Son Dakika
|
Balıkesir’de yine sallandı
Yalova’da film gibi kuyumcu soygunu
Beşiktaş’ın anlaşmaya vardığı Amir Murillo, İstanbul’a geldi
Genç taraftarın tribünden düştüğü anlara ait görüntüler ortaya çıktı
Batman’da silahlı kuyumcu soygunu!
Yusuf Demir yeniden Rapid Wien’de
Buca Belediyesinde rüşvet soruşturması: 28 şüpheli hakkında gözaltı kararı
N’Golo Kante, resmen Fenerbahçe’de
Elon Musk net serveti 800 milyar doları aşan tarihteki ilk insan oldu
Nevşehir'de kayıp genç kızdan acı haber!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
The Karakul or Jinnah Cap and Its Place in Pakistan’s Recent History
Bakan Yumaklı, "11 milyar liralık kaynağı bu proje ile 11 ilimize aktaracağız"
Antalya’da ilkokulda yangın: Öğrenciler tahliye edildi!
AK Parti MYK başladı
Erman Toroğlu adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
Mardin’e gezmeye gitti, en yakın arkadaşıyla birlikte feci kazada hayatını kaybetti
Kuzey Marmara gişelerinde araç bariyerlere böyle çarptı: 1 yaralı
Annesine kızıp daireyi ateşe verdi: 10 kişi dumandan etkilendi
KÜLTÜR SANAT
Atatürk’ün Söke’ye Gelişinin 102. Yılı törenle kutlandı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 17:47:38
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Söke’yi ziyaretinin 102’inci yıl dönümü, düzenlenen törenle kutlandı. Kutlamalar, Atatürk’ün 9 Şubat 1924 tarihinde ilçeye gelişinde karşılandığı Söke-Kuşadası yolu üzerinde gerçekleştirilen sembolik karşılama programıyla başladı. Granta mevkiinden başlayan yürüyüş, Söke girişinde yer alan Abalaki Mevkii’ndeki Cafer Efe Heykeli’ne kadar devam etti. Yürüyüş grubunu burada; Söke Kaymakam Vekili ve Germencik Kaymakamı Sultan Doğru, Söke Garnizon Komutanı Topçu Albay Ozan Yılmaz, Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan ve protokol üyeleri karşıladı. Halk oyunları gösterisinin ardından yürüyüş grubunun taşıdığı Türk Bayrağı, Kaymakam Vekili Sultan Doğru’ya teslim edildi. Daha sonra katılımcılar kortej eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na geçti. Tören, Atatürk Anıtı’na Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı ve Söke Belediyesi çelenklerinin sunulmasıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Söke Cafer Efe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Özge Kahraman şiir okudu. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan yaptı. Başkan Arıkan konuşmasında, Atatürk’ün Söke’ye gelişinin tarihi önemine dikkat çekerek, İzmir’de yayımlanan dönemin Ahenk Gazetesi yazarı Rıfat (Korkud)’un Mustafa Kemal Paşa’nın Söke’ye girişini anlattığı satırlardan bahsetti. Arıkan, 9 Şubat’ın Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün halkla buluştuğu, Söke’nin geleceğine umutla baktığı anlamlı bir gün olduğunu vurgulayarak; "Atatürk, yurt gezileriyle milletin nabzını tutan, Anadolu’nun her köşesini önemseyen büyük bir liderdi. Söke’ye gelişi de bunun en somut göstergelerinden biridir. O gün Söke sokaklarında yankılanan coşku, bugün hâlâ kalplerimizde yaşamaktadır. Atatürk’ün Söke’ye verdiği değer; üretime, eğitime, çağdaşlaşmaya ve millet iradesine olan inancının bir yansımasıdır. Bizlere düşen görev ise onun emanet ettiği Cumhuriyet’i aklın ve bilimin ışığında daha ileri taşımaktır" dedi. Söke’de yapılan her hizmette Atatürk’ün izlerini rehber aldıklarını belirten Arıkan, çağdaş ve yaşanabilir bir Söke hedefiyle çalıştıklarını ifade etti. Başkan Arıkan, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını, aziz şehitleri ve gazileri rahmet, minnet ve saygıyla andı. Programda öğrenci Çağlasu Mina Köse’nin şiir okumasının ardından, Mavi Sanat Spor Kulübü ile Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü bünyesindeki Aydın Yöresi Halk Oyunları ekibi gösteri sundu. Tören, halk oyunları gösterisinin ardından sona erdi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 17:00
Muş Piramidi kış manzarasıyla mest etti
’Muş Piramidi’ olarak bilinen Mercimek Kale Höyüğü, etkili olan kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplanarak eşsiz görüntüler sundu. Muş’ta son günlerde etkisini artıran kar yağışı, kentin tarihi ve doğal güzelliklerini de beyaza bürüdü. "Muş Piramidi" olarak anılan ve tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığı bilinen Mercimek Kale Höyüğü, karla kaplanan siluetiyle dikkat çekti. Murat Nehri kenarında bulunan ve yapısıyla uzaktan bakıldığında piramidi andıran höyük, kar yağışının ardından adeta kartpostallık görüntüler oluşturdu. Beyaz örtüyle kaplanan tarihi alan, hem doğa hem de tarih tutkunlarının ilgisini çekti. Efsaneleriyle de bilinen Mercimek Kale Höyüğü, dört mevsim ayrı bir güzellik sunarken, kış aylarında oluşan manzarasıyla görsel bir şölen yaşattı. Kentin önemli tarihi değerlerinden biri olan Mercimek Kale Höyüğü, kar yağışıyla birlikte bir kez daha Muş’un doğal ve kültürel zenginliğini gözler önüne serdi. Kışın beyaza bürünen "Muş Piramidi", hem tarihi mirası hem de büyüleyici manzarasıyla ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. MAUN Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Öğretim Üyesi Jeomorfolog Dr. İskender Dölek, Muş’ta yer alan önemli doğal oluşumlardan birinin Mercimek Kale olduğunu belirterek, "Muş’ta yer alan doğal oluşumlardan biri de Mercimek Kale’dir. Sergen riyolitleri olarak ifade edilen volkanik bir yapıya sahip olan bu alan, dom (kubbe) yapısı şeklinde tanımlanmaktadır. Söz konusu yapılar, yer kabuğunun zayıf ve dirençsiz noktalarından magmanın yüzeye sokulup soğuması sonucu meydana gelmektedir. Jeosit özelliği taşımasının yanı sıra kültürel açıdan da Muş için önemli simge yapılardan biri konumundadır" dedi. Mercimek Kale’nin doğal görünümüyle turizm açısından önemli bir çekicilik oluşturduğunu ifade eden Dr. Dölek, alanın Muş ilinin simge yapılarından biri olarak kabul edildiğini belirterek, "1750’li yıllara kadar özellikle üzerinde bir kulenin varlığından söz edilmekte olup, bu yapının bölgenin güvenliği açısından büyük önem taşıdığı bilinmektedir. Murat Nehri’nin hemen kenarında yer alan Mercimek Kale, doğal görünümüyle turizm açısından bölge için önemli bir çekicilik oluşturmakta ve Muş ilinin simge yapılarından biri olarak kabul edilmektedir. Muhtemelen oluşum özelliğine bağlı olarak bölgede birçok kültürel efsane ve hikâyeye de konu olmuştur" şeklinde konuştu. Üzerinde 1756 yılına kadar ayakta kaldığı belirtilen ve koruma amacıyla kullanıldığı düşünülen kale ya da kuleye ait kalıntıların izlerine günümüzde de rastlanabildiğini ifade eden Dölek, Mercimek Kale gibi il sınırları içerisindeki diğer doğal ve kültürel varlıkların envanter çalışmalarının yapılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Üzerinde 1756 yılına kadar ayakta kaldığı belirtilen ve bölgede koruma görevi gördüğü düşünülen kale ya da kuleye ait kalıntıların izlerine bugün de rastlanabilmektedir. Mercimek Kale gibi il sınırları içerisinde yer alan diğer doğal ve kültürel varlıkların envanterlerinin çıkarılması, bu alanların jeorotalar ya da kültür rotaları kapsamında bilimsel bir yaklaşımla turizme kazandırılması büyük önem taşımaktadır. Zira bu alanlar yalnızca kültürel değil, yer bilimleri açısından da önemli bir değere sahiptir. Bu değerlerin entegre edilmesiyle oluşturulacak jeorotalar ve kültür rotaları, il ve bölge turizmine önemli katkılar sunabilecektir" ifadelerini kullandı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 16:37
Kahramanmaraş’ın kurtuluş direnişi okullara taşındı
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinin Kahramanmaraş’ın kurtuluş mücadelesini sanatla gençlere aktarmak için hayata geçirdiği "Çatkapı" adlı tiyatro gösterisi, şehrin çeşitli noktalarında gençler için sahnelendi. Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 106. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve büyük beğeni toplayan "Çatkapı" adlı tiyatro gösterisi, şehrin dört bir yanında öğrencilerle buluşarak Millî Mücadele ruhunu yeniden canlandırdı. Büyükşehir Belediyesinin kültür ve sanat etkinlikleri çerçevesinde Sahne Maraş tiyatro ekibi tarafından sahnelenen oyun, şehrin farklı ilçelerindeki okullarda çocuklar ve gençler için özel olarak sergilendi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği tiyatro gösterisi alkışlarla karşılandı. "Çatkapı" tiyatro oyunu, Kahramanmaraş’ın kurtuluş mücadelesinde önemli rol üstlenen kahraman isimlerin hikâyelerini sahneye taşıdı. Sütçü İmam’ın işgale karşı ilk kurşunu sıktığı anlar, Rıdvan Hoca’nın halkı direnişe çağıran konuşmaları, Arslanbey’in öncülüğündeki mücadele ve Abdal Halil Ağa’nın fedakârlıkları duygu dolu sahnelerle öğrencilere aktarıldı. Tarihi olayların çocukların anlayabileceği bir dille anlatıldığı oyun hem eğitici hem de etkileyici yapısıyla dikkat çekti. Gösteri boyunca öğrenciler, Kahramanmaraş halkının yokluklar içinde verdiği destansı direnişi büyük bir ilgiyle izledi. Zaman zaman duygusal anların yaşandığı sınıflarda, genç izleyiciler kahramanlık hikâyeleriyle gururlandı. Kahramanmaraş’ın bağımsızlık mücadelesini sahne sanatlarıyla geleceğe taşıyan gösteri hem öğrenciler hem de öğretmenler tarafından takdirle karşılanırken, şehrin kurtuluş ruhunu bir kez daha canlı tuttu.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 16:37
Üreten Kadınlar Festivali kapılarını açıyor
Kadın girişimciliğini desteklemek ve el emeğini ekonomiye kazandırmak amacıyla Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali", 13-15 Şubat tarihleri arasında Denizlililerle buluşacak. Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek festivalde, yerel kalkınmaya katkı sağlayan kadın üreticiler bir araya gelecek. Toplam 258 standın kurulacağı organizasyonda; giyim, gıda, el sanatları ve tekstil başta olmak üzere 6 farklı kategoride binlerce ürün ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Festival, kadın girişimcilerin pazar ağlarını genişletmelerine imkan sağlayacak. Festival kapsamında ünlü oyuncu ve sunucu Berna Laçin, etkinliğin açılış gününde Denizlililerle buluşacak. Laçin, aynı gün saat 20.00’de Mehmet Gazi Salonu’nda "Hayal Satıcısı" adlı tek kişilik tiyatro oyununu sahneleyecek. Etkinliğin son gününde ise Eğitim Bilimci ve Yazar Doç. Dr. Özgür Bolat, "Mutlu ve Başarılı Çocuk Nasıl Yetiştirilir?" konulu söyleşiyle katılımcılarla bir araya gelecek. Festival süresince çocuklara yönelik bilim merkezi atölyeleri, sihirbaz gösterileri ve kukla tiyatroları da düzenlenecek. Ayrıca 14 Şubat Sevgililer Günü’ne özel olarak Hakan Eyiden konseri ile ziyaretçilere keyifli anlar yaşatılacak.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Şubat 2026 Pazar- 10:24
Kütahya’da "Şalvarını Al Gel" etkinliğiyle geleneksel giyim kültürü yeniden canlandı
2
08 Şubat 2026 Pazar- 18:50
Kuantum İstihbarat 2071 kitabı tanıtıldı
3
07 Şubat 2026 Cumartesi- 08:54
Bayburt’ta 150 yıllık nüfus arşivi sergilendi
4
07 Şubat 2026 Cumartesi- 11:03
Mersin Büyükşehir Belediyesi, fuarda kentin turizm potansiyelini tanıttı
5
08 Şubat 2026 Pazar- 18:01
Ankara’dan gelen kafile Çankırı’nın tarihi mekanlarını gezdi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:10
Kütahya’da şalvar etkinliğinde Kongolu Michelle ilgi odağı oldu
Kütahya’da düzenlenen "şalvar" etkinliğinde, Kongolu Michelle’in Kütahya yöresine ait şalvar kıyafetiyle sahneye çıkması izleyicilerden büyük ilgi gördü. Etkinlikte yöresel kıyafeti başarıyla taşıyan Michelle, performansı ve uyumuyla katılımcıların beğenisini kazandı. Farklı bir kültürden gelmesine rağmen Kütahya’nın geleneksel kıyafetini benimseyerek sahneye çıkan Michelle, programın en dikkat çeken isimlerinden biri oldu. Ortaya çıkan görüntüler, farklı kültürlerin bir araya geldiğinde anlamlı ve güzel anların oluşabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:58
Sarıgöl’de tek kişilik oyun ilgi gördü
Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin katkısıyla Ankara Ekin Tiyatrosu’nca sahnelenen "Rosa Luxemburg" tiyatro oyunu, yoğun ilgi gördü. Sarıgöl Atatürk Gençlik Merkezi Salonu’nda sahnelenen ve tiyatro oyuncusu Özlem Kalkan’ın tek kişilik performansıyla izleyiciyle buluşan "Rosa Luxemburg" oyunu, salonu dolduran tiyatroseverler tarafından beğeniyle izlendi. Oyunculuğu ve sahne performansıyla izleyicilerden tam not alan Kalkan, oyun sonunda ayakta alkışlandı. Oyun bitiminde Sarıgöl Belediye Başkan Yardımcısı Hatice Uğurlu, başarılı performansından dolayı oyuncu Özlem Kalkan’a çiçek takdim ederek teşekkür etti. Etkinliğin ardından izleyiciler, sanatçıyla hatıra fotoğrafı çektirmeyi de ihmal etmedi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:57
Atatürk Üniversitesi’nden örnek misafirperverlik
Atatürk Üniversitesinde bakanların katılımıyla sanat ve sosyal dayanışma odaklı programlar düzenlendi Atatürk Üniversitesi, Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımlarıyla düzenlenen anlamlı programlara ev sahipliği yaptı. Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikler, sanatın birleştirici gücü ile sosyal devlet anlayışının sahadaki güçlü yansımalarını bir araya getirdi. "Kim Var" Sanat Etkinliği Yoğun İlgi Gördü Atatürk Üniversitesi 15 Temmuz Millî İrade Salonunda düzenlenen "Kim Var Sanat Etkinliği", Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Erzurum Milletvekilleri Fatma Öncü ile Abdurrahim Fırat, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Ak Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu ile protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi. Raci Alkır Güzel Sanatlar Lisesi müzik öğretmenlerinin koordinasyonunda ve öğrencilerden oluşan koro tarafından hazırlanan programda; Türk besteci ve piyanist, 28. Dönem AK Parti İstanbul Milletvekili Yücel Arzen, piyano eşliğinde seslendirdiği eserlerle geceye sanat dolu anlar kattı. Türk Edebiyatının Kıymetli Eserleri Sahneye Taşındı Etkinlik kapsamında, Necip Fazıl Kısakürek’in "Sakarya Türküsü", "Kaldırımlar", "Tohum Saç, Bitmezse Toprak Utansın" ve "Kırılır da Bir Gün Bütün Dişliler" şiirleri bestelenerek müzik eşliğinde seslendirildi. Ayrıca Abdurrahim Karakoç’un "Gölgesinde Otur Amma, Yaprak Senden İncinmesin" adlı eseri de öğrencilerle birlikte icra edildi. Öğrencilerin tiyatral sunumlarıyla zenginleştirilen performanslar, şiirlere güçlü sahne vurguları kazandırırken; Sayın Yücel Arzen tarafından bestelenen "Türkiye Yüzyılı" şarkısının seslendirilmesiyle salon Türk bayrakları eşliğinde kırmızı beyaza büründü. Katılımcıların coşkuyla eşlik ettiği eser, programa damga vurdu. Sanatın toplumsal değerleri yaşatan yönünün ön plana çıktığı etkinlik, izleyicilerden büyük beğeni topladı. "Aileye Sosyal Konut Projesi" Kura Çekimi Gerçekleştirildi Bakanların Erzurum programı kapsamında ayrıca, sosyal devlet anlayışının önemli bir yansıması olan "Aileye Sosyal Konut Projesi" kura çekim töreni düzenlendi. Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu Salonunda düzenlenen programda, hak sahibi vatandaşlar yeni yuvalarına kavuşmanın sevincini yaşadı. Dualar eşliğinde yapılan kura çekiminin ardından, konutların ailelere huzur, bereket ve mutluluk getirmesi temennisinde bulunuldu. Katılımcılar, projede emeği geçen tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:28
Ertaş: Dildeki ve tabelalardaki yabancılaşma, sömürgecisine gönüllü kölelik halidir
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş yaptığı açıklamada hayatımızın her alanında karşılaştığımız dildeki yabancılaşmaya tepki göstererek "Böyle devam ederse yüz yıl Türkçe kalmaz, tarihte onlarca örneği olduğu gibi dilini kaybeden milletler de tarih sayfasından silinir" dedi. TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş açıklamalarına şöyle devam etti: "Dil bir milletin başta din olmak üzere kültürünün, töresinin, hayatı algılayış biçiminin, kurduğu medeniyetlerin şekillendirdiği en önemli kimlik gösterisidir. Dikkat ediniz ‘millet’ diyoruz. Halk dillerinden bahsetmiyoruz. Onlarca halk dilinin bir havuzu beslemesiyle oluşan dile millet dili denir. Türkçemiz bir halk ve kavim, bir etnisite dili değil büyük bir millet dilidir. Dünyaya, tarihe şanla şerefle insanlığı öğretmiş bir milletin dilini yozlaştırmak o milleti parçalamak ve nihayetinde yok etmek için planlanmış bir saldırıdır" "Dil meselesi bir bağımsızlık meselesidir" Dil meselesinin bir milli mücadele meselesi olduğunu vurgulayan Ertaş, "Yabancı markaların bayiliklerine bir şey diyemem ama Türkiye’deki diğer ürünlerin ve tabelaların, menülerin, apartman, toplu konut, eğitim kurumlarının ve daha birçok şeyin yabancı kelimelerle veya yarı yabancı yarı Türkçe dediğimiz bir garip dille, plaza diliyle adlandırılması kendisini tarih sahnesinden silmek isteyenlere, sömürgecilere bir milletin gönüllü olarak taşeronluk yapması, gönüllü köleliği kabul etmesi demektir. Bu garip hal, celladın âşık olma halidir. İş yeri tabelasında ve diğer işlerinde yabancı kelime hayranlığı açık olanın vatan, bayrak ve millet sevgisinden şüphe edilmelidir. Eğitim, ticaret ve belediye yasaları Türkçemizi korumak zorundadır ve yasalar bu amaçla yeniden düzenlenmelidir. Dil meselesi bir bağımsızlık meselesidir" şeklinde konuştu.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:24
Trendyolmilla’dan Sevgililer Günü’ne özel hediye seçenekleri
Trendyolmilla 14 Şubat Sevgililer Günü koleksiyonunda; sezonun gözdeleri ceket, mont, kazak, bot, çizme ve aksesuarın yanı sıra ev yaşam kategorisindeki özel koleksiyonlar öne çıkıyor. Dijital dünyanın hızıyla modaseverlerin anlık taleplerini buluşturan Trendyolmilla, 14 Şubat heyecanını moda deneyimine dönüştürüyor. Sevgililer Günü’nde sürpriz hazırlayanlara en yeni trendleri sunan platformda, çok satanlardan aksesuara, ayakkabıdan ev yaşama, büyük bedenden çantaya geniş bir ürün yelpazesinde hediye seçenekleri yer alıyor. Yapılan açıklamaya göre, ‘500 TL Altı Koleksiyonu’yla tasarım kalitesine ulaşılabilir fiyatlarla sahip oluyor. Trendyolmilla Curve, Man, Home, Shoes ve Beauty kategorilerindeki özel seçki ile, modadan güzelliğe kadar pek çok farklı kategoriyi bir araya getiriyor. Sezonun hit parçaları olan ceket, mont ve trikoların yanı sıra; bot, çizme ve aksesuar gibi tamamlayıcılar, hem kadınlar hem erkekler için 14 Şubat’ın stil kodlarını yeniden tanımlıyor. Kalite ve şıklığı buluşturan gece elbiselerinde, 14 Şubat’ın rengi kırmızı tonlarının yanı sıra siyah ve kahverengi öne çıkıyor. Ev giyim koleksiyonunda kadınlar için kalp desenli, grafik baskılı, nakışlı ürünler saten veya pamuk gibi kumaş seçenekleriyle göze çarpıyor. Kırmızı, pembe ve bordo tonlarının dikkat çektiği iç giyim kategorisinde, her bedene uyan ürünler dantel, tül ve saten kumaş alternatifleriyle geniş bir yelpazeyi kapsarken, erkekler için hediye trendlerinde deri botlar, gömlekler ve kazaklar stil sahibi bir koleksiyona dönüşüyor. Desen ve renk çeşitliliğiyle öne çıkan pijama koleksiyonu ise evdeki huzur ve konforun eşlikçisi oluyor. Açıklamaya göre, Trendyolmilla Home, sevdiklerinin evdeki stilini tamamlamak isteyenlere özel bir koleksiyon hazırladı. Özel koleksiyonda kalp şeklinde bambu tabaklardan Amerikan servisine, kalp desenli fincan ve kupa mutfak ürünleri bulunuyor. Kalp motifli nevresim ve pike takımı, mutfak havlusu, bornoz, paspas ve kırlent gibi ürünler de, sevgisini şık bir dokunuşla ifade etmek isteyenleri bekliyor. Platformun özel seçkisinde binden fazla ürün yer alıyor, triko ve pijama takımları çok satanlar olarak öne çıkıyor.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:12
Selendi’nin saklı hazinesi yeniden gün yüzüne çıkmayı bekliyor
Manisa’nın Selendi ilçesinde 1960’lı yıllarda inşa edilen ve döneminin taş işçiliğiyle dikkat çeken Koca Fehmi Köprüsü, sel felaketinde yıkılmasının ardından kendi haline terk edildi. Bölge halkı, tarihi köprünün aslına uygun restore edilerek turizme kazandırılmasını istiyor. Manisa’nın en uzak ilçelerinden biri olan Selendi, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, geçmişten günümüze ulaşan tarihi yapılarıyla da dikkat çekiyor. Bu yapılardan biri olan Koca Fehmi Köprüsü, zamana direnen mimarisi ve taşıdığı tarihi değerle yeniden ayağa kaldırılmayı bekliyor. 1960’lı yıllarda Çinan ve Kazıklı mahalleleri arasında, Selendi Çayı üzerinde inşa edilen Koca Fehmi Köprüsü, dönemin mühendislik anlayışı ve el işçiliği taş mimarisiyle göz kamaştırıyordu. Tek gözlü taş köprü, Selendi’nin doğusu ile batısını birbirine bağlayarak adeta küçük bir "İpekyolu" işlevi görüyordu. Selendi Çayı’nın batısında bulunan değirmene ulaşımı sağlayan köprü, köylülerin mahsullerini öğütmek için kullandığı ana güzergah haline gelmişti. Bu yönüyle köprü, yalnızca bir geçiş noktası değil, aynı zamanda bölge ekonomisinin can damarlarından biri olmuştu. Ancak 1989 yılının yaz ayında meydana gelen şiddetli sel felaketi, köprünün yıkılmasına neden oldu. Doğanın gücüne karşı koyamayan yapı, o tarihten bu yana atıl durumda bulunuyor. Günümüzde köprüye ulaşım ise dar ve engebeli patika yollar üzerinden sağlanabiliyor. Bölge sakinleri, Koca Fehmi Köprüsü’nün aslına uygun şekilde restore edilmesini talep ediyor. Restore edilmesi halinde köprünün, çevresindeki doğal güzelliklerle birlikte fotoğrafçılık ve doğa turizmi rotalarına dahil edilmesi hedefleniyor. Bölge sakinlerinden Mithat Osman Kıvrak, yetkililere çağrıda bulunarak, "Yetkililerin bu tarihi dokuya kulak vererek köprüyü ve bağlantı yollarını onarması, bölge ekonomisine turizm yoluyla taze kan pompalayacaktır. Tarihi dokunun doğayla buluştuğu bu özel nokta, doğru adımlarla Selendi’nin yeni cazibe merkezi olmaya aday olacaktır" dedi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:40
Türk mimarın eserleri New York’ta sergileniyor
Bahçeşehir Üniversitesinden (BAU) mezun olduktan sonra eğitimine ABD’de devam eden Nazlı Efe’nin, mimarlık ve sanatı buluşturarak oluşturduğu eserleri "Artist in the Marketplace (AIM) Bienali" kapsamında Bronx Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. New York’ta yaşayan gelecek vadeden 28 sanatçı arasında gösterilen Nazlı Efe, balmumu ve gazlı bez kullanarak ürettiği enstalasyonlar ve heykellerinin sergilenmesinden ötürü büyük heyecan duyduğunu söyledi. Türkiye’de BAU Mimarlık ve Tasarım bölümünü bitirdikten sonra ABD’de sanat eğitimi alan Nazlı Efe, disiplinler arası çalışmalarıyla New York’ta gelecek vadeden 28 sanatçı arasında gösterildi. Bronx Müzesi’nin New York sanat sahnesindeki gelecek vadeden sanatçıları keşfetme ve destekleme misyonu tarafından seçilen 28 sanatçının eserleri Ocak ayından itibaren Bronx Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. 45 yıldır devam eden, "Artist in the Marketplace" adıyla bilinen AIM Fellowship programı kapsamında düzenlenen ve 29 Haziran’a kadar açık kalacak sergi büyük ilgi gördü. Gothamist tarafından "2026’da mutlaka görülmesi gereken 8 bienal arasında gösterilen AIM Bienali’nde eserleri yer alan Nazlı Efe, eserlerinin Bronx Müzesi’nde sergilenmesinden dolayı çok heyecanlı olduğunu söyledi. Eserlerini oluşturmasında Kıbrıs ve Anadolu kadim kültüründe ilham aldığını söyleyen Nazlı Efe, eserlerinin temasının "koruma" olduğunu söyledi. Su, gazlı bez ve erimiş balmumunun sanat eserlerinde önemli yer tuttuğunu ifade eden Nazlı Efe; "Balmumu, tarihî olarak doğal bir koruyucu olarak kullanılagelmiştir; benzer şekilde gazlı bez de iyileştirme ve bakım temalarını beraberinde getirir. Bu nedenle bu sergimizin ana teması koruma oldu" dedi. "Hepimiz su dolu kesede hayata başladık’’ Eserlerini oluşturmada iyileştirici gücü olan suyun yerinin çok önemli olduğunu da belirten Efe sözlerine şöyle devam etti: "Su, hepimizi bağlayan ortak noktamız, hepimiz hayata su dolu bir kese içinde başladık. Su ile çalışmak, varlık ve canlılıkla derin bir bağ kurmamı sağlıyor. Bu sebeple eserlerimin yapım sürecinde su içeren teknikler kullanıyorum. Bu teknikler kültürümüzde var olan kurşun dökme ve ebru gibi yöntemler. Bu metotları uyarlayarak ve çağdaş sanat dünyasına taşıyarak enstalasyon ve heykeller üretiyorum." Su ve balmumu Anadolu’da yüzyıllardır devam eden kurşun dökme geleneğini farklı şekilde yorumlayan Nazlı Efe, kurşun yerine erimiş balmumu kullanmasıyla da dikkat çekti. Eserlerinde kurşun dökmeden uyarladığı yöntemleri de kullanan Efe "Türkiye’de erimiş kurşunun suya atıldığı ve ortaya çıkan şekillerin yorumlandığı asırlık bir kehanet uygulaması olan kurşun dökmeden derinden etkilendim. Son çalışmalarımda, kurşun yerine balmumu ile çalışarak bu ritüeli uyarladım. Balmumu su ile buluştuğunda, Rorschach mürekkep testini hatırlatan şekiller oluşturur. Bu formlar, bilinçdışını uyararak hatıralarımı ve duygularımı su yüzüne çıkarır. Balmumu formlar, buluntu nesnelerle birlikte enstalasyonlarımın maddeî dilini oluşturur" dedi. Nazlı Efe kimdir Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesini bitiren Nazlı Efe, bir süre yaptığı akademik çalışmaların ardından ABD’ye giderek Pratt Institute’ta sanat eğitimini tamamladı. Mimarlık eğitimini sanatla birleştiren disiplinler arası bir sanatçı olan Efe, su, bilinçdışı ve hafıza temalarını araştıran enstalasyonlar, heykeller ve performanslarıyla dikkat çekti. New York’ta yaşayan ve sanat dersleri veren Nazlı Efe’nin eserleri Sotheby’s Institute of Art, RAINRAIN Gallery ve New Art Dealers Alliance’ta sergilendi. Stutzman Ailesi Vakfı "Heykel Ödülü Özel Takdir" ve "Pratt Üstün Başarı Ödülü" gibi birçok ödül almayı başardı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 09:58
12 yıl sonra aynı sofrada buluştular
2014 yılında Denizli’nin büyükşehir statüsüne geçmesiyle kapatılan İl Özel İdaresi’nde görev yapan çalışanlar, aradan geçen 12 yılın ardından kahvaltı programında bir araya geldi. Denizli’nin Büyükşehir olmasının ardından 2014 yılında kapatılan Denizli İl Özel İdaresi’nde görev yapan personel, yıllar sonra yeniden buluştu. Emekli olanlar ve halen kamu görevini sürdüren çalışanların katıldığı kahvaltı programı, Çamlık Beyaz Cafe’de gerçekleştirildi. Organizasyonu Derya Soyfidan ve Raziye Dinç’in üstlendiği buluşmaya yaklaşık 40 kişi katıldı. Programda konuşan Derya Soyfidan, kurum kapansa da çalışma arkadaşları arasındaki bağların hiç kopmadığını belirterek, bu tür buluşmaları geleneksel hale getirmek istediklerini söyledi. Raziye Dinç ise İl Özel İdaresi personelinin büyükşehir yasasıyla farklı kurumlara dağıldığını hatırlatarak, yıllar sonra aynı sofrada bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 09:56
Denizli’de 168 öğrenci hafızlık icazeti aldı
Denizli İl Müftülüğü öncülüğünde hafızlık eğitimlerini tamamlayan 168 öğrenci için düzenlenen icazet merasimi, yoğun katılım ve manevi bir atmosferde gerçekleştirildi. Denizli İl Müftülüğü himayesinde, ilçe müftülüklerine bağlı hafızlık Kur’an kurslarında eğitimlerini başarıyla tamamlayan 168 hafız öğrenci için icazet merasimi düzenlendi. Pamukkale Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen programa; Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Muğla ve Aydın İl Müftüleri, il ve ilçe müftülüğü yöneticileri, kamu kurumlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, din görevlileri, hafızların aileleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, hafız öğrenciler salondaki yerlerini aldı. Salavat ve tekbirlerle yükselen manevi atmosferde; Ayasofya-i Kebir Camii İmam Hatibi Ferruh Muştuer, Beylerbeyi Abdullah Ağa Camii İmam Hatibi Ekrem Öztürk, Barbaros Hayreddin Paşa Camii İmam Hatibi Alpcan Çelik ve Karşıyaka Hacı Mustafa Gültekin Camii İmam Hatibi Ahmet Yüksel tarafından Kur’an-ı Kerim tilavetleri gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını yapan Denizli İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, hafızlığın İslam’daki müstesna yerine dikkat çekerek, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hafızlara verdiği değeri hatırlattı. Kur’an-ı Kerim’in sadece okunmakla kalmayıp hayatın her alanında yaşanması gereken ilahi bir rehber olduğunu vurgulayan Pamuklu, hafızların bu emaneti temsil eden en kıymetli bireyler olduğunu ifade etti. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafız Osman Şahin ise konuşmasında, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın temel görevlerinden birinin Kur’an-ı Kerim’in sahih şekilde öğrenilmesi ve gelecek nesillere aktarılması olduğunu belirtti. Şahin, icazet alan hafızların Kur’an ahlakını hayatlarının merkezine alarak topluma örnek bireyler olmaları temennisinde bulundu. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger de hafızlığın yalnızca bir ezber süreci olmadığını, hayat boyu taşınacak büyük bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, 168 hafız öğrenciyi ve emeği geçen tüm paydaşları tebrik etti. Program, hafız öğrencilerin tilavetleriyle devam ederken, merasimin duasını Reîsü’l-Kurrâ Mustafa Demirkan yaptı. Yapılan duada, hafızların ilimleriyle amel eden, ahlakı Kur’an olan bireyler olarak yetişmeleri niyaz edildi. İcazet alan hafız öğrencilere protokol üyeleri ve hocaları tarafından hediyeler takdim edilmesiyle program sona erdi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 09:55
Diyar diyar gezip kültür arşivi oluşturuyorlar
DENİZLİ (İHA) – Denizli’de Anadolu’nun Özü Güzel Sanatlar Liselerinin Sözü projesi kapsamında ikinci kültür buluşması Acıpayam’da gerçekleşti. "Anadolu’nun Özü Güzel Sanatlar Liselerinin Sözü" projesi kapsamında güzel sanatlar lisesi öğrencileri ve öğretmenleri diyar diyar dolaşarak, kültür elçiliği yapmaya devam ediyor. Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri proje kapsamında Tavas’tan sonra Acıpayam ilçesini ziyaret etti. Kültür şöleninin yaşandığı etkinlikte öğrenci ve öğretmenler, Acıpayam Halkı Yörükler Derneğine ait olan Yörük çadırında misafir edildi. Yöre halkından dinlenilen türküleri gelecek kuşaklara aktarılması için kayıtlara alındı. Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğretmenleri, projeye sağladıkları destek için Acıpayamlılara teşekkür etti.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 09:46
Cazın afişi İEÜ’lü Gizem’den
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) öğrencisi Gizem Savaş, İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) tarafından, Türkiye genelinden 552 tasarımın katılımıyla düzenlenen 23’üncü Caz Afişi Yarışması’nda birincilik elde etti. İEÜ Meslek Yüksekokulu Grafik Tasarım Programı’ndan mezun olduktan sonra yüksek not ortalaması sayesinde dikey geçiş yaptığı Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü’nde eğitimini sürdüren Gizem Savaş, yarışma için yaklaşık 1 ay süren hazırlık süreci geçirdi. Daha önce yarışmalarda genellikle illüstrasyon çizimli tasarımların ön plana çıktığını gören Savaş, bu sefer değişik bir bakış açısı seçerek soyut kavramlara odaklandı. Sade ve akılda kalıcı bir afiş tasarımı için çalışan Savaş, emeklerinin karşılığını birinciliğe ulaşarak aldı. Savaş’ın çalışması, 33. İzmir Avrupa Caz Festivali’nin afişi olarak seçildi. "Kendime güvendim" Birinciliğe ulaştığı için gururlu olduğunu ifade eden Savaş, "Tasarım üretirken çoğu kişinin en büyük sınavı, kendi fikrine güvenmek olur. Çünkü ortaya koyduğunuz şey sadece teknik bir iş değil; bakış açınız, sezgileriniz ve dünyayı algılama biçiminizdir. 23’üncü Caz Afişi Yarışması’nda birincilik elde etmek, benim için çok anlamlı. Kariyerimdeki ilk ödülüm olması, bu duyguyu daha da büyüttü. Cazın, kendine özgü bir ritmi, doğaçlaması, özgürlüğü ve sürprizi var. Ben de bu ruhu soyut ve sade bir dille yakalamak istedim" ifadelerini kullandı. "Motivasyonumu daha da artırdı" Bu başarının, geleceğe ilişkin motivasyonunu daha da artırdığını söyleyen Savaş, "Şu anda zaten özel bir şirkette, görsel tasarım uzmanı olarak çalışıyorum. Eğitimimi ve çalışma hayatımı bir arada sürdürüyorum. Bundan sonra hedefim, üretimlerimi daha görünür kılmak; daha fazla yarışmaya katılmak, portfolyomu güçlendirmek ve tasarım dünyasında kendi imzamı taşıyan işler üretmek. Birincilik; sonuç olmanın yanı sıra benim için bir ‘başlangıç’ hissi oluşturdu. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde aldığım eğitimin bu süreçte çok belirleyici olduğunu da özellikle söylemek isterim" dedi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 08:06
Amasya’nın tescilli lezzeti ’taş fırın keşkeği’: Pişmesi 12 saat sürüyor
Amasya’nın coğrafi işaret tescilli lezzeti taş fırın keşkeğinin pişmesi 12 saat sürüyor. Akşamdan konulduğu fırında gece boyunca pişen keşkeğin tarihçesinin kentteki arkeolojik kazılarda 2 bin 500 yıl öncesine dayandığı belirlendi. Besleyici ve tok tutucu özelliği bulunan keşkek, bayram sabahları ve düğünlerin vazgeçilmez yemeği olarak tercih ediliyor. Türk mutfağının en eski yemeklerinden Kuzu gerdan et, ilikli kemik, nohut, yarma ve tereyağının başlıca kullanıldığı keşkek, geleneksel Türk mutfağının en eski yemeklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Günün üç öğününde yenilebildiği gibi bayramlarda, düğün ve eğlencelerde misafirlere ikram ediliyor. Besleyici, doyurucu ve tok tutucu özelliği bu yemeği vazgeçilmez lezzetlerden biri kılıyor. Oluz Höyük’te 2 bin 500 yıllık keşkek tenceresi bulunmuştu Kentteki Oluz Höyük arkeolojik kazılarında içinde kemik ve tahıl parçalarının yer aldığı toprak çömleğin bulunmasıyla keşkeğin geçmişinin bu topraklarda 2 bin 500 yıl öncesine dayandığı kayıtlara geçti. Pers dönemine ait bir saray mutfağında pişmiş topraktan yapılmış 30 santim uzunluğundaki tencerenin 30 kişilik bir yemeği pişirecek ölçülerde olduğu görülmüştü. Bayram günlerinde, düğünlerde severek yeniyor Keşkeğin geçmişinin Hitit dönemine kadar dayandığını düşündüğünü belirten gurme Yaman Kesim, "Aslına uygun malzeme ve doğru pişirme yöntemine önem veriyoruz. 3 bin yıllık özel bir yemekten söz ediyoruz. Hititlerin krallarına ve tanrılarına yapmış olduğu kutsal bir yemek olarak karşımıza çıkıyor. Günümüzde ise bayram günlerinde, düğünlerde severek yendiğini görüyoruz" dedi. "Çeperi kabuk bağladıysa keşkek başarılıdır" Odun ateşiyle yakılan taş fırına toprak kap içine konulan keşkeğin iyi pişirildiğinin işaretinin yüzeyindeki çeperler olduğunu anlatan ‘Geçmişten günümüze Amasya mutfağı’ kitabının yazarı Kesim, "Keşkeğin sırrı mutlaka çeperdedir. Eğer çeperde kabuk bağlama ve kolajen ortaya çıkıyorsa kesinlikle o iyi bir fırın keşkeğinin emaresidir" diye konuştu. "Dünyanın en uzun süreyle hazırlanan yemeklerinden" Kentteki restoranların menüsünde yer alan keşkeğin günün her öğününde keyifle tüketildiğine değinen Amasya Yalıboyu Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Selçuk Başün de, "Keşkeği orjinal coğrafi işaretli haliyle pişirirseniz dünyanın en uzun süreyle hazırlanan yemeklerinden biridir. Odun ateşinde ısınan taş fırında küpün içinde 12 saat gibi bir süreyle pişiyor. En çok tüketilip beğenilen yemeklerimizdendir" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder