SAĞLIK - 03 Şubat 2026 Salı 09:55

Omurilik felci geçiren "Stikman" lakaplı Günal Şen, Elon Musk’un tedavisiyle tekrar yürümek istiyor

A
A
A

İstanbul’da yaşayan Günal Şen (38), 19 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonrası omurilik felci geçirdi. Hayata bilgisayar kullanırken yardımcısı olan tahta çubuk ile tutunan ve sosyal medyada "Stickman" lakabıyla tanınan Şen, tekerlekli sandalyede olsa da kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyor. Şen’in tek isteği Elon Musk’ın geliştirmiş olduğu Neuralink tedavisiyle tekrar ayağa kalkabilmek.

İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde yaşayan Günal Şen (38), 19 yıl önce üniversite eğitimini tamamlamak için gitmiş olduğu Kütahya’da geçirdiği trafik kazası sonrası omurilik felci geçirdi. O günden beri yürüme ve vücudunun büyük bir kısmını hareket ettirebilme yetisini kaybederek tekerlekli sandalyede hayatını devam ettirmek zorunda kaldı. Zor zamanlar geçirdiğini söyleyen Günal, ailesi ve akrabalarının desteğiyle hayata tutundu. Sosyal medyada aktif olan ve engelli bireyler için sanal ortamda toplantılar düzenleyen Günal Şen, bilgisayar kullanırken kullandığı tahta çubuk nedeniyle "Stickman" lakabıyla da tanınıyor. Engelliler için özel üretilen gözlük sayesinde ise televizyonu hareket ettirebiliyor. Şen’in tek isteği ise Elon Musk’ın geliştirmiş olduğu Neuralink tedavisi ile iyileşebilmek ve 19 yıl sonra beynine yerleştirilen çip sayesinde tekrardan yürüyebilmek ve vücudunu hareket ettirebilmek. Şen, Amerika’da geliştirilen bu tedavinin Türkiye’deki sağlık sistemine entegre edilerek bir çok omurilik felci hastasının iyileşmesini ümit ediyor.

Omurilik felci geçiren

"3 Aralık engeller gününde kaza geçirdim"

19 yıl önce Kütahya’da geçirdiği kazadan bahseden Şen, "2006 tarihinde Eylül ayında üniversite okumak için Kütahya şehrine gittim, orada okulumu devam ettiriyordum. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde aynı zamanda annemin doğum günü bir trafik kazası geçirdim ve boynumdan aşağı felç olarak kaldım. Kazada üç kişiydik, arkadaşım arabayı mıcıra kaptırdı. Üç takla atıp, 51 metre sürüklenerek tarlaya uçtuk. Benim o anda boynum çıt diye bir ses çıkardı ve o an boynumdan aşağı hiçbir yerim hareket etmiyordu. Sadece sağ kolum hareket ediyordu. Anında ambulans gelerek müdahale etti. Beni hemen bulunduğum şehirden İzmir’e naklederek ameliyatım gerçekleşti. Omurlarımda C4 ve C5 zedelenmesi sonucu dediğim gibi hayatımı bu şekilde idame ettiriyorum" dedi.

Kaza sonrası sudan çıkmış balık gibiydim

Geçirdiği kaza sonrası felcin psikolojik etkisinden bahseden Şen, "Kaza yaptıktan sonra sudan çıkmış balık gibiydim, ne yapacağımı bilmiyordum. Beni yönlendirecek kimse yoktu. Çok zorluklar çektim. Suratıma sinek konuyor, sineği kovamıyorum. Suratım kaşınıyor, suratımı kaşıyamıyorum. Düşünsenize hiçbir şeyiniz yok. Bir anda bütün vücudunuzun kontrolünü kaybediyorsunuz ve vücudunuza hükmedemiyorsunuz" şeklinde konuştu.

"Kaza yapınca etrafımda arkadaşlarımdan kimse kalmadı"

Kaza sonrası süreçte yalnız bırakıldığını ifade eden Şen, "Kaza yapmadan önce çok arkadaşım vardı. Biraz da popüler bir çocukluk yaşadık. Çünkü break dans, hip hop yapıyorduk, çevrem çok genişti. Kaza yaptıktan sonra etrafımda arkadaşlarımdan kimse kalmadı. Kazayı yeni yaptığım tarihlerde akülü sandalyemde dışarı çıktım, geziyordum. Üç dört tane kadın toplanmışlar, muhabbet sohbet ediyorlar. Onların yanından geçiyordum, anadan doğma mı sonradan olma mı dedi bana. Benim bir moralim bozuldu, ben oradan çıktım geldim, eve girdim, birkaç ay evden çıkmadım" diye konuştu.

Omurilik felci geçiren

"Ayaklarım tutmasa da kendi ayaklarımın üzerinde durmaya çalışıyorum"

Zorlukların kendisini yıldırmadığını ve internet üzerinden para kazandığını anlatan Günal Şen, "Ben 19 yıldır kendi ekmeğimi kendim kazanıyorum. Ayaklarım tutmasa da kendi ayaklarımın üzerinde durmaya çalışıyorum. Yeter ki inanın, yeter ki isteyin. Ben bu halimle bunları yapabiliyorsam siz daha fazlasını yapabilirsiniz" dedi.

"Engelliler için bir topluluğumuz var"

Sanal ortamda engellerin ortadan kalktığını belirten Şen, "Bir engelli topluluğumuz var. Orada benim gibi bireyler ve yakınlarına internet üzerinden nasıl gelir elde edilebileceğini öğretmeye çalışıyoruz. On dokuz yıllık deneyimimi, yaşadığım her şeyi onlara aktarıyorum" dedi.

"Aklımda olan tek şey yürütebilmek"

Tek hayalinin eski sağlığına kavuşmak ve yürüyebilmek olduğunu söyleyen Şen, "On dokuz yıldır tek aklımda olan şey yürütebilmek. Bunun için ne yapabilirim, ne gibi tedaviler var sürekli araştırıyorum. 2016 yılında Elon Musk’ın Neuralink çipini (beynine takılan çipi) duyduğumda çok büyük bir umut besledim. Çok inandım ve bu inancımın sonucunda sürekli yine araştırmaya devam ettim. Şu an için en net, somut Elon Musk’ın Neuralink çipi ameliyatı. İlk fazda beynine takılıyor, ikinci fazda omuriliğe takılacak. Bu da benim gibi omurilik felçlilerin yürümesine imkan sağlayacak" açıklamalarında bulundu.

Türkiye’de ilk Neuralink hastası olmak istiyorum

Türkiye’de bu tedaviyi uygulayan ilk birey olmak istediğini söyleyen Günal Şen, "Türkiye’den ilk astronotumuz uzaya çıkmıştı, Alper Bey, onun gibi ben de bir ilk olmak istiyorum. Bunun da çözümü Neuralink’in yani Elon Musk’ın Neuralink ameliyatının gerçekleşmesi. Bunun için başvurumu yaptım, bekleme sırasındayım. Türkiye’nin sağlık sistemi çok iyi olduğu için Türkiye’de de bu ameliyatı gerçekleştirebileceklerine inanıyorum. Buradan yetkililere sesleniyorum. Lütfen benim umudum olun. Benim gibi binlercesi var, milyonlarcası var. Türkiye’de omurilik felçlileri sırasıyla tek tek bu ameliyatı olabilsin, eski sağlıklarına kavuşabilsinler" dedi.

Haberi alınca dünyamız yıkıldı

On dokuz yıl önce yaşanan kaza sonrası oğlunun yanına giden baba Ayhan Şen, "Günal’ın kaza haberini aldıktan sonra dünyamız yıkıldı. İzmir Ege Üniversitesi’ne bir gittim ki bir baktım ağacı budarsın da upuzun yatırırsın ya, benim oğlum öyle yatıyordu. Oğluma sordum, oğlum ellerini oynatabiliyor musun, ’hayır baba’. Kollarını oynatabiliyor musun, ayaklarını oynatabiliyor musun, ’hayır baba’ dedi. Ama kendisi gülüyor. İnşallah iyileşeceksin oğlum deyip dışarı çıktım. Dışarıda başladım ağlamaya" diyerek yaşadıklarını anlattı.

Oğlumu ayağa kaldıramadan ölürsem gözüm açık gidecek

Oğlunun yürümesini isteyen baba Şen, "Sadece tek korktuğum nokta oğlumu ayağa kaldıramadan ölürsem gözlerim açık gider. Ben sadece yetkililere seslenmek istiyorum. İmkanı olanlar, ne bileyim yurt dışıyla alakalı olanlar lütfen yardımcı olsunlar. Bu tür insanlara bir ömür boyu hayır duası almak istiyorlarsa yardımcı olsunlar. Ne olursunuz bizim gibi insanların seslerini duyun" şeklinde konuştu.

Emirhan Toplu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Kasapoğlu: "Bugüne kadar paydaşlarımızdan komisyonumuza ulaşan rapor, görüş, bilgi notu ve sunum sayısı bin 300’ü buldu" TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı ve İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, bugüne kadar komisyona bin 300 rapor, görüş, bilgi notu ve sunum ulaştığını belirterek, "Bizim anlayışımıza göre devletin dili şefkattir, adalettir, hizmettir. Ve bu hizmet, Türkiye’nin her metrekaresine eşit ve adil bir şekilde ulaşmak zorundadır. Cumhurbaşkanımızın defaatle dile getirdiği ‘Batıda ne varsa doğuda da o olacak’ düsturu, sadece binalar, yollar için değil; engelli hakları, erişilebilirlik standartları ve bağımsız yaşam imkanları için de geçerlidir" dedi. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı ve İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Diyarbakır’da çeşitli ziyaret ve programlara katıldı. Kasapoğlu’nun ilk durağı Diyarbakır Valiliği oldu. Vali Murat Zorluoğlu’nun karşıladığı heyet, daha sonra Diyarbakır Surkent İşitme Engelliler Ortaokulunu ziyaret etti. Burada öğrencilerle tek tek ilgilenen Kasapoğlu ve Vali Zorluoğlu, daha sonra bölge istişare toplantısına katıldı. 7 ilden gelen temsilcilerle bir araya gelen Kasapoğlu, "Bugün medeniyetlerin beşiği, tarihin, kültürün, kardeşliğin kadim şehri Diyarbakır’dayız. Ancak bugün bu salonda sadece Diyarbakır yok. Batman burada, Bitlis burada, Mardin burada, Siirt burada, Şırnak burada, Van burada. 7 ilimizin, bu kadim coğrafyanın sesini, nefesini, derdini ve dermanını konuşmak için bir aradayız. Bölge istişare toplantılarımızın bu durağında, Mezopotamya’nın kalbinde sizlerle buluşmaktan, aynı havayı teneffüs etmekten büyük bir onur duyduğumu özellikle belirtmek isterim. Komisyon olarak yola çıktığımız ilk günden beri, yani 3 Temmuz 2025’ten bu yana ısrarla altını çizdiğimiz bir husus var. Bu komisyon, herhangi bir komisyon değildir. Bu komisyon, 86 milyonun ortak vicdanıdır. Bugüne kadar paydaşlarımızdan komisyonumuza ulaşan rapor, görüş, bilgi notu ve sunum sayısı bin 300’ü buldu. İlgili kurumlara ve yerel yönetimlere tam bin 276 adet resmi yazı yazarak veri istedik, soru sorduk. Bizim anlayışımıza göre devletin dili şefkattir, adalettir, hizmettir. Ve bu hizmet, Türkiye’nin her metrekaresine eşit ve adil bir şekilde ulaşmak zorundadır. Cumhurbaşkanımızın defaatle dile getirdiği ‘Batıda ne varsa doğuda da o olacak’ düsturu, sadece binalar, yollar için değil; engelli hakları, erişilebilirlik standartları ve bağımsız yaşam imkanları için de geçerlidir" dedi. Vali Murat Zorluoğlu ise yaptığı konuşmada, "Şehrimiz bugün yine önemli bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Program kapsamında komisyonumuzun kıymetli başkanı ve üyelerinin de katılımıyla engelli bireylerin sorunları, bölge illerinde yapılan çalışmalar, kaydedilen ilerlemeler ve karşılaşılan zorluklarla ilgili olarak tüm paydaşlarımızla inşallah çok faydalı değerlendirmeler yapacağız. Devletimizin sosyal devlet anlayışı çerçevesinde tüm Türkiye’de olduğu gibi ilimizde de her yaştan engelli vatandaşlarımıza dönük çok kapsamlı çalışmalarımız, hizmetlerimiz ve projelerimiz var. Bilhassa istihdam, eğitim ve sosyal destek alanlarında engellilere ciddi destekler sunan önemli projelerimiz ve uygulamalarımız var. Mevzuat anlamında elbette eksikler olabilir ama çok önemli eksikler olduğu kanaatinde değilim. Mevzuatımız büyük ölçüde tamamlanmış vaziyette" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından basına kapalı bölümde engelli bireyler ve kurum amirleri eksiklikleri ve isteklerini dile getirdi. Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamada bulunan Kasapoğlu, "Türkiye Büyük Millet Meclisimizin Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu olarak bildiğiniz gibi 3 Temmuz 2025’ten beri yoğun bir çalışma ortaya koyuyoruz. Ve bu çalışma çerçevesinde de gerek parlamentomuzdaki resmi toplantılarımız, gerek akademiyle sivil toplumla ilgili kurum kuruluşlarla yaptığımız odak çalışma toplantılarımız ve gerekse sahadaki çalışmalarımız, tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde saha ziyaretlerimiz çok ama çok etkili sonuçlara doğru yürüyor. Çünkü bu konu sadece engelli bireylerimizi, onların yakınlarını ilgilendiren bir konu değil. Bu konu tüm Türkiye’nin konusu" dedi.
Eskişehir Vali Dr. Erdinç Yılmaz’a ’Sivrihisar Fahri Hemşehrilik Beratı’ takdim edildi Sivrihisar Belediye Meclisi’nin oy birliğiyle aldığı karar neticesinde Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’a ’Sivrihisar Fahri Hemşehrilik Beratı’ düzenlenen törenle takdim edildi. Program, Eskişehir Valiliği’nde gerçekleştirildi. Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’a ’Sivrihisar Fahri Hemşehrilik Beratı’ takdim etti. Törende, Vali Yılmaz’ın geçmişte görev yaptığı Sivrihisar’a olan katkıları ve ilçeyle kurduğu güçlü gönül bağına dikkat çekildi. "Valimizin ilçemize büyük katkılar sunacağına inanıyorum" Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, törende yaptığı konuşmada, "Oy birliği ile aldığımız bir karar neticesinde fahri hemşehrilik beratı vermek için toplanmış bulunuyoruz. Değerli Valimiz, Sivrihisar Kaymakamlığı süresince ilçemizde değerli, kıymetli hizmetleri olduğundan dolayı Eskişehir’e geleceğini duyduktan sonra büyük bir sevinç ve heyecan duymuştuk. O günlerde 22. Dönem Milletvekilimiz Sayın Fahri Keskin Beyefendi ile beraber olduğumuz bir anda kendisinin böyle bir önerisi oldu. Biz de meclis üyelerimizle birlikte bir karar almak istedik. Valimiz de iyi ki var, iyi ki ilimizde, iyi ki bizlerle beraber. Valimizin burada bu dönemde görev yapması ilçemiz için de ileriye dönük çok büyük katkı sunacağına inanıyorum ve kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Sivrihisar’ın benim hayatımda yeri ve kıymeti çok büyük" Berat takdiminden dolayı büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ise, duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Ben tabii böyle bir hemşehrilik beratıyla, bu hemşehrilik beratının verilecek olmasına gerçekten büyük bir heyecan, gurur, mutluluk duyuyorum. Sivrihisar’ın benim hayatımda yeri, kıymeti çok büyük. Sivrihisarlı hemşehrilerim de zaten beni hep Sivrihisarlı gördüler, Sivrihisarlı kabul ettiler. Ben de onların bir hemşehrisi olarak kendimi hep öyle gördüm, öyle yakın hissettim. Osmaniye’de 5 yıl 7 ay çalıştıktan sonra Eskişehir’imize vali olarak gelmenin de mutluluğunu, gururunu yaşadım. Tabii hem Sivrihisar hem Eskişehir Tepebaşı bana çok şey kazandırdı, bana çok uğurlu gelen bir il olarak öyle düşündüm. Bugün de sizlerin sevgisini kazanmış olmak, sizlerin takdiriyle, böylesi bir hemşehrilik beratıyla ödüllendirilecek olmamızdan gerçekten mutluyum."
Bolu Mudurnu’da geleneksel ‘Birikme Gecesi’nde güldüren anlar Bolu’nun Mudurnu ilçesinde Osmanlı döneminden günümüze miras kalan ‘Birikme Gecesi’ geleneği sürdürülüyor. Sahnelenen sezonun son orta oyununda 5 yaşındaki Ömer Halis Akıllı’nın kendisine abur cubur almayan muhtar babasını oyunun hakemine şikayet edip, eline ıslak havluyla vurduğu anlar, salonu kahkahaya boğdu. Mudurnu’ya bağlı Delice köyü Bayramlı Mahallesi’nde bir araya gelen köy sakinleri, Osmanlı döneminden beri süregelen ‘Birikme Gecesi’ isimli orta oyununda buluştu. Tarihi ilçeye miras kalan orta oyunlarında vatandaşlar doyasıya eğlendi. Kış aylarında düzenlenen gecenin bu dönemki son oyunu gerçekleşti. Sobanın etrafında toplanan vatandaşlar, yaklaşık 20 farklı oyunu oynayarak eğlenceli vakit geçirdi. Yüzlerce köy sakininin katıldığı gecede yemekler yenilerek, oyun sonrası sohbet edildi. Geceye damga vuran oyun Gecenin en dikkat çeken anları ise geleneksel ‘Buyur Bey’ oyunu sırasında yaşandı. Köy muhtarı Erkan Akıllı’nın 5 yaşındaki oğlu Ömer Halis Akıllı, oyun gereği ‘Bey’ rolündeki kişiye babasını şikayet etti. Küçük Ömer Halis’in babasının kendisine kızdığını ve abur cubur almadığını söylemesi üzerine oyunun kuralı gereği babasına ceza kesildi. Elindeki ıslak havluyla babasının eline üç kez vuran küçük çocuğun o halleri ve köylülerin kahkahaları kameraya yansıdı.
Antalya Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürü Çelik: "Sigarayı bırakmak için en doğru zaman şimdi" Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürü Dr. Eşşe Çelik, "Sigarayı bırakmayı ertelemeyin, sağlığınızın sizi mecbur etmesini beklemeyin. Sigarayı bırakmak için en doğru zaman şu andır. Kendiniz ve aileniz için yeni bir başlangıç yapın" dedi. Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde her yıl 9 Şubat’ta tütün kullanımının zararları konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak ve sigara kullanan bireyleri bırakmaya teşvik etmek amacıyla kutlanan "Dünya Sigarayı Bırakma Günü" kapsamında bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürü Dr. Eşşe Çelik, sigara kullanımının başta akciğer kanseri olmak üzere birçok kanser türünün yanı sıra kalp ve damar hastalıkları ile KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) gibi ciddi solunum yolu hastalıklarının ortaya çıkmasında en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu vurgulayarak, tütün ürünlerinin her yıl milyonlarca insanın sağlığını tehdit ettiğini söyledi. Elektronik sigara, nargile ve ısıtılmış tütün ürünleri dâhil olmak üzere tüm tütün ürünlerinin zararlı olduğuna dikkat çeken Çelik, bu ürünlerin içeriğinde bulunan kanserojen maddelerin ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını ifade etti. Tütün dumanına maruz kalmanın güvenli bir düzeyinin bulunmadığını belirten Çelik, kullanım sıklığı arttıkça kanser ve diğer sağlık risklerinin de önemli ölçüde arttığını kaydetti. Tütün kullanımına başlama yaşının giderek düştüğüne dikkat çeken Çelik, tütün kullanan her 10 kişiden 9’unun sigaraya 18 yaşından önce başladığını belirterek, erken yaşta edinilen bu alışkanlığın yaşam boyu süren ciddi sağlık sorunlarına neden olduğunu söyledi. "Sigara bağımlılığı tedavi edilebilir" Sigara bağımlılığının tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Dr. Çelik, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara devlet tarafından ücretsiz destek sağlandığını vurguladı. Çelik, "Müdürlüğümüze bağlı Sağlıklı Yaşam Merkezleri bünyesinde hizmet veren Sigara Bırakma Poliklinikleri, vatandaşlarımıza hem tıbbi hem de danışmanlık desteği sunmaktadır. Ayrıca ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı üzerinden de ücretsiz danışmanlık hizmeti verilmektedir" dedi. Antalya genelinde toplam 34 sigara bırakma polikliniğinin hizmet verdiğini belirten Çelik, Gazipaşa’da da sigara polikliniğinin hafta içi pazartesi günleri mesai saatleri içerisinde hizmet vermeye devam ettiğini ifade etti. "Sağlığınızı ertelemeyin" Sigaranın her anının hem yaşam süresinden hem de insanın sevdikleriyle geçireceği sağlıklı zamanlardan çaldığını vurgulayan Dr. Eşşe Çelik, vatandaşlara şu çağrıda bulundu: "Sigarayı bırakmayı ertelemeyin, sağlığınızın sizi mecbur etmesini beklemeyin. Sigarayı bırakmak için en doğru zaman şu andır. Kendiniz ve aileniz için yeni bir başlangıç yapın." Pazar yerinde farkındalık çalışması 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü etkinlikleri kapsamında Gazipaşa’da pazar yerinde bilgilendirme çalışması yapıldı. İlçe Sağlık Müdürü Dr. Eşşe Çelik, sigaranın zararları ve bireylerin yaşam kalitesi üzerindeki olumsuz etkileri hakkında vatandaşlara bilgi vererek farkındalık oluşturdu.