ASAYİŞ - 09 Şubat 2026 Pazartesi 10:31

Mağdur kadınlar için açılan güzellik merkezinde çalışanın, ödemeleri kendi IBAN’ına yönlendirdiği iddiası

A
A
A

Mardin’in Artuklu ilçesinde mağdur kadınlara istihdam sağlamak amacıyla açılan bir güzellik merkezinde çalışan bir kadının, yaklaşık 9 ay boyunca müşterilerden alınan ödemeleri kendi IBAN hesabına yönlendirdiği iddia edildi.

Mardin’de güzellik merkezi sahibi Günay Bilbay, iş yerlerinde Gamze G. ve Melek G. isimli iki kardeşin çalıştığını, Gamze G.’nin yaklaşık 9 ay boyunca görev yaptığını savundu. Çalışanlarına güvendiklerini belirten Bilbay, başka bir personelin kasada usulsüzlük olduğu yönündeki beyanı üzerine durumdan şüphelendiklerini ve söz konusu çalışanı işten çıkardıklarını ifade etti. Bilbay, "İşten çıkardıktan sonra sayısız müşterimiz bize ulaştı. Müşteriler, ödemeleri onun IBAN’ına yaptıklarını söylediler. Dekontlar tek tek tarafımıza ulaştı. Beş farklı bankadan, annesinin ve kendisinin ortak olduğu hesaplara attırmış. Lazer işlemlerinin yapıldığı yerde tüm paraların kendi IBAN’ına attığını kendi ağzıyla itiraf etti" dedi.

Mağdur kadınlar için açılan güzellik merkezinde çalışanın, ödemeleri kendi IBAN’ına yönlendirdiği iddiası

Ödemelerin iade edileceğine dair sözler verilmesine rağmen herhangi bir geri ödeme yapılmadığını dile getiren Bilbay, "Bundan sonra ’ödeyeceğim’ diyerek bizi sürekli oyaladılar. Her defasında annesi, dayısı ve amcası devreye girdi. Özellikle amcasına bir buçuk ay boyunca güvendim ve inandım. Ancak meğerse beni oyalıyormuş ve yalan söylüyormuş. Sürekli pazartesi, salı diyerek söz verdi ama hiçbir ödeme yapılmadı. Zamanla beni oyaladığını ve doğruyu söylemediğini fark ettim. Uzun süredir bekliyorum ve oyalandığımın farkındayım. Bunun dışında bir kuyumcunun daha mağdur edildiğini öğrendim, o kuyumcu da bana ulaştı. Meğerse daha önce çalıştığı birkaç yerde de benzer hırsızlık olayları yaşanmış. Bunları sonradan öğrendim. Ben bu olayın kesinlikle arkasında durmak istiyorum. Adalete güveniyorum. Bugün bana yapan, yarın bir başkasına da yapar. Zaten daha önce başkalarına da yapmış, onlar da bana ulaştı. Bu yüzden yaptığı hatanın bedelini ödemesini istiyorum " şeklinde konuştu.

Öte yandan işletmenin avukatı ve aynı zamanda işletme sahibinin kızı olan Gurbet Bilbay da konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Mardin Barosuna kayıtlı avukat olduğunu belirten Bilbay, güzellik merkezinin kar amacıyla değil, mağdur kadınlara istihdam sağlamak için kurulduğunu vurguladı. Gurbet Bilbay, "Yaklaşık 9 ay- 1 yıl öncesinde, iki kız kardeş olan Gamze G. ve Melek G. iş yerimize başvuruda bulundu. Kendilerine güvendik ve iş yerini emanet ettik. Ancak zamanla tüm müşterilerin yaptığı ödemelerin, yani bütün dekontların kendi hesaplarına attığını öğrendik. Biz kendilerinden hiçbir şekilde şüphelenmedik. Yaklaşık 8-9 ay sonra durumdan şüphelenmemiz üzerine müşterilerimizle iletişime geçtik ve dekontları tek tek topladık. Kendisinden şikayetçiyiz ve ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum" diye konuştu.

Mağdur kadınlar için açılan güzellik merkezinde çalışanın, ödemeleri kendi IBAN’ına yönlendirdiği iddiası

Başka işletmelerden de benzer mağduriyet iddialarının kendilerine ulaştığını aktaran Bilbay, "Olayla ilgili olarak bize başka mağdurlar da ulaştı. Aynı şekilde başka iş yerlerini de sıkıntıya sokmuş. Bununla ilgili gerekenin yapılmasını talep ediyorum. Söz konusu iki kardeşin İstasyon Mahallesi’nde oturuyor. Farklı güzellik merkezlerinde çalıştıkları ve benzer mağduriyetlere sebep olmuşlar. Bu durum, birçok işletmenin güveninin sarsılmasına neden olmuştur. Farklı güzellik merkezlerinde de çalışıp paraları kendi hesaplarına attırmışlar. Biz mağdurlara ulaştık. Kendi müşterilerimizden dekontları topladık ve diğer mağdurlarla da iletişime geçtik. Kendilerinin bize yaptığı tek açıklama ’şeytana uydum’ şeklinde olmuştur. Bu açıklama kesinlikle kabul edilemez. Bugüne kadar tarafımıza herhangi bir ödeme de yapılmamıştır. Bununla alakalı ceza almasını istiyorum. Tekrar belirtmek isterim ki, bizim bu iş yerini açmaktaki amacımız kesinlikle kar elde etmek değil, mağdur kadınlara iş imkanı sağlamaktı " ifadelerini kullandı.

Olayla ilgili hukuki sürecin başlatıldığı öğrenildi.

Sadiye Alav

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Eğitim-Bir-Sen yönetici görevlendirme yönetmeliğini yargıya taşıdı Eğitim-Bir-Sen, Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği Hükümleri hakkında 8 başlıkta Danıştay’a iptal davası açtı. Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, dava konularının arasında RAM, BİLSEM ve özel eğitim alanlarına ilişkin hükümlerin, yönetici yetiştirme süreçlerinin, aylıksız izne ilişkin düzenlemelerin ve norm kadro fazlası yöneticilere yönelik hak kayıplarının bulunduğunu açıkladı. Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’nin bazı hükümlerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek 8 başlık halinde Danıştay’a iptal davası açtı. Konuyla ilgili açıklama yapan Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, ilgili yönetmeliğin eğitim kurumları ve öğretmenler arasında eşitsizlik ve mağduriyetlere yol açma riski taşıdığını söyledi. Sarıgeçili, dava dilekçesinin yönetmeliğin yayımlandığı 30 Ocak 2026 tarihli ve 33153 sayılı Resmî Gazete kaydına atfen hazırlandığını ifade etti. Açıklamada, dava konusu edilen başlıklar arasında, rehberlik ve araştırma merkezleri (RAM) ile BİLSEM ve özel eğitim alanlarında görev yapan öğretmenlere yönelik bazı düzenlemeler ile anaokulları ve diğer atama süreçlerine ilişkin hükümler bulunduğu kaydedildi. Sarıgeçili, "Dava konusu ettiğimiz başlıklar arasında, eğitim kurumlarına müdür görevlendirme süreçlerinde eşitsizlik ve mağduriyetlere yol açabilecek düzenlemeler yer alıyor. Bu kapsamda, rehberlik ve araştırma merkezleri (RAM) için özel eğitim alan öğretmenlerine müdür olarak görevlendirmelerde hak tanınmaması, anaokullarına normu bulunmayan branşlardan okul yöneticisi atanabilmesi ile yeterli aday bulunamaması halinde diğer alan öğretmenleri arasından yapılacak görevlendirmelerde BİLSEM, RAM ve özel eğitim kurumlarının kapsam dışı bırakılması dava edilen hükümler arasında bulunuyor" dedi. Yönetici yetiştirme süreçlerine ilişkin düzenlemelerin de dava konusuna dahil edildiğini sözlerine ekleyen Sarıgeçili, "Yönetici yetiştirme programının üçe ayrılması (temel eğitim, ortaöğretim ve özel eğitim) ile program türlerinden sadece birisine katılma hakkı verilmesine yönelik hükümler de hukuka aykırı" diye konuştu. Sarıgeçili, sendika yöneticilerinin aylıksız izne ayrılmaları halinde yöneticilik görevinin sona ermesine ilişkin düzenlemenin yöneticilerin hak kaybına yol açacağını ve bu uygulamanın da dava konusu yapıldığını belirtti. Sarıgeçili, benzer şekilde, yöneticilik görevi sona eren, birleştirilen, kapatılan veya norm kadro fazlası olan okul yöneticilerinin ilçe grupları içinde öğretmen olarak atanması ve norm kadro fazlası yöneticilerin kalan yöneticilik sürelerini başka bir eğitim kurumunda tamamlama haklarının ellerinden alınması da şikayet edilen hususlar arasında yer aldığını ifade etti. Dava dilekçesinin Danıştay’a sunulduğunu da belirten Mustafa Sarıgeçili, "Eğitim kurumları yönetimine ilişkin düzenlemelerde adalet ve liyakat esas alınmalı; aksine düzenlemeler öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz açısından telafisi zor mağduriyetlere yol açar. Bu nedenle Danıştay’a başvurduk; süreci sonuna kadar takip edeceğiz" ifadelerini kullandı.