SPOR - 03 Şubat 2026 Salı 14:38

25 yıldır Beşiktaş’ın her maçını tek tek not ediyor

A
A
A

Bolu’da yaşayan Beşiktaş tutkunu Hakan Altundal, 1999 yılından bu yana siyah-beyazlı takımın oynadığı tüm maçları, skordan hakem bilgilerine kadar her detayıyla defterine kaydediyor. Kendine has totemleri bulunan; maç izlerken asla forma giymeyen ancak uğurlu saydığı yüzüğünü, saatini ve tespihini yanından ayırmayan Altundal, tüm hayatını Beşiktaş’ın fikstürüne göre planlıyor.

Evli ve iki kız çocuğu babası Hakan Altundal (47), 1999-2000 sezonundan bu yana Beşiktaş’ın oynadığı hiçbir maçı kaçırmıyor. Altundal, her karşılaşmanın ardından skoru, hakemleri ve maçın detaylarını el yazısıyla özel defterine not ediyor. Bunu "hastalık" değil, "not etme alışkanlığı" olarak tanımlayan Altundal, vatani görevini yaptığı dönemde bile seriyi bozmadığını anlattı. 2002-2003 yıllarında İzmir Yeni Foça’da askerlik yaparken defterini eşine emanet eden Altundal, o dönemdeki maçları eşine yazdırdığını aktardı. Defterine "Jandarma Çavuş Hakan Altundal" notunu düşen fanatik taraftar, askerlik anısı olarak Diyarbakırspor’dan yedikleri golü ve kaçan şampiyonluğu unutamadığını belirtti.

25 yıldır Beşiktaş’ın her maçını tek tek not ediyor

"Hastalık değil, not etme alışkanlığı"

Yıllar önce küçük bir defterde başladığı not etme alışkanlığını devam ettirdiğini anlatan Hakan Altundal, "Bu bir heves, hobi gibi oldu. Hastalık değil, not etme alışkanlığım var. Örneğin ev için aldığımız tüm malzemeleri ne kadar aldık, nereden aldık, kimden aldık vs. gibi şeyleri de yazıyorum" dedi.

"Notlarımı maçtan sonra yazıyorum"

Maç izlerken herhangi bir şeyle ilgilenmediğini, tamamen oyuna odaklandığını ifade eden Altundal, "Notlarımı maçtan sonra yazıyorum. Maç esnasında kesinlikle bir şey yazmamaya çalışıyorum. Eğer kaybediyorsak sinirle, öfkeyle zaman zaman yazabiliyorum ama kaybetmiyorsak sonuna kadar izliyorum. Bu bir totem gibi bir şey oldu. Tarihleri yazıyorum, hakemleri yazıyorum. Hatta bir de duvar takvimim var. Duvar takvimlerine de maç günlerini muhakkak not alırım" diye konuştu.

"Maç izlerken kesinlikle forma giymem, yüzük ve saat takarım"

25 yıldır Beşiktaş’ın her maçını tek tek not ediyor

Maç izlerken kendine has totemleri olduğunu dile getiren Altundal, şunları kaydetti:

"Bazı totemlerim var. Maç izlerken kesinlikle forma giymem. Yüzüğüm, saatim falan vardır. Onları muhakkak takarım. Tespihim vardır ve o elimde olur. Maçı da en önden izlerim. Oturup da rahat rahat maç izlemem, görülmemiştir. Yüzüğü, saati ve tesbihi başka hiçbir yerde kullanmam, sadece maçta. Kendime bir sistem belirledim. Oyun sırası, takımlar, galibiyet, mağlubiyet, beraberlik, yediğimiz gol, attığımız gol, puan vs. not alırım."

Askerde defteri eşine devretti

2002-2003 yıllarında İzmir Yeni Foça’da jandarma çavuş olarak askerlik görevini yerine getiren Altundal, o dönemde defterin boş kalmaması için görevi eşine devrettiğini anlattı. Defterine o dönemi "Jandarma Çavuş Hakan Altundal" imzasıyla not düştüğünü belirten fanatik taraftar, formatının yıllar içinde hiç değişmediğini söyledi. Altundal, askerlik dönemine dair en kötü hatırasının ise Beşiktaş’ın 100. yılında şampiyonluğa giderken Diyarbakırspor maçında yediği gol olduğunu söyledi. Ayrıca Altundal, Fenerbahçeli bir arkadaşıyla girdiği "İlk Süper Kupa’yı kim aldı?" iddiasını da, tuttuğu arşiv sayesinde kazandığını ve dondurma ısmarlattığını da anlattı.

"Fikstür açıklandığında evdekilere ’Buna göre yaşıyoruz’ derim"

Kendisini Beşiktaşlı yapan amcası Yavuz Altundal’a minnettar olduğunu dile getiren Hakan Altundal, hayatının merkezine takımının maç takvimini koyduğunu vurguladı. Fikstür açıklandığında maç günlerini duvar takvimine işlediğini belirten Altundal, şöyle konuştu:

"Maçların oynanacağı tarihler bellidir ve bu tarihlere göre o günün planını yaparım. O gün maç 18.00’da ise o saatte evde olmaya çalışırım, işimi ona göre ayarlarım. Mesela bir maç saatinde halı sahaya gitmek zorunda kaldım. Arkadaşlarımı kıramamıştım. Döndüğümde ikinci yarıya zor yetiştim. Belki de bu uzun zamandan beri Beşiktaş maçını ilk kaçırdığım maç diyebilirim. Fikstür açıklanır açıklanmaz buraya notumu alırım ve evdekilere, ’Bu tarihe göre hareket ediyoruz. Beşiktaş maçına göre’ derim çünkü başka bir şeyim yok. Halı saha ve Beşiktaş maçından başka oturup yaptığım, keyif aldığım çok fazla bir şey yok."

25 yıldır Beşiktaş’ın her maçını tek tek not ediyor

"Benim için şampiyon belli"

Takımının performansı ne olursa olsun desteğini esirgemediğinin altını çizen Hakan Altundal, rakip takım taraftarlarının bazı sataşmalarına karşı ise tahammülü olmadığını ifade etti. Altundal, "Zaten çok iyi durumda değiliz ama bırakmadık. O gün de bırakmadık, bugün de bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.

Yağız Ekmen - Enes Özkan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Eğitim-Bir-Sen yönetici görevlendirme yönetmeliğini yargıya taşıdı Eğitim-Bir-Sen, Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği Hükümleri hakkında 8 başlıkta Danıştay’a iptal davası açtı. Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, dava konularının arasında RAM, BİLSEM ve özel eğitim alanlarına ilişkin hükümlerin, yönetici yetiştirme süreçlerinin, aylıksız izne ilişkin düzenlemelerin ve norm kadro fazlası yöneticilere yönelik hak kayıplarının bulunduğunu açıkladı. Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’nin bazı hükümlerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek 8 başlık halinde Danıştay’a iptal davası açtı. Konuyla ilgili açıklama yapan Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, ilgili yönetmeliğin eğitim kurumları ve öğretmenler arasında eşitsizlik ve mağduriyetlere yol açma riski taşıdığını söyledi. Sarıgeçili, dava dilekçesinin yönetmeliğin yayımlandığı 30 Ocak 2026 tarihli ve 33153 sayılı Resmî Gazete kaydına atfen hazırlandığını ifade etti. Açıklamada, dava konusu edilen başlıklar arasında, rehberlik ve araştırma merkezleri (RAM) ile BİLSEM ve özel eğitim alanlarında görev yapan öğretmenlere yönelik bazı düzenlemeler ile anaokulları ve diğer atama süreçlerine ilişkin hükümler bulunduğu kaydedildi. Sarıgeçili, "Dava konusu ettiğimiz başlıklar arasında, eğitim kurumlarına müdür görevlendirme süreçlerinde eşitsizlik ve mağduriyetlere yol açabilecek düzenlemeler yer alıyor. Bu kapsamda, rehberlik ve araştırma merkezleri (RAM) için özel eğitim alan öğretmenlerine müdür olarak görevlendirmelerde hak tanınmaması, anaokullarına normu bulunmayan branşlardan okul yöneticisi atanabilmesi ile yeterli aday bulunamaması halinde diğer alan öğretmenleri arasından yapılacak görevlendirmelerde BİLSEM, RAM ve özel eğitim kurumlarının kapsam dışı bırakılması dava edilen hükümler arasında bulunuyor" dedi. Yönetici yetiştirme süreçlerine ilişkin düzenlemelerin de dava konusuna dahil edildiğini sözlerine ekleyen Sarıgeçili, "Yönetici yetiştirme programının üçe ayrılması (temel eğitim, ortaöğretim ve özel eğitim) ile program türlerinden sadece birisine katılma hakkı verilmesine yönelik hükümler de hukuka aykırı" diye konuştu. Sarıgeçili, sendika yöneticilerinin aylıksız izne ayrılmaları halinde yöneticilik görevinin sona ermesine ilişkin düzenlemenin yöneticilerin hak kaybına yol açacağını ve bu uygulamanın da dava konusu yapıldığını belirtti. Sarıgeçili, benzer şekilde, yöneticilik görevi sona eren, birleştirilen, kapatılan veya norm kadro fazlası olan okul yöneticilerinin ilçe grupları içinde öğretmen olarak atanması ve norm kadro fazlası yöneticilerin kalan yöneticilik sürelerini başka bir eğitim kurumunda tamamlama haklarının ellerinden alınması da şikayet edilen hususlar arasında yer aldığını ifade etti. Dava dilekçesinin Danıştay’a sunulduğunu da belirten Mustafa Sarıgeçili, "Eğitim kurumları yönetimine ilişkin düzenlemelerde adalet ve liyakat esas alınmalı; aksine düzenlemeler öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz açısından telafisi zor mağduriyetlere yol açar. Bu nedenle Danıştay’a başvurduk; süreci sonuna kadar takip edeceğiz" ifadelerini kullandı.