SPOR - 09 Şubat 2026 Pazartesi 16:36

Kahramanmaraş’ta 14 şehirden 715 sporcu, kurtuluş haftası için yarıştı

A
A
A
Kahramanmaraş’ta 14 şehirden 715 sporcu, kurtuluş haftası için yarıştı

Kahramanmaraş’ta Kurtuluş Haftası etkinlikleri kapsamında 14 farklı şehirden 715 sporcunun katılımıyla oryantiring yarışması düzenlendi. Azerbaycan Mahallesi’nde gerçekleştirilen yarışmada sporcular, kürsüye çıkabilmek için ter döktü.


Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, şehrin düşman işgalinden kurtuluşunun 106. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında anlamlı ve dinamik bir organizasyona imza attı. Valilik, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Türkiye Oryantiring Federasyonu iş birliğinde Azerbaycan Mahallesi’nde düzenlenen oryantiring yarışması hem milli mücadelenin ruhunu yaşattı hem de sporseverleri bir araya getirdi. Türkiye’nin dört bir yanından yoğun katılımın olduğu organizasyona Kahramanmaraş’ın yanı sıra Ankara, Diyarbakır, Batman, Balıkesir, Gaziantep, Mersin, Osmaniye, Konya, Sivas, Malatya, Kastamonu, Samsun ve Bursa’dan toplam 715 sporcu katıldı. Farklı yaş gruplarından sporcuların yer aldığı yarışmalar, 18 ayrı kategoride gerçekleştirildi. Sporcular, harita ve pusula yardımıyla belirlenen parkurlarda zamana karşı mücadele ederek dereceye girebilmek için kıyasıya yarıştı. Şehir merkezinde kurulan parkur, izleyicilerden de büyük ilgi gördü. Kahramanmaraşlı gençler ise turnuvada "Yeni Başlayan" kategorisinde ilk üçün sahibi oldu.


Yarışmaların ardından düzenlenen ödül töreni Milli İrade Meydanı’nda gerçekleştirildi. Organizasyonda dereceye giren sporculara para ödülü verildi. Birincilere 7 bin 500 TL, ikincilere 5 bin TL, üçüncülere ise 2 bin 500 TL takdim edildi.Yarışmaya katılan sporcular hem organizasyondan hem de Kahramanmaraş’ta bulunmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.


Şekeroba Mahallesi’nden yarışmaya katılan Rahime Yağmur Başçı, "Oryantiringi çok seviyorum ve fırsat buldukça yarışmalara katılıyorum. Bugünkü yarışmanın ayrı bir anlamı var. Farklı şehirlerden gelen sporcularla yarışmak bizim için çok güzel bir deneyim oldu" ifadelerini kullandı.


Diyarbakır’dan gelen Mukadder Demir ise, "Kahramanmaraş’ın kurtuluş haftası kapsamında düzenlenen bu özel yarışma için kafile olarak geldik. Hem spor yapıyoruz hem de bu anlamlı haftaya tanıklık ediyoruz" dedi.


Emekli öğretmen Gürsel Yıldız da, "Adana’dan geliyorum. Kurtuluş Haftası’nda böyle bir etkinlikte yer almak çok özel bir duygu. Sporla tarih bilincinin birleşmesi çok kıymetli" şeklinde konuştu.



Kahramanmaraş’ta 14 şehirden 715 sporcu, kurtuluş haftası için yarıştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında tutuksuz sanıklar savunmalarını yapıyor Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik 200 sanığın yargılandığı davada tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına başlandı. Sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ozan İş, "Aktaş beni ölümle tehdit etti. Ben bu tehditlere boyun eğmediğim için iftiralara uğradım" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin soruşturmada tutuklanan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar görevlerinden uzaklaştırılırken, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar tahliye edilmiş, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere de tahliye edilip görevine iade edilmişti. Belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanık, 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Yargılamanın 3’üncü haftasında Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına başlandı. Duruşmada Zeydan Kararlar’ın talimatıyla Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger’e para teslim ettiği öne sürülen tutuksuz sanık Tekin Sönmez, suçlamaları kabul etmeyerek, "Özcan Zenger’den parayı Güngören civarında alırdım. Rüşvete aracılık suçunu kabul etmiyorum. Ben tanık olarak ifade verdim. Para, hakediş ödemesi olarak alındı, rüşvet gibi bir durum olmadı" dedi. Çapraz sorguya alınan Sönmez, Zeydan Karalar’ın Seyhan Belediye Başkanı olduğu dönemde temizlik işleri ihalesini alan Baki Nugay ile aynı gün Çağlayan Adliyesi’nde ifade verme nedeninin sorulması üzerine, "Adliye henüz açılmadan kendi rızamla ifade verdim. Baki Nugay’ın o gün ifade vereceğinden haberim yoktu" dedi. "Aktaş beni ölümle tehdit etti, ben bu tehditlere boyun eğmediğim için iftiralara uğradım" Beşiktaş Belediyesi’nin mülkiyetindeki Özel Etiler Hastanesi’ni Aziz İhsan Aktaş’a değerinin 180 milyon lira altında sattığı iddia edilen tutuksuz sanık Ozan İş ise, "Hastane sürecinin satış talimatlarını veren kişi Rıza Akpolat’tır. Bu durumu Yönetim Kurulu Başkanı Önder Gedik bilmektedir. Hiç kimse baskı ile 460 milyon lira yatırım yapmaz. Benim baskı yaptığım iddiası tamamen yalandır. Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz yalan söylemektedir. Nedense hep kendisine baskı yapılıyor ama nedense kendisi belediyeden uzaklaşmak yerine belediyede ihale alıyor. Satış süreçlerini yöneten kişi ben değilim. İhale surecini Ali Rıza Yılmaz ve Mustafa Mutlu yönetmiştir. Evraklar, Mustafa Mutlu tarafından hazırlanmıştır. Ali Rıza Yılmaz, suçu benim üzerime atarak çelişkili ifadeler vermektedir. Benim Mustafa Yılmaz ile aramadaki iletişimden ötürü, Ali Rıza Yılmaz ve Rıza Akpolat ile çok kez tartışma yaşıyordum. Aktaş’ın aldığı mal ve hizmetlerde fatura kesilmedi. Aziz İhsan Aktaş ile olan mesajlarımı mahkemeye sunacağım. Aziz İhsan Aktaş beni rahatsız etmektedir. Aktaş, rüşvet verdiğini iddia ettiği tarihte aramızdaki telefon aramalarının cevapsız çağrı olarak kayıtlarda olduğu görülecektir. Aramalara dönüş olmadan nasıl rüşvet işlemi olabilir? Aktaş beni ölümle tehdit etti. Ben bu tehditlere boyun eğmediğim için iftiralara uğradım. Benim baskı ile ifade verdiğimi söylüyor bazı sanıklar. Rıza Akpolat’ın avukatları bana baskı kurmaya çalıştı. Kontrollü bir şekilde konuşmam gerektiği, bu talimatın Akpolat’tan geldiği söylendi. Bu olay Vatan Emniyet’te oldu" diye konuştu. Duruşma yarın devam edecek Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Rıza Akpolat, Ozan İş’e, "Ozan İş, Beşiktaş Belediyesine İSKİ’den geldiğini ifade etti. Beşiktaş Belediyesine gelmesinde lise arkadaşım olmasının etkisi var mıdır? Ayrıca Ozan İş’in AK Parti üyesi olduğu için işe alınamayacağını bana söyledi mi? Bu kadar yolsuzluktan bahsettiği bir belediyede neden hala çalışmak istedi?" şeklinde sorular yöneltti. Sorular üzerine Ozan İş, "Rıza Akpolat ile aramızda böyle bir konuşma hiç geçmedi" dedi. Duruşma, diğer tutuksuz sanıkların savunmaları alınmak üzere yarına ertelendi.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Borçların yapılandırılması hayati bir gereklilik haline gelmiştir" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Artık borçların yapılandırılması hayati bir gereklilik haline gelmiştir. Bu vatandaşımızın, iş dünyasının beklentisidir" dedi. CHP’nin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı, Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantının ardından basın mensuplarına açıklama yapan Özel, "Avrupa Birliği’nin Kanada, Güney Kore, Hindistan başta olmak üzere yaptığı yeni serbest ticaret anlaşmaları tek taraflı olarak ülkemizi etkileyecektir. Bizim üreticimiz ürününü ihraç ederken gümrük vergisine tabi olmaktadır. Ama yeni anlaşmaların ardından aynı ülkelerin Türkiye’ye vergisiz ürün satabilmesinin önü açılmaktadır. Yerli üreticiyi korumayan Gümrük Birliği Anlaşması mutlaka değişmeli, hızla revize edilmelidir. Biz iktidarımızda Gümrük Birliği Anlaşması’nın kapsamlı bir şekilde güncellenmesini hedefliyoruz. Anlaşmanın tek taraflı yapısını değiştireceğiz. Karar alma süreçlerine mutlaka Türkiye’yi dahil edeceğiz. Gümrük Birliği’nin Türkiye’de oluşturduğu sıkıntıların nihai çözümü ise Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye olmasından geçmektedir. Biz kararlı politikalarımızla ve partimizin uluslararası alanda gördüğü büyük destekle Avrupa Birliği’ne tam üyelik müzakerelerini en kısa zamanda başarıya ulaştıracağız" ifadelerini kullandı. "Borçların yapılandırılması hayati bir gereklilik haline gelmiştir" Vatandaşların ve işletmelerin devlete yönelik borçları için kapsamlı bir yapılandırma yapılması gerektiğini belirten Özel, "Ayakta kalmak için zorlanan işletmeler ve borçlu vatandaşlar yüksek faiz ile ayrıca mücadele etmek zorundadırlar. Biz iktidarımızda bu tefeci faiz anlayışına son vereceğiz. Artık borçların yapılandırılması hayati bir gereklilik haline gelmiştir. Bu vatandaşımızın, iş dünyasının beklentisidir. Vatandaşlarımız ve işletmelerimizin devlete yönelik borçları için kapsamlı bir yapılandırma çalışmasını hayata geçireceğiz. Bunun için arkadaşlarımız detaylı olarak çalışıyorlar. Elbette borcunu düzenli ödeyen mükellefler için ödüllendirici destekler sunacağız ve onları ayrı tutacağız. Böylece önce zor durumdaki işletmelerin nefes almasını sağlayacağız. Ardından ise adil, rekabet şartlarını oluşturacağız. Bununla birlikte istihdamı da önce korumuş, sonra artırmış olacağız" açıklamalarında bulundu.
Kocaeli Burhan ustanın kişiye özel udları dünyaya açılıyor Kocaeli’de yaşayan 63 yaşındaki ud yapım ustası Burhan Çeşni, askerlik dönüşü tesadüfen başladığı meslekte 42 yılı geride bıraktı. Kuveyt’te geçirdiği 12 yılda Arap udları üzerine uzmanlaşan Çeşni, kişiye özel enstrümanlar üretiyor. Askerlik dönüşü tesadüfen tanıştığı ud yapımında 42 yılı geride bırakan Burhan Çeşni, ağaca şekil vererek, notalara can veriyor. Meslek hayatına 1984 yılında adım atan ve 12 yılını Kuveyt’te geçirerek Arap udunun inceliklerine hakim olan 63 yaşındaki Çeşni, seri üretimi reddediyor. Her enstrümanı sanatçının fiziksel özelliklerine, parmak yapısına ve aradığı tınıya göre terzi titizliğiyle işleyen Çeşni, atölyesinden çıkan udların sadece bir müzik aleti değil, sanatçının sesi ve karakteri olduğunu savunuyor. Piyasadaki "öğrenci udu" algısına karşı çıkarak kalitenin önemini vurgulayan ve Türkiye’yi uluslararası alanda temsil eden sayılı ustalardan biri haline gelen Çeşni’nin udları yaklaşık 50 ülkede rağbet görüyor. "O gün bu gündür bu işin içindeyim" Mesleğe başlama hikayesini anlatan Burhan Çeşni, "Askerden geldikten sonra iş aramaya başladım. Abim sanat okulu, ben lise mezunuydum. Gazetede müzik aletleriyle ilgili bir iş ilanı vardı. Abimi çağırdılar ama ben de gittim. Ortam hoşuma gitti, aletler hoşuma gitti, sesler hoşuma gitti. O gün bu gündür bu işin içindeyim. 1984’te başladım. 42 yıldır bu mesleği yapıyorum. Birdenbire usta olunmaz. Yanlış yapmadan usta olunmaz. Yanlış yaparsın, bozarsın, tekrar yaparsın. O yanlışları düzelte düzelte insan ustalaşıyor" dedi. "Şu an çok şükür zirvedeyiz" 1989 yılında gittiği Kuveyt’te 12 yıl kalarak Arap udları üzerine uzmanlaştığını belirten Çeşni, "Arap udu Türk uduna göre çok farklıdır. Hacmi farklıdır, boyu farklıdır, şekli farklıdır, sesi farklıdır. Yani her bakımdan ayrı bir dünyadır. Başta tam hakim değildik ama seneler geçtikçe, tecrübe kazandıkça, yavaş yavaş ustalaştık. Şu an çok şükür zirvedeyiz" diye konuştu. Çeşni, özellikle Arap udunun tekne kısmının büyük ustalık istediğini ifade ederek, "El işçiliği olarak en zor bölüm Arap kalıbıdır. Türk kalıbı daha kolaydır, bir haftada öğrenilebilir ama Arap kalıbı çok zordur. Özellikle tekne aşaması, yani arka tarafının o tombul yapısını vermek en zor iştir. Kapak kısmı da önemlidir. Kimisi sade ister, kimisi sedef ister, kimisi işlemeli ister. Ağaçların da mutlaka iyi kurumuş olması gerekir" şeklinde konuştu. "Kişinin fiziğine göre 11 ayrı kalıp kullanıyoruz" Çeşni, udun sanatçının bir parçası olması gerektiğini, bu nedenle kişiye özel üretim yaptıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Biz seri imalata girmiyoruz. Kişiye göre ud yapıyoruz. 11 tane ayrı kalıbım var. Minyon yapılı insanlar var, uzun boylu olan var, kilolu olan var. Hepsi için ayrı ayrı ud yapıyoruz. Kadınlar için de ayrıca kalıp yaptım. Bayanların rahat kavrayabilmesi için kalıplar farklı oluyor. Ayda bazen 50 ud yapıyoruz, bazen 60, bazen 70. Bu tamamen talebe göre değişiyor. Sanatçı udunu eline aldığı zaman rahat etmek ister. Kavraması önemli, icrası önemli, tınısı önemli. Kimisi Davudi tını ister, kimisi Arap tınısı ister. Biz de ona göre ayar yapıyoruz. Arka tarafın biraz basık olması, alt kısmın kavisli olması rahatlık sağlar. Bunlar icrayı birebir etkiler." "Öğrenci udu diye bir şey yoktur" Piyasada "öğrenci udu" adı altında satılan kalitesiz enstrümanlara karşı vatandaşları uyaran Çeşni, "Öğrenci udu diye bir şey yoktur. Kaliteli ud vardır, kalitesiz ud vardır. Öğrenci bile kaliteli ud ile başlamalı. Marketlerde satılan udları görüyorum. Ses yok, burgular tutmuyor. Kişi daha baştan müzikten soğuyor, icrayı bırakıyor. O yüzden mutlaka ustasından alsınlar, ustasıyla muhatap olsunlar" ifadelerini kullandı. Genç ustalara da tavsiyelerde bulunan Çeşni, mesleğin sadece parçaları birleştirmek olmadığını belirterek, "Bu işi yapmak isteyen kişi udu A’dan Z’ye kendi yapmalı. Teknesini de kapağını da kendi işlemeli. Montajcılıkla bu iş olmaz, bu meslek el emeği göz nurudur. Toz yutarız, ter dökeriz, stres yaşarız ama udu bitirip bir sanatçı çaldığında bütün yorgunluk gider. Ben Türkiye’yi dünyada en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyorum" dedi.