaşında batının hatırlattığı ilkelerin hiçbirini Gazze’deki soykırım karşısında hatırlatmaması bu belirsizlik çağı dediğimiz durumun en büyük dönüm noktalarından bir tanesi oldu" açıklamasında bulundu. "Gazze ile ilgili mücadelemize hiçbir kesinti vermeden güçlü bir şekilde devam edeceğiz" Gazze’ye insani yardımların girişinin istenilen düzeye hala ulaşmamış durumda olduğunu kaydeden Çelik, "Halen soykırım faaliyetinin birçok uzantısı devam etmektedir. Ateşkes son derece kırılgandır. Kalıcı barışı sağlayacak bir Filistin devletinin kurulmasına dair yolun yürünmesinde soykırım şebekesinin büyük engelleri vardır. Dolayısıyla uluslararası toplumun, uluslararası hukukun, ilkelerin ve kurumların Gazze karşısındaki teslimiyeti ve çifte standardı, belirsizlik çağı olarak ifade ettiğimiz dönemin tamamen berraklaşmasını ortaya çıkarmıştır. Gazze ile ilgili mücadelemize hiçbir kesinti vermeden güçlü bir şekilde devam edeceğiz. Bütün bu dağılmalar yaşanırken artık kuzey ile küresel güney ya da batı ittifakı ile diğerleri arasındaki gerginliklerin ötesinde bizzat batı ittifakının içerisinde gerginlikler ve çatışmalar ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede bakıldığında uluslararası diyalog ve entegrasyon açısından güçlü faaliyet yürüten ve uluslararası alanda ses getiren tek yaklaşım Sayın Cumhurbaşkanımızın yaklaşımıdır" değerlendirmesinde bulundu. "Dünyanın dikişlerinin söküldüğü ortamda belli bir çerçeve koyabilen yegane ülke Türkiye, yegane lider Cumhurbaşkanımızdır" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasi trafiğine ve uluslararası ziyaretlerine bakıldığında pek çok kriz alanının çözümüne yönelik diyalogların artırılması ve daha büyük büyük yakınlaşmaların sağlanması konusunda güçlü irade ortaya koyduğunun görüldüğünü söyleyen Çelik, "Son olarak Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretleri gerçekleştirildi. Ardından Birleşik Arap Emirlikleri ve Etiyopya ziyaretleri olacak. Bu hafta Yunanistan Başbakanı’nın ziyareti olacak. Sudan’dan Somali’ye, Afrika Boynuzu’ndan Rusya-Ukrayna Savaşı’na ve Gazze’deki soykırıma karşı yürütülen faaliyetlere kadar dünyanın dikişlerinin söküldüğü ortamda belli bir çerçeve ortaya koyabilen ve bu doğrultuda faaliyet gösterebilen yegâne ülke Türkiye, yegâne lider ise Sayın Cumhurbaşkanımızdır" dedi. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusundaki çalışmaların kesintisiz bir şekilde devam edeceğine dikkati çeken Çelik, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecinin ortaya koyulan ilkeler etrafında ilerlemesinin söz konusu olduğunu söyleyerek, "Buna dönük olarak dezenformasyonlar, maksimalist yaklaşımlar, çerçevenin dışına taşmaya çalışan aşırı söylemler, odağımızı kaybettirmeye dönük birtakım yanlış yaklaşımlar ya da ırkçı söylemler söz konusu olabiliyor. Bunlara gereken cevaplar gerekli yerde verilir, odağımızı kaybetmeyeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Cumhurbaşkanı Suriye’deki istikrara verdiği önemi bir kere daha değerlendirdi" MYK Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’deki istikrara verdiği önemi, ‘tek millet ve tek ordu’ ilkesinin kıymetini bir kere daha değerlendirdiğinin altını çizen Çelik, "Suriye’nin kuzeydoğusunda yerleşik terör örgütünün faaliyetlerinin bertaraf edilmesiyle birlikte terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecinin önemli bir engelden kurtulduğunu, önümüzdeki dönemde Suriye’nin birlik ve bütünlük içerisinde Arapların, Kürtlerin ve Türkmenlerin ortak kazananlar olduğu bir çerçevede yoluna devam edeceğini ifade ettiler" diye konuştu. Dünyada yaşanan son olayların ardından sosyal medya konusunun son zamanlarda tartışılan önemli başlıklardan bir tanesi olduğuna vurgu yapan Çelik, sosyal medya konusunda çalışma yürüttüklerini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem nesilleri korumak, hem dezenformasyonlara karşı direnmek hem de artık milli egemenliğin bir parçası haline gelen siber egemenliği korumak açısından pek çok konuşmasına bu konuya dikkat çektiğini hatırlattı. "Bir yandan çocuklara musallat oluyorlar hem de o ülkelerin egemenlik alanlarına musallat oluyorlar" İspanya Başbakanı Sanchez’in sosyal medya konusuna yönelik açıklamalarına da değinen Çelik, "Teknoloji oligarklarının çocukların cinsiyet algılarını bozmasından çeşitli ülkelerdeki seçimlere müdahaleye kadar algoritmalar yoluyla yürüttükleri pek çok faaliyet bulunmaktadır ve Sayın Cumhurbaşkanımız uzun zamandır buna dikkat çekmektedir. Bu manipülasyonların arkasından, birçok verinin ve bilginin ülkelerin millî egemenliğini manipüle etmek, egemenlik alanlarına sızmak ve seçimlerini yönlendirmek için kullanmaya başladıkları görülüyor. Bir yandan çocuklara musallat oluyorlar hem de o ülkelerin egemenlik alanlarına musallat oluyorlar. Buna karşı hep birlikte güçlü bir direniş sergilemeliyiz. Bunlar özgürlüğü kısıtlamak için değil özgürlüğümüzü korumak için yapmamız gerekenlerdir. Fransa’dan diğer ülkelere kadar 16 yaşından küçük çocukların korunmasına yönelik güçlü yasal tedbirlerin gündeme alınması gerektiği ifade edilmektedir. Dolayısıyla özgürlüğümüzü, egemenliğimizi ve çocuklarımızı korumak için bu konuda daha hassas olmamız gerektiği açıktır. Türkiye siber alandaki egemenliğini korumak için de kararlı bir mücadele sürdürecektir ve bu çerçevede sosyal medya yasasını, özgürlüğümüzü koruma ve teknoloji oligarklarının her şeyi yönetme saldırganlığına karşı bir set oluşturma anlayışıyla ele alacağız" dedi. İran ile ABD arasında müzakerelerin başladığını ve bu müzakereler yoluyla konuların çözülmesinin önemli olduğunu belirten Çelik, İran’a dışarıdan yapılacak bir müdahalenin yanlış analizlere dayanacağını, İran’da var olan sorunların İran toplumu tarafından kendi dinamikleriyle çözülmesi gerektiğini belirtti. "İYİ Parti yetkilileri ilk baştan itibaren çok hızlı karar aldılar" Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün’ün kıyafetlerine yönelik sözlere değinen Çelik, "Bu şahsın İYİ Parti üyesi olduğu söyleniyordu. İYİ Parti yetkilileri ilk baştan itibaren çok hızlı karar aldılar. Sayın Genel Müsavat Dervişoğlu çok net bir açıklama yaptı. Bu nefret söylemini aşağılık bulduğunu ve reddettiklerini parti olarak söyledi. Bütün bu açıklamalar son derece kıymetlidir" ifadelerini kullandı. Cumhur İttifakı’nın ortağı Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) 57’nci kuruluş yıl dönümünde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin konuşmasında anlamlı mesajlar olduğunu da vurgulayan Çelik, bu konuşmada Türkiye’deki gelişmeleri etnik temelde bir ayrışmanın parçası haline getirmeye çalışanlara çok büyük uyarılara işaret ettiğini sözlerine ekledi. Çelik, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Bugün itibarıyla Keçiören Belediye Başkanı ile ilgili bir gündem ve verilmiş bir karar yok" Bir gazetecinin Keçiören Belediye Başkanı Özarslan’ın AK Parti’ye katılacağı iddiaları ve CHP Genel Başkanı Özel’in Özarslan’a sarf ettiği iddia edilen sözleri sorması üzerine Çelik, şu cevabı verdi: "CHP Genel Başkanı’nın kullandığı ifadeler, Türk siyasi hayatında pek eşi benzeri olmayan bir skandal. Bir genel başkanın bu kadar küfürlü bir şekilde ifade kullanması gerçekten hem üzücü hem de utanç verici bir durum. CHP bu hale nasıl geliyor? Bu şekilde bir savrulmanın içine nasıl düşüyor? Bunu CHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımızın değerlendirmesi gerektiği gibi bütün milletimiz de değerlendirecektir. Kürsüye çıktıklarında demokrasi diyorlar, hukuk diyorlar, siyasi diyalog diyorlar fakat burada seviye düşüklüğünü bırakın bu mesajlarda seviye yok. Konuşmak bile utanç verici. Bu şekilde bir gündem çerçevesinde yapılan savunmalar, o mesajlardan daha kötü. Özür dilenmesi gereken bir konu. Genel Başkanımız ve yetkili kurullarımız, Özarslan’ın partimize geçmesi ile ilgili bir konuyu değerlendirmedi. Pek çok belediye başkanının partimize dönük talepleri var. O talepler belli bir yetkili kurullarda ve Genel Başkanımızın başkanlığında değerlendiriliyor. Bugün itibarıyla Keçiören belediye başkanı ile bir gündem yok, verilmiş bir karar yok." "Doğu Akdeniz’deki tansiyonun düşürülmesi gerekiyor" Çelik, açıklamasına şöyle devam etti: "Libya’nın istikrarına büyük önem veriyoruz. Libya’nın doğusu ile batısı arasındaki ayrımın ortadan kalkması, Libya’nın bir bütün olarak bundan sonraki yılları kucaklaması konusunda elimizden gelen pozitif katkıyı Türkiye olarak vermeye çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız güçlü bir şekilde iradeyi koyuyor. Cumhurbaşkanımızın Mısır ziyareti tarihi bir ziyaretti, pek çok anlaşma imzalandı. Kuşkusuz Doğu Akdeniz’de şöyle bir durum var; o kadar çok savaş gemisi var ki neredeyse balıkçı gemisinin gideceği yer kalmadı. Çok büyük bir tansiyon var. Bunun bir yandan düşürülmesi gerekiyor. Mısır ve Libya ile birçok alanda olduğu gibi savunma alanında da iş birliğimizi artırmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu çalışmalar Milli Savunma Bakanlığımızın yakın takibi ile daha da güçlendirilecek. Dışişleri Bakanlığımız, Milli İstihbarat Teşkilatımız, ekonomi ile ilgili bakanlıklarımız olmak üzere her alanda bu yakınlaşmanın sağlanmasına çalışılıyor. Yunanistan Başbakanı’nın ziyareti gerçekleşecek. Biz her zaman şunu söyledik; bütün sorunlarımızı masada çözebiliriz. Çeşitli zamanlarda silahsız olması gereken adaların silahlanması ile ilgili haberler ya da Yunanistan kabine üyesi bir kişinin Türkiye’yi hedef alan söylemleri olumsuz sonuçlar doğuruyor."