DÜNYA - 04 Şubat 2026 Çarşamba 14:39 | Son Güncelleme : 04 Şubat 2026 Çarşamba 16:24

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’da

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan temaslarının ardından geldiği Kahire Uluslararası Havalimanı’nda Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından karşılandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan temaslarını tamamlayarak ülkeden ayrıldı. Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı'ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Riyad Emiri Prens Faisal bin Bandar Al Saud, Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi Fahad bin Assad Abualnasr ile Türkiye'nin Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler ve eşi Ayşenur İşler uğurladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan'ın ardından Mısır’a geçti.

Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı'ndan "TUR" uçağıyla Mısır’ın başkenti Kahire’ye gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahire Uluslararası Havalimanı’nda Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve eşi Entissar Amer ile Türkiye'nin Kahire Büyükelçisi Salih Mutlu Şen tarafından karşılandı.

Sisi ile havalimanında bir araya gelen Erdoğan, havalimanından Al-İttihadiye Sarayı’na geçerek Sisi ile önce ikili ardından da heyetlerarası görüşme gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahire temasları kapsamında iki ülke arasında anlaşmaların imza törenine de katılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sisi’nin görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Türkiye-Mısır İş Forumu’na katılarak Kahire temaslarını tamamlaması bekleniyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Mısır ziyaretinde; eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu eşlik ediyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Burhan ustanın kişiye özel udları dünyaya açılıyor Kocaeli’de yaşayan 63 yaşındaki ud yapım ustası Burhan Çeşni, askerlik dönüşü tesadüfen başladığı meslekte 42 yılı geride bıraktı. Kuveyt’te geçirdiği 12 yılda Arap udları üzerine uzmanlaşan Çeşni, seri üretime karşı çıkarak sanatçının fiziğine ve icra tarzına uygun kişiye özel enstrümanlar üretiyor. Askerlik dönüşü tesadüfen tanıştığı ud yapımcılığında 42 yılı geride bırakan Burhan Çeşni, ağaca şekil vererek notalara can veriyor. Meslek hayatına 1984 yılında adım atan ve 12 yılını Kuveyt’te geçirerek Arap udunun inceliklerine hakim olan 63 yaşındaki Çeşni, "seri üretim" kolaycılığını reddediyor. Her enstrümanı sanatçının fiziksel özelliklerine, parmak yapısına ve aradığı tınıya göre terzi titizliğiyle işleyen Çeşni, atölyesinden çıkan udların sadece bir müzik aleti değil, sanatçının sesi ve karakteri olduğunu savunuyor. Piyasadaki "öğrenci udu" algısına karşı çıkarak kalitenin önemini vurgulayan ve Türkiye’yi uluslararası alanda temsil eden sayılı ustalardan biri haline gelen Çeşni’nin udları yaklaşık 50 ülkeden rağbet görüyor. "O gün bu gündür bu işin içindeyim" Mesleğe başlama hikayesini paylaşan Burhan Çeşni, "Askerden geldikten sonra iş aramaya başladım. Abim sanat okulu, ben lise mezunuydum. Gazetede müzik aletleriyle ilgili bir iş ilanı vardı. Abimi çağırdılar ama ben de gittim. Ortam hoşuma gitti, aletler hoşuma gitti, sesler hoşuma gitti. O gün bu gündür bu işin içindeyim. 1984’te başladım. 42 yıldır bu mesleği yapıyorum. Birdenbire usta olunmaz. Yanlış yapmadan usta olunmaz. Yanlış yaparsın, bozarsın, tekrar yaparsın. O yanlışları düzelte düzelte insan ustalaşıyor" dedi. "Şu an çok şükür zirvedeyiz" 1989 yılında gittiği Kuveyt’te 12 yıl kalarak Arap udları üzerine uzmanlaştığını belirten Çeşni, "Arap udu Türk uduna göre çok farklıdır. Hacmi farklıdır, boyu farklıdır, şekli farklıdır, sesi farklıdır. Yani her bakımdan ayrı bir dünyadır. Başta tam hakim değildik ama seneler geçtikçe, tecrübe kazandıkça, yavaş yavaş ustalaştık. Şu an çok şükür zirvedeyiz" diye konuştu. Mesleğinin zor aşamalarına da değinen Çeşni, özellikle Arap udunun tekne kısmının büyük ustalık istediğini ifade ederek, "El işçiliği olarak en zor bölüm Arap kalıbıdır. Türk kalıbı daha kolaydır, bir haftada öğrenilebilir ama Arap kalıbı çok zordur. Özellikle tekne aşaması, yani arka tarafının o tombul yapısını vermek en zor iştir. Kapak kısmı da önemlidir. Kimisi sade ister, kimisi sedef ister, kimisi işlemeli ister. Ağaçların da mutlaka iyi kurumuş olması gerekir" şeklinde konuştu. "Kişinin fiziğine göre 11 ayrı kalıp kullanıyoruz" Çeşni, udun sanatçının bir parçası olması gerektiğini, bu nedenle kişiye özel üretim yaptıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Biz seri imalata girmiyoruz. Kişiye göre ud yapıyoruz. 11 tane ayrı kalıbım var. Minyon yapılı insanlar var, uzun boylu olan var, kilolu olan var. Hepsi için ayrı ayrı ud yapıyoruz. Kadınlar için de ayrıca kalıp yaptım. Bayanların rahat kavrayabilmesi için kalıplar farklı oluyor. Ayda bazen 50 ud yapıyoruz, bazen 60, bazen 70. Bu tamamen talebe göre değişiyor. Sanatçı udunu eline aldığı zaman rahat etmek ister. Kavraması önemli, icrası önemli, tınısı önemli. Kimisi Davudi tını ister, kimisi Arap tınısı ister. Biz de ona göre ayar yapıyoruz. Arka tarafın biraz basık olması, alt kısmın kavisli olması rahatlık sağlar. Bunlar icrayı birebir etkiler." "Öğrenci udu diye bir şey yoktur" Piyasada "öğrenci udu" adı altında satılan kalitesiz enstrümanlara karşı vatandaşları uyaran Çeşni, "Öğrenci udu diye bir şey yoktur. Kaliteli ud vardır, kalitesiz ud vardır. Öğrenci bile kaliteli ud ile başlamalı. Marketlerde satılan udları görüyorum. Ses yok, burgular tutmuyor. Kişi daha baştan müzikten soğuyor, icrayı bırakıyor. O yüzden mutlaka ustasından alsınlar, ustasıyla muhatap olsunlar" ifadelerini kullandı. Genç ustalara da tavsiyelerde bulunan Çeşni, mesleğin sadece parçaları birleştirmek olmadığını belirterek, "Bu işi yapmak isteyen kişi udu A’dan Z’ye kendi yapmalı. Teknesini de kapağını da kendi işlemeli. Montajcılıkla bu iş olmaz, bu meslek el emeği göz nurudur. Toz yutarız, ter dökeriz, stres yaşarız ama udu bitirip bir sanatçı çaldığında bütün yorgunluk gider. Ben Türkiye’yi dünyada en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyorum" dedi.